Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

KeÅŸke Fethullah Hoca da burada olabilseydi

Aman da ne güzel damat olmuÅŸ!  Üzerindeki smokin kurallara uygun, hiçbir nüansa izin vermeyecek kadar klasik. Brioni mi acaba? Milano'da özel olarak mı diktirildi yoksa? Tek bir eleÅŸtirim var: Papyon elle baÄŸlanmamış gibi görünüyor. Lastikli papyon smokinde eÄŸreti durur.

Gecenin tek smokini damatta. Nikah ÅŸahidi ise hayatı boyunca smokin giymemiÅŸ biri. Büyük ihtimalle de giymeyecek.

O yüzden mi bu mahcubiyet ifadesi? 'Hayatının en mutlu günü'nde eller birleÅŸtirilmiÅŸ ve iki bacağın arasına sokulmuÅŸ BaÅŸbakan ÅŸahitlik imzasını atarken. Muzip bir küçük çocuk ifadesiyle, sınavda kopya çekmeye çalışan bir sıra arkadaşı gibi, yukarıdan bir göz süzmeyle ne yazdığına bakıyor sanki...

Ne yazabilir ki oysa, Başbakan imza atıyor işte alt tarafı.

Ama hep bir merak, bir kuÅŸku, bir ÅŸüphe yüzünde... Hep 'Ne gibi bir bit yeniÄŸi var acaba?' sorusu. Üzerinden bir türlü atamadığı çocukluk.

Bir dakika durun! Adam 30'una geldi.

Ya gelin? Muhafazakar beÄŸenilere uygun gelinliÄŸi parıldıyor: Sadece omuzlar açıkta, onlar da tülle kapatılmış.

Bu arada, gördünüz mü iÅŸte, Merve Terim'le evlenmedi.

Pembe ve mor renklerin hakim olduÄŸu bir salon...

Japonların yaptığı Swissotel'de...

Zeytinburnu'nda doÄŸup Milano ve İngiltere'de yaÅŸamış bir damat... Trenle idmana gidilen günler maziden bir gazete haberi sadece.

Popüler kültürümüzdeki en büyük İtalyan modasına Adana sosu katan bir ÅŸahit... Bakıyorum da siyah pantolon-kahverengi ayakkabı modası terk edilmiÅŸ...

Bir de Rize'den yola çıkan, devletin ikinci adamlığına uzanırken yolu hapishaneden de geçmiÅŸ bir diÄŸer ÅŸahit...

Nikahı da kıyan ilahiyat eÄŸitimi alıp geçimini muhallebi satmaktan kazanan bir mimar; ÅŸimdi biz ona belediye baÅŸkanı diyoruz.

KuÅŸkusuz en çok düÄŸüne gelemeyenler yad edildi o gece... Bol bol kulakları çınlamıştır.

'Ah keşke burada olsaydı' diye kimler anılmadı ki...

Galatasaray kulübündeki futbolcuların 'Abi' dedikleri Korkut Eken'in orada olmasını istemez miydi gönül?

'Sedat Abi içeride olmasaydı keÅŸke!' Sedat Peker futbolcu düÄŸünlerinde adeti olduÄŸu üzere bir Rolex takıverirdi damadın koluna.

'Mehmet Abi' nerede peki? Bir zamanlar kimsenin yediÄŸi-içtiÄŸi ayrı gitmeyen
Mehmet AÄŸar davet edilmedi mi? Mazeret mi bildirdi? FotoÄŸraflarda görünmüyordu, belki de bir köÅŸede saklanmıştı. Ne zamandır ön planda deÄŸil ya, raconu bozmadı belki de.

EÄŸer gönüllerdeki yerini dev bir orduyla Mercedes van'inden inerek Swissotel'e giriÅŸ yapan Celalettin Cerah'a kaptırdıysa vallahi üzülürüm...

DüÄŸündeki 'aile fotoÄŸrafının' tek eksik unsurun mazereti ise saÄŸlık sebebiydi ama...

Yoksa bu düÄŸünün onur konu oydu...

O gece de kalpler en çok onunla attı...

