AKŞAM | CUMARTESI | 05 OCAK 2009, PAZARTESİ

Sımsıcak yumuşacık trikolar...

 Trikolara bakmayı da severim, dokunmayı da... Ama giyerken çok seçiciyimdir. Dik yakalar sıkar, midem bulanıyormuÅŸ gibi bir his uyandırır. Derdimi ancak yaÅŸayan bilir. Bir de o yüzde yüz yünlerin hatır hutur kaşındırması yok mu! Tenime deÄŸmesinden inanılmaz rahatsız olurum. Ankara’nın sert, soÄŸuk kış günlerinde annemden az azar iÅŸitmedim, “dansöz gibi sokaÄŸa çıkıyorsun, üÅŸüteceksin” ya da “yine kazağının yakasını bollaÅŸtırmışın, aÄŸzı burnu bir kenara gitmiÅŸ” diye... Bir de annemle, anneannemin bir örgü merakı vardı ki, sormayın. Neredeyse don bile öreceklerdi. (Bu arada İntimissimi’de triko külot-atlet, gecelik var.) Oncelikle mantolar, ÅŸapkalar, ajurlu elbiseler, ceketler, kazaklar, pelerinler örerlerdi, sonra ben 80’lerde zavallı bir teenage olduÄŸum için o iÄŸrenç yün kravatlardan da ördüler! Herkes harıl harıl o kravatlardan örüp, kravat iÄŸneleriyle kullanırlardı, kâh lise üniformalarının içinde kâh golf pantolonlar ve frenk gömlekleriyle... Permalı saçlar ve kelebek tokalarsa bu kravatlarla ÅŸahane olurdu!

Peki, ben trikolarla ne zaman barıştım? 16 yaÅŸlarında anneannemin Karaca-Çift Geyik’ten kaÅŸmir, yumuÅŸacık kazaklarını ve tween-setlerini keÅŸfedince... Gizlice aşırıp kimi zaman formanın içine, kimi zaman okul partilerine giyerdim. Tabii hemen anlardı, çünkü sıkıntılıyımdır, kazakların kollarını sıvardım ve onun tabiriyle aÄŸzı burnu kayardı o güzelim kazağın. YüzsüzlüÄŸe vurur anneannemin bana olan ilk torun kontenjanı zaafını sonuna kadar kullanırdım. KaÅŸmir aÅŸkım o yıllarda baÅŸladı; aynı dönemin modası ÅŸetlant ise tam bir fiyaskodur. Åžetlant sanıldığı kadar kaliteli bir ÅŸey deÄŸildir. Ama yumuÅŸacık angoraya kimseye dayanamaz. Buzluklarda az angora kazaklar saklamadık...

Sonra hayatıma mini triko elbiseler girdi ve onlardan hiçbir zaman vazgeçemedim. Mango’da her zaman var. Daha stylish triko elbiseler ise Bahar Korçan’da... Daha sonra ise kocaman, uzun triko hırkalar her zaman gardırobumun baÅŸ köÅŸesinde oldular. Hele açık mavi, boru paça jean, beyaz tiÅŸört, kumlu gri, uzun triko hırka en sevdiÄŸim kombindir. Kadınsı, seksi ve bir o kadar da rahat ve spordur. Benetton’da her zaman uzun triko hırkalar bulmak mümkündür. Diz boyu, ajurlu, bol truvakar kollu hırkalar ise aklımı başımdan alır. Mürdüm, füme, siyah, nefti renklerdeki bu triko hırkalar, saten, ÅŸifon ve viskon kumaÅŸtan yaka dekolteli feminen elbiselere daha da diÅŸilik katarlar. Donna Karan, Chloe, Missixty’den hiç elim boÅŸ çıkmadım. Beymen’de ise her zaman uzun triko hırkalar vardır. Açık renk pofuduk triko hırkalarsa evde ekose pijamalarım, yünlü kaÅŸkorselerimle ve Ugg terliklerimle mükemmel olurlar. Peecoks ve

Marks & Spencer doÄŸru adresler... Gap ve Diesel’deki farklı triko kazaklara, Guess’in seksi modellerine, Sisley’deki içli-dışlı yumuÅŸacık feminen takımlara, Stefanel’in triko elbiselerine bayılıyorum.

POLARLARI UNUTMA

Kar kazaklarına ise boÄŸazlı olmaları nedeniyle alışamadım, polarlarla idare ediyorum. Hafif ve sıcaklar... En kullanışlı match’ler ise, triko-müflon olanlar. Özellikle kapüÅŸonlu, fermuarlı triko üstlerin içi müflonlu olanları çok stylish ve kullanışlılar ve polar pantolonlarla çok uyumlular. Spor giyimden hoÅŸlananlar denemeliler. Yakası demonte kürklü, uzun triko hırkalar ise çok şıklar. Serin ama kuru havalarda eÄŸer çok soÄŸuk deÄŸilse manto yerine kullanılabilirler. Baklavalı trikoların ise asla modası geçmez. Ajurlu yün çoraplar, bolerolar, triko pelerinler ise hayat kurtarır. El altında bulundurmakta fayda var. Büyük ÅŸallar her zaman gardırobunuzda olmalı. Kaç sene önce aldığım İdil Tarzi’nin aynalı triko ÅŸallarını hâlâ kullanıyorum. Özellikle uzun ve kalın ÅŸallar bazen tek başına yeterler, bazen de mantonuzun üzerinde uzun bir atkı niyetine kullanılabilirler. Bir kere kullanmaya baÅŸlayın, asla vazgeçemezsiniz. Ayrıca triko battaniyeler, yastık yüzleri de evinize sıcaklık katar...

