AKŞAM | PAZAR | 05 OCAK 2009, PAZARTESİ
Woody Allen, 1973’te çektiği ‘Sleeper’ filmi için insanların orgazm olmasını sağlayan ‘orgasmatron’ adlı kurgusal bir cihaz yarattığında bilimin bundan yararlanacağını hiç düşünmemişti kuşkusuz. Filmi seyreden hayranları da ‘orgasmatron’u peşinden gidilmesi gereken bir icat olarak değil, her zamanki gibi muhteşem bir Woody Allen ‘trük’ü olarak algılamıştı. Ancak 30 yıl sonra, sanatın bilimin yol göstericilerinden biri olduğu bir kez daha kanıtlandı. 2003 yılında Amerikalı anestezi ve acı uzmanı Doktor Stuart Meloy, bir hastasının kronik bacak ağrılarına çözüm bulmaya uğraşırken Allen’ın yıllar önce hayalini kurduğu ‘orgasmatron’u da gerçeğe dönüştürdü. Bir alete bağlı elektrotlarla hastasının beynine onun yaşadığı acılara son vermek için sinyaller gönderen Dr. Meloy’un bu keşfi yapmasını sağlayan ise hastasının ona, “bunu nasıl yaptığınızı kocama da öğretseniz” cümlesiydi. O tarihten sonra Dr. Meloy, konuyla ilgili araştırmalarına devam ederek yemek yemek ve seks yapmaktan zevk alamayan ‘anhedoni’ hastalarının derdine deva olmaya çalıştı. Araştırmalarından edindiği sonuçlarla icat ettiği cihazı da Woody Allen’a bir selam yollamayı ihmal etmeyerek, ‘orgasmatron’ olarak adlandırdı.
Geçtiğimiz günlerde Oxford Üniversitesi Nöroşirurji Bölümü’nden iki bilim adamının yaptığı bir araştırmaysa Dr. Meloy’un cihazının yarattığı mucizeleri bir adım daha ileri götürdü. Çünkü bu bilim adamlarının yaptığı araştırma, beyne takılan bir çiple seksten zevk almanın sağlanabileceğini kanıtlıyordu.
AÇ, KAPA ORGAZM!
Aslında beyne belirli aralıklarla küçük uyarılar gönderen çipler, Amerika’daki tıp fakültelerinde uzun zamandır kullanılıyor. Parkinson hastalığını tedavi etmek amacıyla üretilen bu çipler, Oxford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada beyinde insanın yemek ve seksten aldığı zevki yöneten ‘orbitofrontal korteksi’ hedef alarak kullanılmış. Nöroşirurji Bölümü profesörü Tipu Aziz ve Morten Kringelbach’ın yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre kısa bir süre sonra beyinlerindeki bu bölgede sorun olan ‘anhedoni’ hastalarının çilesi tarihe karışacak. Çünkü orbitofrontal bölgeyi uyaracak olan bu çipler, gerçekten de insanların seksten zevk alma oranlarını artırıyor. Profesör Aziz, bunu ilk uygulayan bilim adamlarının kendileri olmadığını söylüyor ve ekliyor; “Birkaç yıl önce bir başka araştırmacı seks hayatı hayli kötü olan ‘anhedoni’ hastası bir kadının beynine buna benzer bir çip yerleştirmişti. Çip o kadar çok işe yaradı ki kadın bir süre sonra normal hayatına dönebilmek için çipi çıkarttırdı”.
Ancak Prof. Aziz, bu çipin doğru şekilde kullanılabilmesi için teknolojinin biraz daha gelişmesi gerektiği görüşünde. Var olan teknolojiyle üretilen ve henüz ‘ilkel’ olarak nitelendirilebilecek bu çipin bedensel olarak fonksiyonel hale gelebilmesinin 10 yıl sürebileceğini söylüyor Tipu Aziz. Ama bu 10 yıllık beklemenin bir de hediyesi olacağını eklemeyi ihmal etmiyor: “Teknoloji geliştiğinde çipi taktığımız kişi onu dışarıdan bir düğmeyle kontrol edebilecek. Yani çip istendiği zaman açılıp istendiği zaman da kapanacak.”
