AKŞAM | GUNCEL | 10 OCAK 2009, CUMARTESİ
Diyarbakır'da 5 polisin şehit olduğu, 25 kişinin de yaralandığı eylemi gerçekleştiren teröristin üsteğmen Gencer'i de şehit ettiği ortaya çıktı
Diyarbakır'da 8 Ekim 2008'de 4 polis memuru ile 1 teknisyen yardımcısının şehit edildiği, 25 kişinin de yaralandığı eylemi planlayan ve gerçekleştiren teröristin Bingöl'de Piyade Üsteğmen Serkan Gencer'i de şehit ettiği ortaya çıktı.
Hakkında 13 ağırlaştırılmış müebbet istenen ve etkin pişmanlıktan yararlandıktan sonra tahliye olan ve 2003 yılında yeniden terör örgütü PKK'ya katılan 'Özgür' kod adlı R.B. verdiği ifadede bu saldırıları planlayan ve gerçekleştirenin 'Reber' kod adlı Mehmet Şah Yıldeniz olduğunu söyledi.
R.B., 17 Temmuz 2008 tarihinde Bingöl'ün Genç İlçesi Sekamerk yaylasında, Piyade Üsteğmen Serkan Gencer'in şehit düştüğü çatışmayı detaylarıyla anlattı. Terör örgütünün Bingöl bölgesinde faaliyet yürüten 10 kişilik bir grup bulunduğunu ve 'Akdağ Grubu'' adının verildiğini söyleyen R.B., grup liderliğini de Mehmet Şah Yıldeniz'in yaptığını kaydetti. R.B., itiraflarında şunları söyledi: 'Güvenlik güçlerine pusu atan grubun lideri 'Reber' kod adlı örgüt üyesiydi. Grupta, 'Reber' haricinde 1'i kadın 3 örgüt üyesi bulunuyordu. Bunlar, güvenlik güçlerine pusu kurdular. Askerler bu şahısları fark edince çatışma çıktı. Çatışmada 'Avaşin' kod adlı kadın örgüt üyesi öldü. 'Cahit' kod adlı örgüt üyesi ise ağır yaralandı. 'Rezzan' ve 'Reber' kod adlı örgüt üyeleri, yaralıyı çatışma bölgesinden uzaklaştırmaya çalıştı. Bu esnada, 'Cahit' elindeki el bombasını patlatarak intihar etti. Bu saldırıyı planlayan grubun lideri, 'Reber' kod adlı örgüt üyesidir.''
Ticari taksiyle eylem
TERÖR örgütü sanığı R.B., Temmuz 2008'de Bingöl Asayiş Ekipleri Amirliği binasına yönelik gerçekleştirilen eylemi ise şöyle anlattı: 4 örgüt üyesiyle birlikte yolda bir süre bekledik, ancak hiçbir araç geçmedi. Bir motosikletliyi durdurduk. Ondan ticari taksi çağırmasını istedik. O da telefonla taksi çağırdı. Gelen taksiyi gasp edip, eylem yapacağımız bölgeye gittik. İçerisinde C-4 patlayıcı bulunan çantayı alarak, 'Dicle' kod adlı kadın örgüt üyesiyle polis merkezinden içeri girdik. Kapıdaki polis bize, 'Buyurun ne istiyorsunuz?' dedi. Biz de, 'Bir adres soracaktık' dedik. Polisin bir anlık boşluğundan yararlanarak, içerisinde patlayıcı olan çantayı merkezin içine attık. Daha sonra polis memuruna ateş etmeye başladık. Polisin karşı koyması üzerine çatışma çıktı. Biz oradan kaçtık. Ben yaralandım.
Sığındığım bir evin bahçesinde yakalandım.''