AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-01-12
Leverkusen'i ülke ve Galatasaray olarak unutmamız mümkün değil. Almanya'da Galatasaray'ı mağlup ederek UEFA Kupası dışında bıraktığını hep beraber hatırlıyoruz, hem de farklı yenilerek elenmiştik..
Dün akşam da sahada ne yaptığını bilen, fevkalade ayağa pas oynayan, defanstan çok çabuk kontratağa çıkan bir Leverkusen vardı. Ha; 'Leverkusen vardı da Galatasaray'ın gençleri neredeydi' diye sorarsanız, şimdi onu konuşalım...
Sol bek Volkan hiçbir şey yapmadı, onu sahada yalnız uzun taç atarken gördüm. Defansın ortasında oynayan Emre çabuk sakatlandı, yerine Hakan Balta girdi. Girdi de ne oldu, ilk dakikadan beri göbekten yarılan ve ilk iki golü böyle hatalardan yiyen Galatasaray, bu yanlışını düzeltemedi. Zira Meira da yanında oynayan ne Emre'ye ne de Hakan Balta'ya yardım edemedi.
Mehmet Güven orta sahanın göbeğinde oynadı. Skibbe, onu herhalde deniyor. Ama orada oynaması çok zor. Neden mi, zira çok ağır. Müdahalelerde rakibe çok şans tanıdı dün akşam.
Barış'a bir havalar gelmiş, karşısında Alman takımı var diye mi; bilemem. Sahada rakibe çok horozlandı. Yapma be Barış... Gelelim Aydın'a... O, benim çok beğendiğim bir futbolcudur. Ama futbolundan ziyade onun saçları çok uzamış, futbolu yerinde sayıyor... Galatasaray'da böyle oynaması imkansız...
Gelelim Nonda'ya.. Penaltı kaçar, ona bir şey demiyorum. Ama Nonda dün akşam sahada yalnız dolaştı. Zaten ikinci 45 dakikada da oyunda yoktu.
Serkan çabuk ama o kadar... Devamlı oynama şansı bulur mu önemli olan o...
Bayer Leverkusen'de iyi oyuncular var.. Brezilyalı Agusto ve ilk golü atan Barnetta... Helmes'in pasını öyle güzel kullandı ki... İşin gerçeği şu; Leverkusen iyi bir Avrupa takımı olarak iyi bir futbol dersi verdi, bizim gençlerden kurulu Galatasaray'ımız da bizlerle beraber seyretti.