Hocaefendi, keÅŸke manevi oÄŸlunun bu mutlu gününde orada olabilseydi, hatta zamanında 'Hakan Abi'ye olduÄŸu gibi ÅŸahitlik yapabilseydi.

Neyse plan belli... İlk fırsatta, gecikmiÅŸ bir balayı Philadelphia'ya... Gelin, Hocaefendi'ye takdim edilecek, eli öpülecek, okunmuÅŸ bir altın alınacak...
Emre BelözoÄŸlu ve TuÄŸba Gürevin çiftine mutluluklar.

***

Hakan Åžükür bile içkili düÄŸün yapmıştı.

Emre BelözoÄŸlu'nun düÄŸünü çoktandır konuÅŸulan bir dedikodunun da yerle bir olmasına vesile oldu. Fısıltı gazetesinin iddialarına göre Emre BelözoÄŸlu'nun annesi kapalıydı. Kapalı olup olmamak bir mesele deÄŸil elbette, isteyene kalmış. Nitekim, Milli Takım'ın reklamlarından da gördük ki pek çok futbolcunun annesi kapalı. Özellikle futbol dünyasında ÅŸaşırılacak bir durum deÄŸil.

Türkiye'de İslam'ın dini deÄŸil sınıfsal bir mesele olduÄŸu düÅŸünüldüÄŸünde çok da anlaşılır bir durum.

Ancak benim bildiÄŸim Emre'nin annesinin kapalı olmadığıydı. Nitekim dedikodular çokça 'Sonradan kapandı' ekseninde dolaşıyorlardı.

Emre de her zaman ailesini 'Normal, ortalama bir Türk ailesi, çocukla çocuk, büyükle büyük olan iyi insanlar' diye anlatmıştı...

DüÄŸündeki aile fotoÄŸrafı ortaya çıkardı ki Emre'nin annesinin başı açık.
Gelinin de damadın da ailelerinin Türkiye'nin 'makul çoÄŸunluÄŸu'na ait olduÄŸu ortada.

Duruş, kıyafet, beden dili kişinin aidiyetini hemen ele veriyor.

Bir kez daha anladım ki Emre'nin dini duyarlılıkları fazlasıyla 'mahalle baskısı' sonucu. Onun gündelik dilinde 'Kendine iyi bak'tan 'Allah'a emanet ol'a geçiÅŸini gözlemlemiÅŸtim yıllar önce.

Demek hakikaten de Galatasaray'da takımın bir parçası olmanın sonucuymuÅŸ bu yeniden-doÄŸma Müslümanlık.

'Makul çoÄŸunluÄŸun' egemen olduÄŸu böylesi düÄŸünlerde, hele de lüks bir oteldeyse, içki olması beklenir deÄŸil mi?

Üzerinden çok da uzun bir zaman geçmeyen Hakan Åžükür'ün ikinci evliliÄŸinde içki diye bir gündem yoktu. İsteyen içti, isteyen içmedi, dileyen sarhoÅŸ oldu ve eÄŸlendi. Hilton'dan sabah 3'te ayrıldığımı hatırlıyorum düÄŸünü takip edip... Bu mesele haline gelmedi.

Hep Hakan Åžükür'ün bu çocukları İslam'ın daha muhafazakar yüzüyle tanıştırdığı söylenir ya... 10 sene önceki düÄŸününde içki var; onun yolunda ilerlediÄŸi söylenen Okan Buruk'un geçen seneki ve Emre BelözoÄŸlu'nun ÅŸimdiki düÄŸününde içki yok...

'Tersine Darwinism' mi demek lazım buna acaba?

Åžimdi basın bile içki olmamasının üzerinde durmuyor; eskiden içki olmasının üzerinde durulmazdı.

Türkiye'nin muhafazakarlaÅŸtığına dair pek çok araÅŸtırmanın da gözümüzün içine soktuÄŸu bu. Ve en önemlisi 'makulün tanımı' deÄŸiÅŸiyor.

11 ay içki içip bir ay oruç tutan, cuma namazına da giden ama arkadaÅŸlarıyla rakı sofrasına da oturan insanların Türkiye'si yok ediliyor.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3