TRİKO KULLANIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

  • Makinede yıkamayın. Yün programları bile çok güvenilir deÄŸiller. Eski usul elde, ÅŸampuanla yıkayıp, hafifçe sıkıp havlu üzerinde kurutmak en iyi yöntem. Gerisi size kalmış.
  • TüylenmiÅŸ trikolarınızı tıraÅŸ bıçağı ile hafif hafif tarar gibi hareketlerle düzeltebilir, topaklardan kurtulabilirsiniz.
  • DelinmiÅŸ trikolarınıza güderi ya da deri yamalar koymak, armalar takmak onları daha uzun süre kullanmanızı saÄŸlar.
  • Trikoları askıda kurutmak sarkmalarına neden olur.
  • EÄŸer kolları bollaÅŸmış trikolarınız varsa kol ağızlarına penye ya da jarseden ince ÅŸerit taktırabilirsiniz.
  • Tüy bırakan trikolarınız varsa onları saten, jarse veya derilerle giyin. Yünlü kumaÅŸlarla asla giymeyin, çünkü bu tür kumaÅŸlar tüm tüyleri çekerler.

GÜZELLİK

Renklerle oynamak...

Küçük bir kızın annesinin makyaj malzemelerini karıştırırken aldığı haz ya da annesini makyaj yaparken seyrettiÄŸinde hayranlıkla karışık kıskançlık tarif edilemez. Ve biz kadınlar, renk renk makyaj malzemelerini, onların alacalı, şık ambalajlarını gördüÄŸümüzde bakmadan, dokunmadan, denemeden geçemeyiz.

Çok makyaj yapan biri deÄŸilim, hatta bazen günlerce makyajsız gezerim. Makyaj yaptığımda cildim hava almıyormuÅŸ, kirliymiÅŸ gibi bir hisse de kapılırım. Ama evde sürüyle makyaj malzemem vardır! Onları gören birisi geceleri sahneye çıktığımı bile düÅŸünebilir. Bir çeÅŸit fetiÅŸ... Üstelik makyaj konusunda beceriksizim de; rujum dağılır, gözlerimi makyajlı olduÄŸumu unutup ovuÅŸturmaktan iki dakikada pandaya çevirir, ‘smokie eyes’ tarzımmış gibi davranırım. Rimel sürmeyi ise hiç beceremem. Daha çok, bir toka-bir mat kırmızı ruj ve biraz da parfüm benim en büyük süsümdür. Kimi zaman bir kalem, kimi zaman bir Çin çubuÄŸu ya da kızgınsam bir tornavidayla hallettiÄŸim dağınık topuz ise kolayıma geliverir. Ama, her ÅŸeyi çok iyi bilir, bol bol öÄŸüt veririm. İşim bu... Yani siz benim dediklerimi yapın ama yaptıklarımı görmezden gelin...

ÖNCE TEMİZLİK

Öncelikle makyaj kusur örtmez haberiniz olsun. Dolayısıyla önceliÄŸi cilt bakımına verin ve cilt temizliÄŸini asla atlamayın. Düzenli olarak cildinizi temizleyin ve nemlendirin. Bu arada daha derin temizlik, canlandırma hatta yaÅŸlılık etkilerini azaltma ve akne izi tedavisi için Dermacare’lerde uygulanan Jetpeel tekniÄŸini öneririm. Oldukça etkili...

Åžimdilerde makyaj yapmak çok keyifli aslında. Makyaj tasarımcıları, ressamlar ve doÄŸayla yarış halindeler ve inanılmaz renkler yaratıyorlar. Simler, pullar, ışıltılar, insanı kendine çekiveriyor. Aman dikkat disko topuna dönüvermek an meselesi! Makyajın azı yarar, çoÄŸu zarar. Gündüzleri, biraz rimel, allık ve parlatıcı yeter de artar bile. Geceleri daha cesur olabilirsiniz. EÄŸer ille de iddialı bir tarz denemek istiyorsanız, lütfen bir profesyonelden yardım alın.

Avon’un Foling Around koleksiyonu kalıcılığı ve çekim gücüyle 10 numara! Randezvous çok sofistike ve iddialı. Golden Rose’un kırmızıları baÅŸtan çıkarıyor ve çok ekonomik. Sephora Big Luxe Noir Palette ise renkleriyle beni büyüledi...

ELİF AKÇA

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3