AKŞAM | PAZAR | 05 OCAK 2009, PAZARTESİ
Yeditepe, İstanbul Ticaret ve Mersin ÇaÄŸ Üniversitelerinde ders veren, emekli Binbaşı ve yazar Erol Mütercimler’le 25 yılda tamamladığı ‘Fikrimizin Rehberi: Gazi Mustafa Kemal’ isimli kitabını konuÅŸtuk.
Bugüne kadar yazılmış en kapsamlı Atatürk biyografisini yazdı Erol Mütercimler. Alfa Yayınları’ndan çıkan kitap, tam 1194 sayfa. ‘Fikrimizin Rehberi’ni yazmaya karar vermesini ‘bilgisizlikten kaynaklanan bir deli cesareti’ olarak tanımlıyor. 1980’de uluslararası bir sempozyumda Atatürk’ü dinlemiÅŸ uzmanlardan, ki bu sırada Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama Okulu’nda fizik öÄŸretmeni. Atatürk’ü tanımadığını fark edip bu kitabı yazmaya karar vermiÅŸ. Tam 25 yıl süren hazırlığın ardından ortaya çıkan eserde, doÄŸumundan ölümüne Atatürk var. Kitapta, saÄŸ ayak baÅŸparmağının içe bastığını da, tayı öldüÄŸünde aÄŸladığını da, aÅŸklarını da, savaÅŸlarını da hatta fare korkusunu da öÄŸreniyoruz. 68 KuÅŸağı’nın ardından gelen kendi jenerasyonunun Atatürk’ü tanımadığını, 12 Eylül’den sonra esen Atatürk rüzgarının da çoÄŸu uydurma bilgilerden oluÅŸtuÄŸunu söylüyor Mütercimler. 25 yıl çalışıp ortaya çıkardığı Atatürk biyografisinin en derli toplu, en geniÅŸ kapsamlı biyografi olmasını istemiÅŸ. “Ben demiyorum ki benim kitabım en mükemmeli olsun. Hayır, en mükemmeli bundan sonra yazılacak. Kime kısmet olur bilmemem.” Bu kadar uzun süren hazırlık döneminden sonra kitap yayınlanmak üzereyken Ergenekon SoruÅŸturması kapsamında 4 gün gözaltına alınan Mütercimler, evinde yapılan arama sırasında bütün arÅŸiviyle beraber götürülen kitap çalışmasını, İstanbul Valisi’nin yardımıyla alabilmiÅŸ polisten. Bazı bölümler eksik gelmiÅŸ ama tamamlamış. Kitabı vesilesiyle buluÅŸtuÄŸumuz Mütercimler’le Atatürk ve AtatürkçülüÄŸü konuÅŸtuk.
Kitabın sunuÅŸ yazısında herkesin kendi Atatürk’ünü yazabileceÄŸini söylüyorsunuz, sizin Atatürk’ünüz nasıl bir lider?
Benim Atatürk’üm insanlık tarihinin dört büyük askeri strateji dehasından biri. Öbürleri Büyük İskender, Jul Sezar ve Napolyon. Gazi Mustafa Kemal’i bunlardan ayıran en önemli vasıf, öteki üçü de imparatordur, yani yayılmacı, yani emperyalist. Benim Atatürk’üm aynı zamanda bir insan, bağışlayan, âşık olan, halkından korkmayan, mütevazı, Çankaya’da, Dolmabahçe’de oturmak istemeyen biri.
Atatürkçü mü, Kemalist misiniz?
Kemalistim. Kemalizm, anti-emperyalist, tam bağımsızlıkçı olmaktır. Samimi insanlar açısından baktığımızda, tabii ki ikisinin arasında bir fark olamamalı; ne yazık ki var.
Nedir aradaki fark?
Atatürkçülük ifadesi ilk kez 1954 seçiminden önce yazılmış bir kitapta geçer. Amacı, komünizmi yermektir, Atatürkçülük de buna alet edilmiÅŸtir. Kendini Kemalist olarak tanımlayanlar da Atatürkçülük tanımını kullanmaya baÅŸladı. Samimi insanları bunun dışında bırakıyorum; Atatürk’ü bu kiÅŸiler gardırop mahkumu yaptı. Heykel AtatürkçülüÄŸü yarattılar; putlaÅŸtırdılar; O’nun hiçbir zaman istemediÄŸi peygamberleÅŸtirme gibi abuk sabuk yerlere taşıdılar. Atatürk’ü nefret edilecek hale getirenler Atatürkçülerdir. Atatürkçü deÄŸilim dememin nedeni, 12 Eylül’ü yapan kadronun Atatürkçü olmasıdır. 12 Eylül kadrolarının Kemalizm’e, Atatürk’e ve onun düÅŸünce sistemine verdiÄŸi zararı, ne bir İslamcı ne de bir karşı devrimci verememiÅŸtir.
