Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Rana beni bıraktı

Kimbilir bazı erkeklerin evlilik hayatı ne kadar olaysız, rutin ve sakindir. İnanınız bu şanslı insanların yaşadığını sandığım hayatı genelde çok özlüyorum.

Bu insanlar sabah uyandıkları zaman eminim ki tekrar yatma vakti gelinceye kadar gün içinde yaşanabileceklerin ne zaman ve kaçta olacağını bile önceden tahmin edip plan yapabilir ve onların karıları büyük ihtimalle absürd sürprizler yapmaz.

O kafada kurulan gündelik yaşam da aynen yaşanır ve tekrar yatma vakti gelir.

Ben ise her sabah uyanır uyanmaz 'Acaba bugün başıma neler gelecek?' diye düşünüyorum. Genelde bu düşündüğüm şey gelmez başıma yani yanılırım. Ondan çok daha farklı, sürpriz ve düşündüğümden daha büyük bir şey mutlaka başıma geliyor. Ve bunların her birisinin nedeni Rana oluyor. Ben rutin yaşamımda gün boyunca sürekli tedirgin yaşıyorum. Hep gardımı almış olarak dolaşmak zorundayım. Gardımı biraz düşürürsem, bir an rahatlasam muhakkak Rana'dan sıkı bir kroşe yiyorum.

Nakavtla sonuçlanan son kroşe ise 2 gün önce geldi.

Taşınacağımız bir ev arıyoruz. Bu genelde ailelerin mutlulukla yaptığı, karı-kocanın güzel duyguları paylaştıkları bir şey olmalı değil mi? Çünkü sonuçta ailenize yeni bir yuva seçiyorsunuz

Ama Rana'nın kocası olursanız hayat böyle gelişmiyor.

2 katlı bir evi dolaşıyorduk. Rana profesyonel bir ev eleştirmeni olduğundan gördüğü hiçbir evi beğenmez ve evler konusunda çözülmesi mümkün olmayan problemleri vardır. Bu problemler her gün değişiyor ve sayıları artıyor.

Örneğin; en son iki köpeğimizi evin içine almaya karar verdi. Şimdi bazı köpekler vardır cebinize sığacak boydadır. Onları isterseniz eve alırsınız isterseniz de dolabın çekmecesine bile koyarsınız, yine de sorun olmaz.

Ama bizim köpekler Kangal cinsi. Ve iki Kangal bir evin içine sokulduğu zaman o ev anında onda biri düzeyine küçülmüş gibi geliyor size.

İngiltere Kraliçesi olsanız ve eviniz Buckingham Sarayı olsa da iki Kangal köpeğini içeriye sokarsanız o saray anında gecekondu gibi gelecektir size.

Kangalların da rahat hareket edeceği türde bir ev aradığı için hiçbir ev ona yeterince büyük gelmeyebiliyor.

Rana köpekleri bahçeye salacağı yerde evin boyutunu büyütmeyi tercih ettiğinden onunla ev aramak bende aşırı stres yapıyor. Bacak kasımda gerilme var. Soğuk ve gerginlik bunu çok artırıyor. Şu anda bacağımın neredeyse hareket etmez halde olmasının nedeni soğuk hava değil, buna eminim.

Şimdi durum böyle olduğundan, evlerin içinde dolaşırken Rana'dan hep uzak durmaya çalışırım. O bodruma bakarken ben çatı katını incelerim. O çatıya gelince de hemen bodruma inerim.

2 gün önce de böyle yaptım. Görmeye gittiğimiz evi gezerken, Rana sürekli evin küçüklüğünden şikâyet eden sesiyle bodrum katına gelir gelmez, ben çatı katına çıktım. Orada çok ciddi incelemeler yapıyormuş gibi davranarak, ileride bana fikrim sorulur ise -ki sorulmaz- mantıki gelebilecek cevaplar oluşturmaya çalışırım. Rana girdiğim evi gerçekten görüp görmediğimi sınamak için çok soru sorar bana. Çünkü geçmişte bir dakika önce çıkmış olduğum ev hakkında tek bir şey bile hatırlamadığım olmuştur. Eskiden gerçekten bakmazdım. Şimdi korkudan bakıyorum biraz...

O gün de çatı katında sürpriz sorulara karşı hazırlık yapmaktayken aniden aşağıda bir kapının kapandığını duydum. Biraz daha kulak kabarttım. Artık Rana'nın sesi evde duyulmuyordu.

Bunun olabilmesi için ya onu birisinin boğup öldürmüş olması ya da evden gitmiş olması gerekiyordu. üçüncü alternatif katiyen yok.

Hemen aşağıya indim. İkinci alternatif olmuştu. Şimdi bu çoğunuza şanslı ve iyi bir gelişme olarak gelebilir. Çünkü 'Bir insan boğulmamış, ne güzel' diye düşünebilirsiniz ama ben öyle düşünemedim. Rana işini bitirmiş ve emlakçıları da alıp evden çıkmış ve onlar da kapıyı kilitlemişler. Boş evde tek başıma kaldım. Orada yıllar sonra iskeletimin bulunacağı gibi şeyler kurdum, birçok panik atakları yaşadım.

Rana sonradan hatırlamayabilir beni. 'Benim bir kocam vardı, sahi ya nerede o?' diye de sormayabilir.

Elimde olmadan haykırdım; 'Beni bıraktınız, imdat kurtarın' diye. Sonra biraz sakin düşünmeye çalıştım ve cep telefonuma sarıldım. Rana'nın cep telefonu meşguldü. Büyük ihtimalle son gördüğü evin ne kadar küçük olduğunu birilerine anlatıyordu.

Emlakçı arkadaşı aradım. 'Serdar Bey, neredesiniz siz?' dedi. Olanı anlatınca da 'Biz siz dışarıya çıktınız sanıp, kapıyı kilitledik gidiyorduk' dedi.

Geldiler, kapıyı açtılar ve ben dışarıya çıkar çıkmaz ilk olarak arabada telefonla konuşmakta olan olan Rana'nın çok sakin biçimde sigara içmekte olduğunu gördüm. Ve onu boğmanın beni aslında çok sakinleştirebileceğini o an derinden hissettim.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3