AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 08 OCAK 2009, PERŞEMBE

Danıştay saldırısına Arslan gibi savunma...

Doç. Dr. Emin Gürses'in avukatı Mehmet Taşdelen, Danıştay saldırganı Alparslan Arslan'a yaptığı işi yakıştıramadığını, Arslan'a kimsayal madde verilerek bu cinayetin uzaktan kumanda ile işlettirildiğini ileri sürdü. Taşdelen ayrıca yeni gözaltıları hatırlatarak, "Yeni gözaltılarla işimiz uzadı gibi görünüyor. Burada avukat arkadaşlara da Allah kolaylık versin'' dedi.

İSTANBUL- ''Ergenekon'' davasının 38. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın bugünkü duruşmasına, aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de bulunduğu 40 tutuklu sanık katıldı. Diğer tutuklu sanıklar Hüseyin Görüm, Vatan Bölükbaşoğlu, Erkut Ersoy ve Mete Yalazangil ile başka suçtan hükümlü Sedat Peker'in gelmediği duruşmada, tutuksuz yargılanan Güler Kömürcü Öztürk, Emin Caner Yiğit, İbrahim Benli, Rafet Aslan ve Murat Özkan hazır bulundu.

Bir önceki celse başladığı savunmasına devam etmek için söz alan tutuklu sanıklardan Doç. Dr. Emin Gürses'in avukatı Mehmet Taşdelen, davada Sevgi Erenerol ile Doğu Perinçek'in avukatlığını yapan İzmir Baro Başkanı Nevzat Erdemir'in beyin kanaması geçirdiğini anımsattı.

Erdemir'in beyin ölümünün gerçekleştiğini ve ölümünün muhtemelen bugün açıklanacağını ifade eden Taşdelen, kendisine Allah'tan rahmet diledi. Taşdelen, ''Ayrıca yeni gözaltılarla işimiz uzadı gibi görünüyor. Burada avukat arkadaşlara da Allah kolaylık versin'' dedi.

''DANIŞTAY DOSYASI İYİ Kİ BOZULMUŞTUR''
Ergenekon' davasının tutuklu sanıklarından Doç. Dr. Emin Gürses'in avukatı Mehmet Taşdelen, ''Alparslan Arslan'ın Danıştay 2. Dairesi üyelerine yönelik saldırıyı gerçekleştirmesi için kimyasal bir maddeyle kontrol altına alındığını düşündüğünü'' öne sürdü.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunmasına devam eden Doç. Dr. Emin Gürses'in avukatı Mehmet Taşdelen, Alparslan Arslan'ın Danıştay'a saldırı gerçekleştirdiğini duyduğunda şok yaşadığını söyledi.

Arslan'ın kafa yapısı olarak radikal olduğunu, ancak olayı duyduğunda Danıştay saldırısını başörtüsü için yaptığını düşünmediğini ifade eden Taşdelen, son 1-1,5 yıl içindeki temaslarını bilmediği Arslan'ın başka insanlarla arkadaşlığı olduğunu kaydetti.

ARSLAN'A BU İŞE KONDURAMIYORUM
Taşdelen, ''Alparslan Arslan'a ben böyle bir şey yapmayı konduramıyorum. Kimyasalla kontrol altına alınıp yönlendirildi diye düşündüm. Arslan daha sonra verdiği ifadesinde Cumhuriyet gazetesine atılan bombaları Süleyman Esen'den aldığını söyledi. Ben böyle bir şeyi Arslan'a kondurabilirim ama Süleyman Esen'e konduramam. Esen benim çocukluk arkadaşım'' dedi.

Dosyadaki birtakım delilleri inceledikten sonra Arslan'ın başörtüsü için Danıştay saldırısını gerçekleştirdiğine inanmadığını belirten Taşdelen, Üsküdar'da araba yıkayan kimsesiz olan Osman Boz'a, Arslan'ın ''Sana 20 bin dolar vereyim Cumhuriyet gazetesine bomba at'' demesi üzerine çocuğun buna tepki gösterdiğini öğrendiğini, daha sonra korkuttukları için bu kişiyi Ankara'daki mahkemede ''tanık'' olarak dinletemediğini söyledi.

''TAŞERON GİBİ DAVRANAN ALPARSLAN ARSLAN VAR''
'Arslan'ın etrafına, Danıştay olayını türban kararı nedeniyle yaptığını göstermeye çalıştığını'' ifade eden Taşdelen, şunları anlattı:

''Bunu yapanlar Arslan'ı profesyonel bir şekilde yönlendirmişler. Belki buradaki insanlar da arkasında olabilir. Danıştay dosyası buraya gelirse, benim anlattıklarımı dikkate alarak inceleyin lütfen. Ben bu çocuğun ilişkilerin biliyorum. İsterlerse savcı beylere bilgi verebilirim. Danıştay dosyası iyi ki bozulmuştur. Köküne kadar gidilmesi gerekir. Hep beraber köküne kadar gidelim, bütün ilişkileri dökelim ortaya. 'Danıştay saldırısını Allah için, Müslümanlık için yapıyorum' demeye kimsenin hakkı yok. Ortada bir örgüt yok. Taşeron gibi davranan Alparslan Arslan var.''

Savcıların Danıştay saldırısı ve ''Ergenekon'' örgütü arasında bağlantı görmeleri durumunda tahkikatlarını derinleştirmeleri gerektiğini kaydeden Taşdelen, saldırıya ilişkin davanın sanıklarından Osman Yıldırım'ın ifadesi dışında Danıştay ile ''Ergenekon'' dosyasını bir araya getirecek başka delilin olmadığını savundu.

''TUNCAY GÜNEY MOSSAD'DAN SORULSUN''
Taşdelen, dosyadaki bazı belgelerin yabancı kaynak tarafından yazıldığı da öne sürerek, Tuncay Güney'in MİT'ten değil, MOSSAD'dan sorulmasını gerektiğini ileri sürdü. Taşdelen, ''TSK'nın içinde ABD'nin ve İsrail'in 'bizim çocuklar' diyeceği birileri yoktur. Boşuna beklemesinler asker darbe yapmayacak'' dedi.

GÜNEY'İN MÜLAKAT KASETLERİ
Duruşmada söz alan İşçi Partili sanıkların avukatı Hasan Basri Özbey de bir önceki celsede talep ettikleri gibi hangi iddialara karşı savunma yapacaklarını bilmeleri açısından Tuncay Güney'in mülakat kasetlerini izlemek istediklerini yineledi.

Dosyada bulunan Güney'in mülakatının özeti ile kaset içeriğinin örtüşmediğini düşündüklerini belirten Özbey, Serhan Bolluk ve İP'li diğer tüm sanıkların savunmalarının söz konusu kasetin izlenmesinden sonra alınmasını talep etti.

Bu arada, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığından geldikleri belirtilen görevlilerin, mahkemeye üzerinde ''video kaset''  yazılı bez torbalar getirdiği gözlendi.(AA)