AKÅžAM | SIYASET | 08 OCAK 2009, PERÅžEMBE
İstanbul Baro baÅŸkanı Muammer Aydın düzenlediÄŸi basın toplantısında devam eden Ergenekon operasyonuna sert tepki gösterdi. Aydın ucu açık olarak yıllardır yapılan soruÅŸturmanın hukuk adına aydınları ve avukatları endiÅŸeye sevk ettiÄŸini belirtti.
İstanbul Barosu BaÅŸkanı Muammer Aydın, Ergenekon soruÅŸturmasının endiÅŸe verici boyutlara ulaÅŸtığını söyledi. Aydın yaptığı açıklamada kurum olarak duydukları endiÅŸeleri dile getirdi:
- Anayasal düzeni rejimi ve ülkenin bölünmez bütünlüÄŸü konusundaki duyarlılıklarını gerek görev gerekse emeklilik yaÅŸamlarında özenle sürdüren kiÅŸilerin evlerindeki aramalar ve gözaltıların hukuk çerçevesinde deÄŸerlendirmekte zorluk çektiÄŸimizi belirtmek istiyoruz.
- CMK’nın 145, maddesine göre ifadesi ya da sorgusu yapılacak kiÅŸi davetiye ile çağırılır, gelmese zorla getirileceÄŸi bildirilir. 98.'nci maddeye göre ise çaÄŸrı üzerine gelmeyen ÅŸüpheli hakkında yakalama emri düzenlenebileceÄŸi belirtilmektedir.
- Kanunda doÄŸrudan gözaltı gibi bir müessese bulunmamaktadır. Gözaltını düzenleyen 91.'nci maddeye göre yakalanan kiÅŸi cumhuriyet savcısı tarafından bırakılmazsa, gözaltına alınmasına karar verilebilir hükmü de bunu doÄŸrulamaktadır.
- Hukuki durum bu denli açıkken ne yazıkki yapılan soruÅŸturmada önceki gözaltılar gibi bu açık kurallara uyulmadığı ilgili yasal düzenlemelere aykırı hareket edildiÄŸi görülmektedir.
- Devletin sorumluluk dönemlerinde ülkenin bölünmez bütünlüÄŸü laik düzen konusundaki duyarlılıkları nedeniyle, bu kiÅŸilerden öç alma ÅŸeklinde süren soruÅŸturma, hukuk devleti adına bizi endiÅŸeye sevk etmektedir.
- Ergenekon davasında 2500 sayfalık iddianame düzenlenmesi savunma hakkını zedelemektedir.
- Birbiriyle iliÅŸkisi olmayan sanıkların tek bir davada çözüme gidilmesi, savunma hakkını zedelemektedir.
- Cezaevinde duruÅŸma salonu kurulması olaÄŸan yargılama yöntemlerinden sayılamaz.
- Tekil suçlarla ilgili bulunan kanıtlar ve yakalanan ÅŸüphelilerin, bölgesinde ilgisi olmayan kiÅŸiler gözaltına alınmakta toplumda korku yaratmaktadır. Bu durum demokrasinin temel kurallarına da aykırıdır.
- Yakanan ve gözaltına alınan ÅŸüpheli ve tutuklananlarla ilgili iddianame hazırlanmaması, ne ile suçlandıklarını bilmemesi de Anayasamıza da aykırılık oluÅŸturmaktadır.
- Yukarıda sayılan maddelerde belirtilen sakıncalar, bir ülkenin yasa yorumundan kaynaklandığından, AİHM’e yapılacak bir baÅŸvurunun da temelini oluÅŸturabilir.
- Åžüpheli ve sanıklar ile ailelerinin yapacakları baÅŸvuru sonucunda ülkemiz sıkıntı yaÅŸayabilir.
- Hukuk devletinde mevcut konumu ne olursa olsun kimsenin dokunulmaz olmadığı, hukuku çiÄŸneyenlerinde hukuka hesap verecekleri gerçeÄŸinin altını çizmek isteriz.
