Burjuva sınıfı olamamış Türkiye'de, bu sınıfın karşı tezi olması gereken işçi sınıfını da ortadan kaldırma girişimi var. Bu sınıfa ait insanlara yıllardır çektirilenler, işten çıkarmalar, aç bırakmalar tam sonuç vermedi. Bu kez de fiziksel olarak direkt imhaya başladılar.
Tuzla, Türkiye'nin Auschwitz toplama kampı haline dönüştü. İşçi sınıfını imha için kurulmuş gözüken bu kamptan her gün yeni bir katliam haberi geliyor.
Temel gerçeği kavrayamayan insanlar her gün 'Tedbir alın' diye bağırıp çağırıyor. Ancak deprem olduktan sonra depreme karşı tedbir aramaya alışık olan bir ülkede, tedbir almanın anlamı nedir, bu da açık değil.
Tedbir alma yeteneğimiz olsa da bunun Tuzla'da yapılmayacağı kesin. Çünkü orada açıkça ifade edilmeyen niyetin, bir sınıfı tümden yok etmek olduğu görülüyor.
İşçi ölümlerinin sıklığıyla dünya rekorlarına imza atmış bir yere, bugüne kadar anlamlı bir müdahale yapılmamış olmasının bir açıklaması da yok.
Ama müjdeler olsun, sonunda yıllardır söylenen sınıfsız toplum olma hedefimiz nihayet gerçekleşiyor. Burjuvazi zaten bir türlü oluşamamıştı. O olmayınca ortada öksüz çocuklar gibi kalmış işçi sınıfı da bu gidişle yakında tamamen yok olacak.
Sınıfsız bir toplum olacağız ama (köylüler ve küçük burjuvalar sınıf sayılmaz çünkü anlamsızlar, içleri boş) Başbakan'a kötü bir haberim olacak.
Ona tavsiye ediyorum; Karl Marx'ın 'Kapital' adlı eserinin birinci cildinin ilk 70 sayfasını-eğer zahmet olmazsa-bir okusun. Arzu ederse ben kendisine şahsen özetleyebilirim o 70 sayfayı. Çok önemlidir. Çünkü o bölümde Marx bir toplumda değerin durup dururken havadan yaratılamayacağını anlatıyor.
İşçi sömürülmezse artık değer yaratılamaz. Yani Türkiye'ye muhakkak bir işçi sınıfı lazımdır. 'Bundan Başbakan'a ne; onun kafasında başka sorunlar var' diyorsanız, onu da açıklayacağım, biraz sabır... (Burada tatlı tatlı Das Kapital'i özetliyorum size). Bir toplumda artık değer üretilemezse devlet kesesinden dağıtılacak para kaynağı da olamaz. Yolsuzluk yapılacak para da bulunamaz. Kendisini satmaya gönüllü insanlar satın alınamaz, senin basın bültenin gibi çalışacak gazete filan oluşturulamaz.
Sonuç itibarıyla; Başbakan Erdoğan bir an önce anlamlı bir müdahale ettirip Tuzla toplama kampının faaliyetlerini durdurtarak, işçi sınıfımızın sömürmeye uygun bölümünü hayatta bırakmalı.