AKŞAM | PAZAR | 05 OCAK 2009, PAZARTESİ
Ekonomik kriz dalgası tüm dünyada turizmi olumsuz etkilerken Türkiye, ucuz fiyat seçenekleri ve doÄŸasıyla gelecek yıllarda talep gören sayılı ülkeden biri olacak.
Dünyayı pençesine alan küresel ekonomik kriz tüm sektörlerde olduÄŸu gibi turizm sektöründe de olumsuz etkilerini göstermeye baÅŸladı. İnsanlar artık seyahate çıkmadan önce bir kez daha düÅŸünüyor, gittiÄŸi yerde en düÅŸük bütçeyle tatilini nasıl geçireceÄŸine bakıyor. Ancak Turizm Yazarları ve Gazetecileri DerneÄŸi (TUYED) BaÅŸkanı Kerem KöfteoÄŸlu, Türk turizmi açısından hiç de umutsuz deÄŸil. Çünkü gerek coÄŸrafi konumumuz gerekse kaliteli tatili uygun fiyata sunması turizmde beklenen daralmanın Türkiye’nin çok olumsuz etkilememesini hatta dünyadaki cazibe merkezlerinden biri haline gelmesini saÄŸlayacak. Önümüzdeki yıllarda seyyahların tercihi haline gelecek ‘yeÅŸil turizm’ alanında gereken yatırımları gerçekleÅŸtirmek de Türk turizminin önünü açacak.
Nedir bizi böylesine avantajlı bir konuma getiren?
Kıtalararası uzun mesafeli seyahatlerin azalması ve yakın bölgelerin tercih edilmesi bizim için avantaj. Türkiye’de hizmet kalitesi/fiyat dengesi iyi oturdu. Bu açıdan, yabancı para birimlerinin Türk Lirası karşısında deÄŸer kazanması, turistlere cebindeki parayla en iyi tatili alma imkanı sunuyor. Türkiye’nin Euro kullanan ülkeler dışında olması da bir avantaj. Sürekli ‘tu kaka’ edilen ‘her ÅŸey dahil’ sistemi günümüzde çocuklu ailelerin en fazla tercih ettiÄŸi sistem haline geldi. Dünya devi tur operatörleri 2009’da her ÅŸey dahil paketlerini artıracaklarını açıkladı. Türkiye’ye rakip olma yolunda ilerleyen Mısır’ın yükseliÅŸ hızı da kesildi. Bu nedenle 2009’da Türk turizmi için sıfır veya negatif bir büyüme beklemiyoruz. Sıkıntılı bir yılda yüzde 5 büyüme iyi bir performans olacak; bu yıl, 28 milyon yabancı turistin 23 milyar dolar gelir bırakacağını öngörüyoruz.
Türkiye krizden doÄŸacak fırsatı avantaja çevirmeye hazır mı?
Hazır olan baÅŸarıyı yakalar. Geçen yıllardan devam eden ve halen büyük bir kısmı atıl kalan tesisler ile iÅŸletmelerin yatırımlarının bitirilmesi saÄŸlanmalı; ama bunun için de uzun vadeli ve düÅŸük faizli kredi olanakları yaratılmalı. Otellerde hem çevreyi koruyan hem de maliyetleri azaltan ‘yeÅŸil’ seçeneklere yönelmekte yarar var. Pazarladığımız 25 turizm ürünüyle yetinmeyip pazara sunulmayı bekleyen yüzlerce ürün ve bölgemizi vitrine çıkarmalıyız.
Küresel ısınma ilerleyen yıllarda Türkiye’nin cazibesini arttırır mı?
Çevre uzmanları bunun Akdeniz gibi sıcak bölgelere olumsuz, Karadeniz gibi ılıman bölgelere olumlu yansıyacağını ileri sürüyor. Bunu da avantaja çevirmenin yolu, yatırımları doÄŸal dokuyu bozmadan deniz kıyısından içeriye; daÄŸ köylerine, yayla ve ormanlara kaydırmaktan geçiyor. Tatilcilerin kırsal turizmi talep etmesi, doÄŸayla baÅŸ baÅŸa kalma istekleri iyi okunup ürün ve hizmetlerin buna uygun ÅŸekilde geliÅŸtirilmesini zorunlu kılıyor.
Ya uzaya ya doÄŸaya
1980-2000 yılları arasında dünyada deniz-güneÅŸ-kum üçlemesini önde tutan bir turizm anlayışı vardı. Son yıllarda trend, eÄŸlence, eÄŸitim ve heyecanı öne çıkaran tatillere doÄŸru kayıyor. Tatilci gittiÄŸi yerden artık deneyimle dönmek istiyor. Turizmcilerin, tüketicinin taleplerini dikkate alarak yeni trendlere uygun ürün ve hizmet geliÅŸtirmesi ÅŸart! Cruise turlarında fiyatların makul hale gelmesi, gemi turlarının kitleselleÅŸmesine yol açıyor. Antalya, Mersin ve Karadeniz kıyıları henüz gemi tatilcileri tarafından keÅŸfedilmemiÅŸ. Önümüzdeki yıllarda buraların cruise gemilerinin trendi limanları olacağını söyleyebiliriz.
İlerleyen yıllarda dünyadaki trendlere tatilcilerin ‘yeÅŸil turizm’ talebi damgasını vuracak. Tatilci, artık konaklayacağı tesisin enerji tasarrufu yapıp yapmadığına, yatak-çarÅŸafın organik olup olmadığına, seyahatini hangi araçla yaparsa doÄŸayı daha az zarar vereceÄŸine ve doÄŸayı daha fazla nasıl baÅŸ baÅŸa kalabileceÄŸini sorgulamaya baÅŸladı.
Turizmde ayrıca, uzay turuna çıkmak, denizaltı otelinde gecelemek, henüz keÅŸfedilmemiÅŸ yerlere gitmek, farklı deneyim yaÅŸama isteÄŸi ve huzurun ağır basacağı seyahatler son moda trendler olarak karşımıza çıkıyor. Gezginler, gittikleri bölgenin halkıyla kaynaşıp oradan birkaç cümlelik dil öÄŸrenmiÅŸ, bölgenin gelenek-göreneklerini tanımış ve yerel el sanatlarından birinde ustalaÅŸmış olarak dönmek isteyecek.
Asya ve Pasifik ülkelerinin yıldızları parlıyor
BİrleÅžmİŞ Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) yaptığı araÅŸtırmalara göre, önümüzdeki yıllarda turizmde yıldızı parlayacak bölgelerin başında Asya-Pasifik, OrtadoÄŸu ve Afrika geliyor. UNWTO uzmanları 1995’te dünya turizmden yüzde 59 pay alan Avrupa’nın bu payının 2020’de yüzde 45’e gerileyeceÄŸini, Asya-Pasifik bölgesinin ise söz konusu yıllarda dünya turizm pastasında yüzde 14 olan payını yüzde 25’e çıkaracağını söylüyor. Aynı dönemlerde Afrika’nın yüzde 3,6 olan dünya turizmindeki payını yüzde 5’e OrtadoÄŸu’nun da yüzde 2,2’den yüzde 4,4’e yükseltmesi bekleniyor. Türkiye de henüz dünya turizm pazarlarına sunmadığı ürün ve bölgeleriyle cazibe merkezi olacak ülkeler arasında sayılıyor.