ATATÜRK’Ü MEZARINDAN ÇIKARIP SATANLAR VAR
Atatürkçü deÄŸilim derken ÅŸerh koyuyorsunuz yani…
Yakasında Atatürk rozeti taşımakla Atatürk’ün düÅŸünce sistemini savundukları görüntüsü altında Atatürk’ün ticaretini yapan; her sabah onu mezarından kaldırıp bütün gün satan; üzerinden para kazanan; akÅŸam karanlığı olduÄŸunda tekrar mezarına koyup bir de baÅŸkası onu çalıp, satmasın diye mezarının başında nöbet bekleyenler Atatürkçüyse, ben deÄŸilim. Atatürkçü olup da “halifelik kaldırılmasaydı iyi olurdu” diyenler Atatürkçüyse, ben deÄŸilim.
Size Ortodoks Kemalist diyorlar…
Evet, buyum ve bununla gurur duyuyorum. Bu sisteme baÅŸtan sona sadığım. Kemalizm bir ideolojidir. Atatürkçüler bunun bir ideoloji, doktrin olduÄŸunu reddeder.
İsmi ve sıfatları konusunda da tartışma yaÅŸanıyor, bununla ilgili ne düÅŸünüyorsunuz? ÖrneÄŸin Gazi sıfatı üzerinden yürütülen tartışmalar…
Türk kültüründe büyük göçün önderlerinin unvanı gazidir. İslamiyet’te ÅŸehitlikten sonraki ikinci büyük kutsal unvandır. Koskoca Osmanlı tarihinde Gazi unvanı taşıyan üç komutan var. Kendine Atatürkçü diyenler eÄŸer Gazi derlerse ona dini bir kisve vereceÄŸini düÅŸünüp kaçınıyor.
SADECE ANNESİ MUSTAFA DERDİ
Peki ya Mustafa?
Ona sadece annesi Mustafa diyebilirdi; ortaokulda matematik dehası fark edildi Mustafa Kemal oldu; bir büyük KurtuluÅŸ Savaşı verdi, emperyalizmi dize getirdi Gazi Mustafa Kemal oldu. İnsanlık tarihindeki en büyük devrimleri bu topraklarda yaptı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldu.
O, nasıl hitap edilmesini isterdi?
Kendisine ‘Ata’ ya da ‘Atam’ denmesinden hep nefret etti. Bazı 10 Kasımlarda gazete manÅŸetlerinde ‘Ata, Atam’ ifadelerini gördüÄŸümde içim sızlar. Adı Atatürkçü olanlar da “Atam, Atam!” diye baÅŸlar söze. Bilmiyorlar demek ki...
Atatürk’ün saÄŸlığında meydana gelen bazı olayları ‘karşı devrim’ giriÅŸimleri olarak anlatıyorsunuz, günümüzde durum nasıl?
KökleÅŸtirilmeye çalışılarak ve kartopu gibi büyütülerek sürdürülüyor. Korkarım ki baÅŸarılı da oluyor. Geri dönüp bakınca Kemalist devrimler adına çok büyük kazanımlarımızın ne yazık ki delik deÅŸik edildiÄŸini görüyorum. Tabii bunları kaybetmeyeceÄŸiz, en büyük görev Türk kadınının…
KEMALİST CUMHURİYET PROJESİ SONA ERDİ
Bazı geliÅŸmelerin ardından sıkça söylenen “ÅŸimdi ‘karşı devrim’ tamamlandı” yaklaşımını nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Karşı devrim tamamlanmadı ama Kemalist Cumhuriyet projesi noktalandı. Biz ÅŸimdi baÅŸka bir proje içinde yürüyoruz. Bu proje teokratik bir siyasal sitemin cumhuriyeti deÄŸil, yine laik bir dünya görüÅŸünün cumhuriyeti ama Gazi Mustafa Kemal’in projelendirdiÄŸi cumhuriyet deÄŸil. Bu, CumhurbaÅŸkanı Gül’ün Recep Tayyip ErdoÄŸan tarafından “iÅŸte yol arkadaşımız, kardeÅŸimiz Abdullah Gül CumhurbaÅŸkanı adayımızdır” dediÄŸi gün olmuÅŸtur.
Peki, bu İkinci Cumhuriyet midir?
EÄŸer numara vermemiz gerekiyorsa, bu cumhuriyet 5. Cumhuriyettir. 85 yaşındaki bu Cumhuriyet, henüz daha bebek. Kırılgan olması da çok doÄŸal; en ufak ÅŸeyde ürküp korkuyoruz bu da doÄŸal. Karşı cephenin de bunu normal karşılaması lazım. İkinci Cumhuriyetçiler içinde çok yakın arkadaÅŸlarım var, bu nedenle bunların hepsinin laik cumhuriyeti yıkmak istemediÄŸini biliyorum. Atatürk’le ilgili yanlış deÄŸerlendirmeleri var ama pek çok Türk solcusunun hastalığıdır bu. Emekleme çağındaki bu genç devlet için korkularımız var. Devleti yönetenlerin de bunu göz önünde bulundurması gerekir. .
