Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Sonunda dün nihayet acı gerçeği anladım!

Bizim ailenin mali durumunun hiçbir zaman iyi olamayacağını dün kesin olarak anladım.

Bunu anlamak bende müthiş bir rahatlama yarattı.

Öleceği haberini ilk olarak alınca panikleyen insanın ölme fikrine kendini alıştırdığı an, ölümü acıların, korkuların sonu olarak gördüğü an, içinde hissedebileceği rahatlığa benzer bir huzurdu benimki.

Bir şeyin katiyen olamayacağını anladığınızda, onun olabilmesi için boşu boşuna mücadele etmekten kurtulup rahatlayabiliyorsunuz.

Mali durumum hep kötü olacak benim, artık bunu kesin olarak biliyorum. (Yaşamak için mücadele etmeyi bırakıp ölüme teslim olmak gibi bir şey bu. Daha önce hiç ölmediğim için bunu test etmiş değilim. Sadece bu konuda yazılan kitaplardan biliyorum bunu).

Çünkü dün uzun bir aradan sonra Rana ile birlikte mecburen alışverişe çıktım.

Beni 'pasta yiyeceğiz' diye kandırdı, IKEA'ya gittim onunla birlikte.

'Bunca yıldan sonra karının huyunu bilmiyor musun be adam, niye kandın?' diyebilirsiniz.

Huyunu hiç bilmem mi; onun alışveriş dalında kara kuşağa sahip bir kadın olduğunu bu köşeden kaç kez anlattım size.

Ama her eski solcu gibi benim de insanların sonunda bir gün iyi olacaklarını, tüm olumsuzluklardan arınıp tamamen güzel bir tavır sergileyecekleri gibi aslında çok anlamsız bir ütopyam var.

Yıllardır beraber bu kadar uzun süre mağaza dolaşmamıştık. Ben de onun bir şekilde artık iyileştiğini düşündüm. Ama yanlışmış bu düşüncem.

IKEA, bu dünyada Rana ile gidilebilecek en berbat alışveriş merkezi olmalı.

Çünkü pastanızı yedikten sonra dışarıya çıkmak için mecburen tüm dükkanı dolaşmanız gerekiyor. (Dükkanı bu şekilde ortaya çıkaran tasarımcıyı şu anda elime geçirsem yemin ederim boğarım).

Yürüdük ama kasalara bir türlü ulaşamadık. Bana hayat boyu dükkan içinde kalacakmışız diye panik atağı geldi. Klostrofobi yaşadım. Normal insanlar belki kasaların olduğu bölüme bir an önce ulaşabilir. Ama Rana mecburen içinden geçtiğimiz her bölümde durdu ve ürünleri detaylı bir incelemeye tuttu. Hiç ihtiyacımız olmayan şeyler aldı.

Canım sıkıldığından ve belki sakinleşirim diye ben de alışverişe başladım. Şimdi yanımda bir kutu kalem pil, bir adet su püskürtücüsü (Bunun içine biber gazı doldurarak bir daha birlikte alışverişe çıktığımızda Rana'yı bayıltmayı planlıyorum) ve bir adet de kalem konulacak bardak var.

Bu sadece benim aldığım absürd şeyler. Rana'nın aldıklarını ise yazmıyorum çünkü kalbiniz dayanmayabilir

Bir de çok kararsız. Ben bir şeyi almaya karar verince alırım olur biter. O ise hiçbir mal hakkında karar veremiyor.

Örneğin; oğlana yılbaşı hediyesi olarak gergedan olduğunu sandığım oyuncağı almaya karar verdi. Seçmiş olduğu gergedanı kucağına aldı ve en uzun süre o bölümde kaldık. Çünkü bana 'Bu gergedanın diğerlerinden farkı var mı?' diye sordu. Ben, bana öyle ani ve temelde cevabı bulunmayan ve anlamsız olan sorular sorulunca paniklerim. Bir de soruyu soran Rana olunca o soru ne kadar absürd olursa olsun mutlaka ama mutlaka rasyonel bir cevap vermeye çalışırım ki, kızılmasın bana.

Bu defa da bizim seçtiğimiz gergedan ile diğerlerinin arasında olabilecek farklı araştırmaya başladım.

'Farklı olsa ne olur be kadın!' lafı dilimin ucuna geldi ama tuttum tabii ki. O reyonda tahminen 200 ila 300 arası gergedan oyuncağı vardı. Belki Rana daha önce bir tanesiyle fark tespit etmiş de ya beni test ediyorsa diye korktum ve tek tek bakmaya başladım.

Gözlerimin durumu zaten pek parlak değil. Bu kadar gergedan karşılaştırmasından sonra her şeyi dört olarak görmeye başladım.

Sonunda dayanamadım ve bütün riski alarak, gerekirse alışveriş yolunda şehit bile olabilirdim. Artık karşımda dört kişi olarak görmekte olduğum Rana'lara (Bu da bende ayrı bir ruhsal bunalıma neden oldu) 'Hepsi aynı, haydi çıkalım buradan diye haykırdım' ve gergedanı kasalara doğru fırlattım.

Rana'lar bu öfke patlamama ses çıkarmadılar. Çünkü büyük ihtimalle cinnet getirmenin eşiğinde olduğumu görmüşlerdi. Şimdi dört gergedanımız ile eve geldik ve ben daha yeni yeni rahatlamaya başladım.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3