CİNSEL GÜCÜ ARTIRAN HAPLARA RAKİP
Bu açıklamanın ve araştırmanın endişelendirdiği kesimler de var kuşkusuz. Bunlardan biri, cinsel gücü artırıcı haplardan ciddi anlamda para kazanan ilaç şirketleri; diğeri ise Parkinson hastalığı için bu tarz icatlar yaratan bilim adamları. Atlanta’daki Emory Üniversitesi’nde çalışan Mahlon DeLong bu isimlerden biri. DeLong, bu araştırmanın ileride daha farklı ve tehlikeli şekillerde kullanılabileceğinden endişe duyuyor. Konunun derhal masaya yatırılarak irdelenmesi gerektiğini savunan DeLong ekliyor; “Eğer bu konuyu şimdi çözmezsek ileride daha büyük sorunlarla karşılaşacağız.”
Kim ne derse desin bu buluşun insanlık tarihinin en ilginç gelişmelerinden biri olacağı kesin.
Bilim, seks çipinin etik olup olmadığını tartışadursun Oxford Üniversitesi’nin araştırmasına şimdiden destek veren binlerce insan var. Kim bilir belki de insanoğlunun bu merakı 10 yıl bile dolmadan ‘açılır-kapanır seks çipi’nin bir zamanlar yabancı saydığımız cep telefonları gibi günlük hayatımıza girivermesine neden olacak. Bizim şimdilik yapabileceğimiz tek şey, bilim adamlarının yaptığı çalışmaları bir köşeden izlemek ve Woody Allen’ın muhteşem zekası önünde bir kez daha saygıyla eğilmek.
Sinemada ‘seks çipi’
Seks çipi, yeni bir icat olsa da insanoğlunun cinsellikle ilgili fantezileri hayli eskiye dayanıyor. Tüm sanat dallarında olduğu gibi sinema da bu fantezilerin yer bulduğu alanlardan biri. Seksle ilgili bilimkurgusal icatların yer aldığı en önemli filmlerden biri, Woody Allen’ın 1973 yapımı ‘Sleeper’ı. Allen, bu filmde ‘The Happy Carrot / Mutlu Havuç’ adlı sağlıklı gıdalar satan bir dükkanın sahibi olan Miles Monroe karakterini canlandırıyordu. Monroe filmde ülser nedeniyle hastaneye yatınca gelişen olaylar sonucunda kendini 2173’ün dünyasında, farklı bir gezegende buluyordu. Bu gezegenin insanları orgazm olamadıkları için içine iki kişinin sığabileceği ‘Orgasmatron’ adı verilen bir makine tasarlamıştı. Kişiler makinenin içine girince orgazm olabiliyorlardı. Sonradan bu alet filmin çekildiği evde dekoratif amaçlı bir asansör olarak da kullanıldı. Ancak ‘orgasmatron’, sinema tarihinin yarattığı en ilginç buluşlardan biri olarak tarihte yerini aldı.
İnsanoğlunun seks fantezilerinin sonucunda ortaya çıkan cihazlardan bir diğeri de Jane Fonda ile efsaneleşen 1968 yapımı ‘Barbarella’ filminde yer almıştı. Filmde kötü bilim adamı Dr. Durand Durand, seks yapma ihtiyacını artıran bir makine icat edip ‘excessive machine / azgın makine’ adını vermişti.
1974 yapımı ‘Flesh Gordon’da İmparator Wang’ın yönlendirdiği ‘sex ray / seks hattı’, 1993 yapımı ‘Coneheads’teki parmağa takıldığında seks yapma isteği uyandıran ve ‘sensor rings’ olarak adlandırılan hassas yüzükler, bu fantezilerin sinemaya farklı yansımalarıydı.
‘Demolition Man’ (1993) ve ‘Orgazmo’ (1997) adlı filmlerde de buna benzer cihazlar vardı.