AKŞAM | GUNCEL | 12 OCAK 2009, PAZARTESİ

Doğurur doğurmaz ise döndü, feministler ayağa kalktı

Fransa Adalet Bakanı Dati'nin doğumdan sadece 5 gün sonra işbaşı yapması kadınları ayağa kaldırdı. Kadın haklarının artması için uğraşan feministler, Dati'yi erkek egemen topluma ayak uydurmakla ve kadınları yüzüstü bırakmakla suçluyor


Fransa Adalet Bakanı Rachida Dati, ülkenin bir numaralı gündemi... Evlilikdışı kız bebek dünyaya getiren Dati, babanın kim olduğunu da henüz açıklamadı. Muhafazakar kesim, böyle bir bakanın kabinede olmasına karşı. Fransız basını ise baba-toto oynuyor, her gün farklı isimler yazıyor.
Ancak, Dati'ye kızanlar sadece sağcı kesim değil. Feministler de Dati'nin parasını kullanarak doğumdan sadece 5 gün sonra işbaşı yapmasını eleştiriyor. Kadın haklarını artırmak için uğraşanlar, Dati'yi neredeyse hain ilan etti. Avrupa Kadın Lobisi Yönetim Kurulu Üyesi Selma Acuner, Fransa'daki öfkeyi anlattı...

Feministler Dati'ye neden kızdı?

Dati, kişisel tercihini kullanarak işine erken dönebilir, çünkü parası var! Ancak, herkesin bakıcı tutacak parası yok. Fransız feministler de, 'Bu konuyu çözmeye, yani kurumsallaştırmaya çalışıyoruz. Bakan olarak yanlış bir rol model oluşturuyorsun, işimizi zorlaştırıyorsun' diyor.

Sorun nasıl çözülebilir?

Türkiye'de sadece devletin kaynakları yetmez. Devlet, yerel yönetim, özel
sektör ve ebeveyn el ele vermeli. Hükümet diyecek ki; gelin bakalım yerel yönetimler, özel sektör, anne-babalar, ortak bir fon oluşturalım, herkes kendi payını ödesin. Finlandiya'da böyle yapılıyor. Belli bir gelir düzeyinin altındakilerden hiç para alınmıyor. Diğerlerinden kazancına göre katkı payı alınıyor. 

DATİ KURUMSALLAŞMA ÇABALARINI BALTALADI

Kadın-erkek eşitliğinde konunun çözümü çocuk bakım hizmetlerinin kurumsallaşmasında, biraz açar mısınız?

Avrupa Birliği yolunda bağlayıcı direktifler var. Kadın-erkek eşitliği konusunda da 13'e yakın direktif bulunuyor. Ancak genel bakım hizmetleri hakkında bir direktif bir türlü çıkarılamıyor. Çünkü çocuk bakımı kadınların kamusal alana ve iş yaşamına katılmasının önündeki en büyük siyasi engel.

Neden siyasi?

Sorun kurumsal bir yapıda çözülmezse kadının iş yaşamına katılması mümkün değil. Türkiye'nin de en büyük problemi bence bu. Çözüm için hem insan hem de büyük para kaynağına ihtiyaç var. Bu yüzden AB de, herkes kendi ülkesi düzeyinde bakım hizmetlerini kurumsallaştırsın, resmileştirsin istiyor. İşte tam bunlar yapılırken, bir bakanın çıkıp aksine hareket etmiş olması tepkiye neden oluyor.

Devlet sırtından büyük bir yükü attı

Yeni Sosyal Güvenlik Yasası işverenin kreş açma yükümlülüğünü kaldırdı!..

Evet. 2006'dan beri buna yönelik bir çalışma vardı zaten. 'İşveren gerekmediği takdirde misafirhane, çocuk yuvaları, kreşlerini tamir etmez, yenisini açmaz' deniyordu. Kadın milletvekillerinden hiçbiri sesini çıkarmadı.
Kaynak dağıtmayı göze alamıyorlar mı?

Ciddi bir konu çünkü. Bir havuzdan alıp öteki havuza atacaksın. Suçu sadece AKP'ye yükleyemeyiz, öncekiler de hiçbir şey yapmadı. Devlet, çocuk ve yaşlı bakımını kadına yıkarak büyük bir kazanç sağlıyor. Gayri safi milli hasılaya böylece büyük bir para girmiş oluyor ama bunun karşılığında kadın ücret alamıyor! Dati gibi zengin olan kadınlar yırtıyor, nitelikli, potansiyeli olan genç kadınlar kapasitesini kullanamıyor,. Bu kadınların da sosyalleşmesi gerekmiyor mu? Demokrasinin gereği budur.

ZUHAL ŞEKER - Ülker Kurumsal İletişim Direktörü İster istemez işe dönüyorsun

KADINLARIN doğumdan önce ve sonra 8'er hafta olmak üzere 16 hafta yasal izinleri bulunuyor. İsterlerse doğumdan önceki hakkını, doğumdan sonraya bırakabiliyor. İzinini sonuna kadar kullananlar çoğunlukta. Ancak, özellikle üst düzey yöneticiler hepsini kullanmıyor. Bunlardan biri de Ülker Kurumsal İletişim Direktörü Zuhal Şeker... Doğumdan 20 gün sonra işbaşı yapan Şeker, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:  

Elbette her kadının yasal doğum izni olmalı ama ne kadar kullanacağına kendisi durum ve şartlara göre karar vermeli. Ben hemen işe başladım. Bir süre evde iş toplantıları yaptım, sonra işe geldim. İster istemez işe dönüyorsun, tercih meselesi. Örneğin yanımda çalışan bir yardımcım iznini sonuna kadar kullandı, ben de kendisini destekledim.

Bazı kadınlar var, bir yıl gelmese de beklersin

Turgut Yıldız (TNT Türkiye Genel Müdürü) Kadının hamilelik ve doğum olayının işverenin gözünde bir handikap olduğu doğru. Ama bazı kadınlar vardır ki, yerlerini asla dolduramazsınız. O kadın değil doğum iznine ayrılmak, bir yıl gelmese yine beklenir.

Saffet Karpat (P&G Genel Müdürü):
Yönetim kurulundaki 15 yöneticiden 8'ini kadınlar oluşturuyor. Bir erkek olarak kadın hakları için savaşamam. Ama profesyonel bir yönetici olarak, şirketimde çalışan kadın ve erkeklerinhaklarını korurum.

Seda KAYA GÜLER

 

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3