AKŞAM | PAZAR | 11 OCAK 2009, PAZAR

İstanbul'un fethini çizimleriyle kitaplaştırıyor

İstanbul'un fethi, bir illüstrasyon kitabı haline getiriliyor. Hat eğitimi almış olan çizer Hakan Çağlar, halen üzerinde çalıştığı bu kitabın illüstrasyonlarını ileride birer doküman olarak kullanılacak şekilde tasarlıyor ve çiziyor.


Tarih, sanatın en çok ilgi gösterdiği ve yararlandığı bilim dallarından biri. Bir zamanlar insanoğlunun yaşadığı her olay sinemada, edebiyatta ya da müzikte bir şekilde yer buluyor. Çizgi dünyası da son yıllarda tarihsel olaylara ve geçmişe daha fazla ilgi göstermeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Karl Marks'ın 'Kapital'inin çizgi roman olarak yayınlanması, Kral Arthur hikayelerinin çok okunan çizgi romanlarda yer bulması, Art Spiegelman'ın çizdiği Maus'un Pulitzer Ödülü alarak Yahudi soykırımını en iyi anlatan dokümanlardan biri olarak nitelendirilmesi bunun en önemli örnekleri arasında. Türkiye'de ise henüz tarih, tüm detaylarıyla çizim dünyasına yaklaşmış sayılmaz. İşte çizer Hakan Çağlar'ın yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştığı projesi ülkemizdeki bu eksikliği giderecek nitelikte.
Üniversitede hat sanatı eğitimi alan Çağlar, İstanbul'un fethini bir illüstrasyon kitabı haline getiriyor. Çizer, kitabının doküman olarak da kullanılabilen ayrıntılı bir kaynak olabilmesi için de çizgi roman yerine illüstrasyon kitabı olarak tasarlamış. Çizerliğinin yanı sıra müzikten sinemaya pek çok farklı sanat dalında ürünler veren Çağlar'la İstanbul'un fethini anlatmayı planladığı kitabını konuştuk.

Çizim yapmaya nasıl başladınız?

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türkiye Sanatları Bölümü'nde hat eğitimi aldım. Çizimi ve tarihi bir arada değerlendirmem biraz da okulda aldığım bu eğitimle ilgili. Ama okul bittikten sonra sektörel olarak çizimle ilgili bir çalışma yapmadım. Müzisyen olarak çalıştım, sinema filmlerinde dekorlar yaptım, sanat gruplarında çalıştım.

FETİH, İYİ BİR SENARYO

İstanbul'un fethini çizimlerle kitaplaştırmaya nasıl karar verdiniz?
Hikayesini çok beğeniyorum. Senaryo olarak değerlendirdiğinizde de çok iyi bir hikaye olduğunu düşünüyorum.

Böyle bir kitabı hazırlamak için ne gibi bir çalışma yaptınız?
Detaylara çok önem verdiğim için kapsamlı bir hazırlık yaptım. Konuyla ilgili pek çok kitap okudum. Bu kitaplar arasında en çok yararlandığım Hasan Kazankaya'ın kitabıydı. Kazankaya, 'Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un Fethi ve Fethin Karanlık Noktaları' adlı kitabında fethe resmi tarihin dışında başka bir çerçeveden bakıyor. Kendisi sinemayla da ilgilendiği için hikayenin senaryo potansiyelini kitabında çok iyi değerlendirdiğini düşünüyorum.  

Çizgi roman dünyasında son günlerde neredeyse doküman olarak kullanılabilecek çalışmalar yapılıyor. Bunu bir çizgi roman haline getirmeyi düşünmüyor musunuz?
Bu hikayede çizgi roman formunun dışına taşıyorum biraz. Çizimler ve detayları konusunda daha dokümanter bir çalışma yapıyorum. O zamanın giysileri, kostümleri, anlatılan mekanların iç ve dış mimarisini çok iyi araştırdım. Bunları her yönüyle anlatmak istiyorum illüstrasyonlarda. Bu çalışmanın ileride doküman olarak kullanılmasını istiyorum. Bu yüzden çizgi roman haline getireceğimi pek sanmıyorum. İstanbul'un fethi dünyada ve bu topraklarda bir devrin kapanışını sağlayan bir olay. 'Troya', 'Cennetin Krallığı' gibi dönem filmlerinde kullanılan görkemi ben de illüstrasyonlarımda kullanmak istiyorum. Çünkü, Osmanlı Ordusu dönemin en görkemli, şaşaalı ordularından biri; asker kıyafetlerinden kullandıkları araç gereçlere kadar. Görsel olarak insanların gözü doysun istiyorum.

Peki, özellikle bu dönemi anlatmak istemenizin belirli bir sebebi var mı? Kurtuluş Savaşı da iyi bir hikayedir çizimle anlatılmak istendiğinde.
Bunda galiba aldığım eğitimin payı var. Osmanlıca öğrendim, hat sanatı eğitimi aldım. O dönemleri iyi biliyorum. Ama altını çizmek istediğim en önemli şey, bu projeye belirli bir döneme ya da fikre hayranlık duyduğum için başlamamış olduğum. Dönemin tarihsel yanı beni ilgilendiriyor. Politik yanıyla ilgilenmiyorum. Böyle değerlendirilmesini istemediğim için projeyi biraz da ağırdan alıyorum aslında. Böyle bir şeyi sömüren bir insan olarak görülmek istemiyorum. Sadece döneme yakınlığım nedeniyle bu konuyu işliyorum.

A.R.O.G'un taş devri eşyalarını yaptık
Siz sinema sektöründe de çalışıyorsunuz. Hatta Cem Yılmaz'ın A.R.O.G'un da sanat grubunda yer alıyorsunuz...
Evet. Çok yetenekli insanlardan oluşan bir ekibin içinde çalışıyorum. Üç boyutlu, gerçeğinin bire bir aynısı olan kılıçlar, kalkanlar, eski dönemlere ait materyaller yaratıyoruz.

A.R.O.G için ekibiniz neler tasarladı?
A.R.O.G'da şapkalar, baltalar, bıçak, mızrak yani yontma taş devrine ait hemen hemen her şeyi biz yarattık.

Cem Yılmaz'ın hayal dünyasını gerçeğe dönüştürdünüz yani...
Evet, öyle de denebilir. Mağara bile yaptık film için. Daha önce reklam filmleri için de Cem Yılmaz'la çalışmıştık zaten ekip olarak.


ÖZLEM KÖYOĞLU

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3