AKŞAM GAZETESİ | GUNCEL | 06 OCAK 2009, SALI
Büyük Türk şairi Nazım Hikmet, tam 58 yıl sonra yeniden Türk vatandaşlığına alınıyor. Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı çıkışında yaptığı sürpriz açıklamada, 'Eski kararın kaldırılması için imzaya açtık' dedi
Nazım Hikmet, 58 yıl önce elinden alınan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını yeniden kazanıyor. Bakanlar Kurulu, ünlü şairin Türk vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin eski kararın ortadan kaldırılması için yeni bir kararı imzaya açtı.
Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıklamalar yapan Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, 1951 yılında Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığından çıkarıldığını hatırlattı. Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan kararnameyle ünlü şairin yeniden Türk vatandaşlığına alınacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu'nda kararnamenin imzalanmasının ardından Nazım Hikmet Türk vatandaşlığına geçmiş olacak.
SIRADA MEZARI VAR MI?
Hükümet Sözcüsü Çiçek, Nazım Hikmet'in mezarının Türkiye'ye getirilmesi konusunda ise ailesinin isteğinin belirleyici olacağını söyledi. Çiçek, 'Mezarın getirilip getirilmemesi uzun zamandır tartışılıyor. Bakmak lazım faydası var mı yok mu? Ailesinin ne diyeceği de önemli, bu hükümetin tek başına alacağı bir karar değil' dedi.
1950'de cezaevinden çıkan Nazım Hikmet, sürekli polis takibindeyken Kadıköy Askerlik Şubesi'ne çağrıldı. Askerliğini yapmamış olduğu, hemen sevk edilmesi gerektiği bildirildi. Bahriye Mektebi'ni bitirdiğini, güverte subaylığı yaptığını, hastalanarak çürüğe çıkarıldığını söyleyen ünlü şair, serbest bırakıldı.
Kalp ve ciğerlerindek rahatsızlığa rağmen askere gönderilmek istenen Nazım Hikmet, 17 Haziran 1951'de akrabası Refik Erduran'ın kullandığı bir sürat motoruyla İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz'e açılarak, bir Rumen şilebiyle Romanya'ya gitti. Romanya'dan Moskova'ya geçen ünlü şair, 25 Temmuz 1951'de Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
KABRİ MOSKOVA'DA
Bir daha Türkiye'ye dönemeyen ve yıllarca memleket özlemiyle yanan Nazım, 3 Haziran 1963'te Moskova'da hayatını kaybetti. Anadolu'da bir köy mezarlığında bir çınarın dibine gömülmek isteyen Nazım'ın bu vasiyeti hiçbir zaman yerine getirilemedi. Hikmet'in kabri halen Moskova'da bulunuyor.
Hasret gitti
NazIm Hikmet, 1951 yılından öldüğü 1963 yılına kadar tam 12 yıl boyunca memleket hasreti çekti. Hikmet, 1953 yılında yazdığı Vasiyet isimli şiirinde toprağında gömülmek istediğini anlatmıştı. Ancak o vasiyeti hiç bir zaman yerine getirelemedi.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben,
daha onlar düzülmeden
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
Komşulara gelince,
şehit Ayşe'yle ırgat Osman,
çektiler büyük hasreti sağlıklarında.
belki farkında bile olmadan.
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öylece gibi de görünüyor
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.
Erdoğan Hükümeti'ni kutluyorum
Ecevİt'İn Başbakanlığı'ndaki 57'nci Koalisyon Hükümeti döneminin Kültür Bakanı İstemihan Talay, o dönemde Nazım Hikmet'in vatandaşlığa yeniden alınması ve iade-i itibarı konusunun, Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını ve ilk imzanın Başbakan Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli tarafından atıldığını söyledi. Talay, kararnamenin kabinede görevli MHP'li iki bakanın imzalamaması nedeniyle çıkmadığını belirterek AKŞAM'a şunları söyledi:
'Buna rağmen UNESCO bizim girişimimizle 2002 yılını tüm dünyada 'Nazım Hikmet' yılı olarak ilan etti ve Hikmet'in bir Türk şairi olarak tüm dünyada adının yeniden duyulmasını sağladı. Bakanlar Kurulu'nun bu kararını memnuniyetle ve sevinçle karşılıyorum. Bizim dönemimizde başlatılmış ancak sonuçlandırılamımış bir girişim, Erdoğan Hükümeti tarafından kabul edildi. Nazım Hikmet'e karşı Türk Milleti'nin sevgisini gösteren ve O'na iade-i itibar kazandıran bu kararnameyi çıkarttığı için Erdoğan Hükümeti'ni kutluyorum.'