CAN DÜNDAR RAHAT UYUYOR MU?
Can Dündar’ın ‘Mustafa’ filmi hakkında çok tartışma yaÅŸandı. İzlediniz mi, nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Bu kitap yayınlanmamış olsaydı, çok ÅŸey söylerdim ama ÅŸimdi söyleyemem. O Can Dündar’ın gözünden belgesel, ben yapsaydım öyle olmazdı. Herkes kendi penceresini açsın, oradan bakmaya çalışsın. Herkes Atatürk’ü sevmek zorunda deÄŸil.
Siz bir Atatürk filmi yapmayı düÅŸünüyor musunuz?
Ali Özgentürk’le baÅŸlamış bir projemiz var, sinopsisi ve öyküyü yazıp verdim. Film olacak. Atatürk’ün hayatı için büyük prodüksiyon gerekiyor. Mükemmel Atatürk biyografisi, KurtuluÅŸ Savaşı yazılmalı; mükemmel filmleri de çekilmeli. Dünya, gerçek Atatürk’ü görsün, bunlar olduktan sonra geri dönüp Atatürk’e ait olmayan hayattan kesitler de yazılabilir, çekilebilir. Atatürk’ün cinsel tercihlerini farklı gösteren roman da yazarsın, film de yaparsın. Gani Müjde’nin ‘Osmanlı Cumhuriyeti’nde düÅŸündüÄŸü gibi de yapabilirsin. Can Dündar’ın yaptığı iÅŸe saygı duyarım ama ortaya çıkan ürün onu tatmin ettiyse, onu gece huzur içinde uyutuyorsa sorun yok. Uyutmuyorsa kendi de yanlışı nerede yaptım diye düÅŸünmeli. DüÅŸünüyordur da.
ÖLMEDEN DEMOKRASİYİ GÖRMEK İSTİYORUM
Ergenekon Davası, farklı ÅŸekillerde yorumlanıyor. Bir kesim buna “karşı devrimcilerin Cumhuriyetle hesaplaÅŸması” derken baÅŸka bir kesim de “devletin anti-demokratik unsurlardan temizlenmesi” diyor. Siz nasıl yorumluyorsunuz?
Bu soruya yanıt vermeyi çok isterim ama ÅŸu anda dava sürüyor ve ek iddianame henüz yayınlanmadı. Her ne kadar beni Savcı Zekariya Öz bıraktıysa da henüz daha hakkımda takipsizlik kararı verilmedi. Ancak ÅŸunu söyleyeyim, bu davanın en hızlı ÅŸekilde sonuçlandırılması gerekiyor ki rahatlama olsun. Kırılma noktası buysa, bir kere kırılsın ve sonucunda yeni proje neyse ona karar verilsin. Ben bir Kemalist’im, laik hukuk herkes için aynıdır, bu nedenle herkesten fazla yargıya güveniyorum. Bu mahkemenin cumhuriyet tarihi için ne kadar önemli olduÄŸunu mahkeme heyeti de biliyordur. Omuzlarında büyük yük var. Verecekleri karar bundan sonra Cumhuriyet’in yürüyüÅŸü açısından çok önemli.
Dava hayatınızda somut olarak neleri değiştirdi? Mesela artık cep telefonu kullanmıyorsunuz.
Cep telefonum da, kiÅŸisel internet adresim de yok. KorktuÄŸum için deÄŸil. Bu bir protesto. EÄŸer demokrasiden söz edecekseniz, bu rezilliÄŸe bir son verin. Eski bir subay olarak ülke güvenliÄŸi açısından tabii ki teknik takip olacak bunun farkındayım. Ama arkadaÅŸ, bu sizin keyfinize göre olamaz! Bu ülkede demokrasi olacaksa polislerin disipline edilmesi, bu dinleme rezilliÄŸinin ÅŸekle sokulması, savcılara sonsuz haklar verilmemesi lazım. Sonra kalkıp Mustafa Kemal’e jakoben diyorlar. Cumhuriyetin 85. yılında bakın bakalım nerede jakobenler yaratıyorsunuz? Teknik takibi marifet zannediyorlar. Öyle polisliÄŸi ben de yaparım. Benim gibi bir eÄŸitimden geleceksiniz, sonra korkacaksınız; ölümden öte köy yok. 90 yaşına kadar ot gibi yaÅŸamaktansa, 50 yaşına kadar dik duruÅŸlu, omurgası saÄŸlam, ideolojisini sonuna kadar savunan insan olarak ölmeyi tercih ederim. Ölmeden önce demokrasiyi görmek istiyorum. Bu tavırlar bana gösteriyor ki hayır, bu ülkede demokrasiyi kurdurtmayacaklar.