Çocuksu gözlerinde heyecanlarını gizleyemeyen adamın fotoÄŸrafı artık gülümsüyor.
Ya da bize öyle geliyor.
Fotoğraflarına ona karşı taşıdığımız ağır mahcubiyeti biraz aralayıp bakabiliriz bundan sonra.
Nazım Hikmet, insanımızın gönlünden yükselen dev çınar aÄŸacı.
Hayatının dramatik iç burkutucu hikayesi bizi vicdanımızda mahkum etmiÅŸti.
Yargılanmış, hüküm giymiÅŸ, vatana ihanetle suçlanmış bir büyük ÅŸair vardı tarihimizde.
Çok sevdiÄŸi ülkesinin vatandaÅŸlığından çıkarılmış olması bir kara leke gibi üzerimizde duruyordu.
Ülkesinden sürülmemiÅŸ, hayatından da sürülmüÅŸ olmanın acısıyla, vakitsiz kaybettiÄŸimiz büyük ÅŸairimiz...
Uzaktaydı ama memleketimizin en sahih duyuÅŸlarını gök gürültüsü sesiyle bize ulaÅŸtırdı.
Ve yalnızlığımızı azalttı, kendi yalnızlığının mekanlarından.
Çünkü biz buradaydık ve kendi sesimizi bile duyamıyorduk.
Kültür Bakanlığımız, bu ezildiÄŸimiz yükü azaltacak saÄŸduyulu giriÅŸimde bulunmuÅŸtu.
Devlet zihniyetinde belli bir dönemin kapatıldığı ve tarihin derinliklerine gömüldüÄŸünü düÅŸünmeye baÅŸlamıştık.
Tam da bu sırada bazı yazar, akademisyenlerin evlerinde arama yapıldığı haberleriyle uyandık dün sabaha.
Hayatı boyunca kendi inandıklarını yazan ve konuşan isimlerdi onlar.
Siyah-beyaz bir filmin içine girdik zaman yine geriye doÄŸru kendini sarıyordu.
Kurtulmak istediÄŸimiz görüntüler hayalet gibi peÅŸimizi bırakmıyordu.
Prof. Yalçın Küçük'ün evinden götürülüÅŸünü izlerken azalan itibarımızı izliyor gibiydik.
Yargıtay Onursal BaÅŸsavcısı'nın evindeki arama sürüyordu.
Onlar fikirlerini kamuya açık konuÅŸabilme cesaretleri olan insanlarımızdı.
Kanaatlerini açık üsluplarıyla dile getirirlerdi.
Hayatlarını kitaplarıyla ve düÅŸünceleriyle bina etmiÅŸ kiÅŸiler.
Haklarındaki iÅŸlemlerin gerekçelerini bilmiyoruz.
Gerekçenin ne olduÄŸunun ötesinde bizim itibarımıza onların düÅŸünceleri de dahildir.
Toplumsal itibarımıza tüm düÅŸünce hayatımızın fikirleri de dahildir.
Fikirlere katılmak koşulu olmaksızın.
DüÅŸünen, yazan insanlarımıza göstereceÄŸimiz ihtimam hepimizin sorumluluÄŸudur.
İtibar onlara ve hayatlarına gösterdiÄŸimiz özen, ihtimam, saygı ve nezakettir.
Onlara olan hassasiyetlerimizi koruyarak muteber bir toplum oluruz.
Hukukun hakkaniyetiyle yüzümüzün aÄŸarmasını istiyoruz bir an önce.
Yazarına, düÅŸünenine, ÅŸairine reva gördüÄŸünden daha büyük olamıyor bir ülke.