SORULAR - CEVAPLAR
SORU: Tuncay Güney ile ilgili sorular gönderdi? Bunu nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
- Tuncay Güney’in kafa karıştıran bir sürü açıklamaları var. Ancak Güney sanık deÄŸil. Net olarak ifade edilmemekle beraber hakkında yakalama kararı olduÄŸu söylenmiÅŸse de bu netleÅŸmiÅŸ deÄŸildir. Tuncay Güney’in cevaplamayı kabul edip etmeyeceÄŸi, bu sorulara cevap verip vermeyeceÄŸini ÅŸu anda kestirmek zor. Onun söylemlerindeki çeliÅŸki bu davayı daha da karıştırır gibi geliyor. Ama biz yargılamaya karışmamak adına fikir beyan etmek istemiyoruz. Bu davaya faydası olacaksa kimden bilgi almak kimi sorgulamak gerekiyorsa bunun yapılması, yargının koÅŸulları içinde yapılması doÄŸrudur diye düÅŸünüyorum.
SORU: Yeni davalar, yeni iddianameler çıkabilme ihtimali ile ilgili ne düÅŸünüyorsunuz?
- Bir soruÅŸturmanın bu kadar uzun sürmesi insanlar üzerinde tedirginlik yaratmakta toplumda polis devleti anlayışı doÄŸurmaktadır. Belki de yeni açılacak davalar yeni iddianameler mevcut dosya ile birleÅŸtirilecek. Burada sorun, bu kiÅŸilerin birbiriyle ilintisi kurulduÄŸuna göre yargılamanın baÅŸlamış olması, aradan iki yıl geçtikten sonra yeni bir davanın eklenmesi, o sanıkların birbiriyle yargılanmamaları sorun yaratacaktır. Bu toplumda herkese ulaÅŸabiliriz izlenimi yaratmak istiyorlarsa ve bunun için yargıyı kullanıyorsa, bu bir gün döner bumerang gibi kendilerine de vurur.
SORU: Ergenekon davasında üç ana delil vardı. Birisi Tuncay Güney’in kasetleri, Ergenekon ÅŸeması ve bombalardı. Åžema kimseye gösterilmedi, bombalar imha edildi. Bu normal bir süreçmidir?
- Önemli olan bütün bu yargılama süreci içerisinde bir sefer savcılara düÅŸen sadece aleyhe olan delilleri toplamak deÄŸil, sanıkların lehine olan delillerin de toplanmasıdır. Ama bunların hiçbirisi bunu gerçekleÅŸtirilmedi. Savcıların görevi savmak deÄŸil, bu görevi yerine getirerek delilleri de ortaya koymaktır. Ama söylediÄŸiniz gibi bir kiÅŸinin ifadesinden bahsediliyor ortaya gelmedi. Åžemadan bahsediliyor ortaya gelmedi. Suçlanan kiÅŸilere baktığınız zaman ülkesiyle ilgili her duyarlılığı göstermiÅŸ insanların, bugün bir soruÅŸturmaya dahil edilme çabası görünüyor. Bunun biz doÄŸru olmadığını ifade etsekte, halkımızın kafası karışık bile olsa, kafalarında bir ayırıma gittiklerini, bir kaosun yaratılmak istendiÄŸini, bir dava üzerinden rejim kavgası yaratıldığını kimsenin görmeyeceÄŸini düÅŸünmüyorum. Yargıçlar ellerinden geleni sonuna kadar yapsalar dahi, sonuçlandırılmaması gibi her türlü gayret gösteriliyor. Ankara’daki Danıştay davasının bu dava ile birleÅŸtirilmesi konusundaki bozma, birleÅŸtirilmesi halinde bu davanın uzayacağı gözlerden uzak tutulmaktadır. İleride baÅŸka davalarında bu dava ile birleÅŸtirilmesi, bu soruÅŸturma ucu açık ÅŸeklinde kullanılarak, bu sıkıntı giderilmeden bu iÅŸlemin bitirilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyoruz. Ama ne soruÅŸturma sonuçlanacak ne de o dava kısa sürede sonuçlanacak gibi görünmüyor.
SORU: Son iki operasyonda TSK’ya yönelik ciddi gözaltılar oldu. Emekli paÅŸalar gözaltına alındılar. Bunun nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
- Bu deÄŸerlendirmemiz basın açıklamamızda var. Çok kısa bir süre önce Genelkurmay Hukuk MüÅŸavirliÄŸi yapmış, MGK Genel SekreterliÄŸi yapmış, Yargıtay Onursal BaÅŸsavcısı'nın evinde arama yapılması ve gözaltına alınmaları gerçekten eÄŸer suç ÅŸüphesi varsa, bir sorun yok. Ama ortaya önce ÅŸahsı yakala, sonra delili araÅŸtır. Bu kabul edilemez. Hiç kimsenin yargı üstünden siyaset yapma hakkı yoktur ve bir gün bunların da savunulmaya ihtiyacı olacaktır diyorum.