AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 06 OCAK 2009, SALI
Şam'daki Gazze saldırısını protesto yürüyüşünde bambaşka bir coşkuya ve öfkeye şahit olduk. Yüzlerce kişi ABD ve İsrail'e nefret kusarak 'La ilahe illallah' nidalarıyla tek vücut oldu, oluk oluk Filistin mahallesine aktı. Ama 'Dünya hala ölümleri istatistiki bilgi zannediyor...'
Şam'ın mütevazı bir bölgesi. Etraf toz duman. Caddenin en işlek yerindeki El Vasam Camii'nin önünde yüzlerce insan birikmiş. Kiminin elinde Filistin bayrakları, kiminin ise Kuran ve Kuran'ın üzerinde tuttuğu bir bıçak... Kadın, erkek, çocuk yaşlı akın akın caminin önüne geliyor. Birazdan Baas partisinden birkaç politikacı ve Hamas'ın yetkilileri de kalabalığa katılıyor.
Saat 6.30 olduğunda kalabalık öbeklere ayrılıyor ve her öbekte genç çocuklar ellerinde bayraklarla omuzlara alınıyor. Sonra kolonlar açılıyor. Tüm sokak 'La ilahe ilalallah' diye inlemeye başlıyor.
Bu manzaralar Şam'ın Filistin mahallesi olarak bilinen Yarmuk kampından. İsrail'in Gazze'ye kara harekatı başlatmasının hemen ertesi günü biz de kamptaydık. Fotoğraflardaki gibi, tüm sokak tek yürek olmuş akıyordu. Yüzlerce insan dışarıdaki düşmana lanet yağdırıyordu.
Kalabalık, genç bir çocuğun omuzlara alınıp, İsrail'e beddua etmesiyle yürümeye başladı. Biz kalabalığın yanından yürüyor, gözümüze çarpan birini gördüğümüzde yanına gidiyorduk. Karşılaştığımız herkesten dostça tepkiler aldık. Büyük bir acı ve öfke seli ile hareket eden topluluk kendi içinde öyle toleranslı ve uyumluydu ki...
52 yaşındaki Büşra, Gazze'deki akrabalarına ağlıyordu. Onlarla iletişimin 10 gündür hiç sağlanamadığını anlattı bize ve şöyle dedi: 'Dünya zannediyor ki Gazze'de ölüm sadece istatistikten ibaret. Siz oradaki ölümlerin kaç evi yaktığını biliyor musunuz? Her sabah uyanıp da en sevdikleriniz için 'Bir gün daha yaşadılar' diye sevinmek nasıl bir duygudur, anlıyor musunuz?'
20 yaşındaki Tarık ise mantığından çok öfkesiyle hareket ediyordu. Yanına yaklaştığımızda başladı ABD ve İsrail'e küfretmeye. Gözlerinde öyle büyük bir kin vardı ki. Belliydi, hep kanlı hikayelerle büyütülmüştü. 'Düşman' diye bellediği dünyanın bir kısmından öç almak hayalleri ile yetişmişti. Ve maalesef onun gibi 'düşmanı yok etmek' üzere yetiştirilen İsrailli çocuklar aynı hayalleri Tel Aviv'de Gazze üzerinden kuruyordu aynı saatlerde. Hepsi ötekine lanet okuyarak, ötekini yok etme planları yaparak...
İSRAİL'İN KAFASINA ATACAĞIM
YÜZÜNÜ gözlerini dışarıda bırakacak şekilde tamamen örtmüş olan Yasin, 'Ben nefret etmeyi öğrenerek büyüdüm. Bu nefretle her şeyi başarırım' diyor (solda). Eline bir bomba maketi almış minik Hasan, küçücük kollarıyla maketi zorlukla kaldırıyor ama şöyle demeyi ihmal etmiyor: 'İsrail'in kafasına işte bunu atacağım.'
Halkın sesi Hamas
KALABALIĞIN içinde Hamas'ın bir liderine rastladık. İsmini alamadık ama bize İsrail'in Hamas'ı nasıl güçlendirdiğini anlattı ayaküstü. Ve şunu yazmamı istedi: 'Hamas'ı dünya katil gibi göstermek istiyor. Oysa burada görüyorsunuz, biz halkın sesiyiz. Halkla bütünüz, onların isteklerini dile getiriyoruz. İsrail'e lanet ediyor ve onu evimizden çıkaracağımıza yemin ediyoruz.'
Batı'ya lanet ederek büyüyoruz
TEK katlı bir dükkanın üzerine çıkan üç genç ellerindeki bayrakları sırayla yakıyor, Hamas'a övgüler düzüyordu. Ortalığa bir anda müthiş bir coşku yayıldı. Sanki yanıbaşlarında ölen akrabaları için yas tutmuyor, bir savaştan galip çıktıkları için kutlama yapıyorlardı. 55 yaşındaki Esma, 'Çocuklarımız Batı'ya lanet ederek büyüyor. İsrail'den korkumuz yok!' diyordu...
Nagehan ALÇI / ŞAM