Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Parti ‘bölen’ demektir; parti ‘ayıran’ demektir...

AK Parti ‘Alevi açılımı’ ve benzeri çıkışlarıyla, CHP de ‘türban-çarşaf açılımı’ ile Türkiye’de siyasi alanı normalleştirdi. Laikleştirdi.

Öte yandan, etnik siyasete karşı takındıkları ortak tutum da bu partileri birbirine daha çok yaklaştırdı.

Ama her iki parti ‘laiklik’ ve ‘vatandaşlık kavrayışı’ konusunda alkışlanacak hareketler yaparken, bir alanı ihmal ettiler.

Parti, ‘bölen’ demek...

Parti, ‘ayıran’ demek...

Kelime anlamı bile bu!

Siyasal partiler rejimin korunması ve ülkenin birliğini tesis etmekte fonksiyon gösterirken, aynı zamanda ‘siyasal doktrinler’ alanında ayrışmak, seçmeni ayrıştırmak zorunda.

Dolayısıyla...

Bugüne kadar laiklik ve etnik kimlikler konusunda siyaset yapan, yani kolay bir alanda faaliyet gösteren bu iki parti şimdi gerçekle yüzleşmek durumunda.

2009 yılı ile birlikte, CHP ve AK Parti, laik-antilaik ve Türk-Kürt gerilim hatları dışında gerçek anlamıyla siyaset üretmek zorunda kalacak.

Bu da her iki parti için ideolojik kökenlerine geri dönme ve onları hatalarını tashih ederek yeniden üretmek anlamına geliyor.

Partilerin içinde entelektüellerin fonksiyonlarının artacağını söyleyebiliriz.


* * *


Yaklaşan ekonomik kriz ve Türkiye’nin de bigane kalamayacağı bir Ortadoğu Savaşı tehdidi altında, bunu becerebilen iktidar olacaktır.

Yok eğer beceremez ve yalnızca siyasal alanın laikleşmesi ve millileşmesine katkıda bulunmakla kifayet ederlerse...

Denkleme siyasal doktrini güçlü ve bu doktrini ekonomi politikaları ile tahkim etmiş bir üçüncü partinin girmesi muhtemeldir.

Bu parti, hızlı bir ‘entelektüel bir rönesans’ üretebilirse, örneğin MHP olabileceği gibi, yeni neş’et edecek bir parti de olabilir.

Ancak tehlike şudur ki:

Bu parti, MHP gibi milli birliği savunan bir parti olabileceği gibi, milli birliği ayrıştırıcı etkileri olabilecek bir parti de olabilir.

Dolayısıyla, AK Parti CHP diyalektiğinde taraflardan en az biri behemehal SİYASAL DOKTRİNE DÖNÜŞEBİLECEK EKONOMİK POLİTİKALAR üretmezse...

Uzun vadede ‘AK PARTİ - CHP KOALİSYONU’ bile ihtimal dahilindedir.

Ancak, tercih edilen AK Parti-CHP diyalektiğinin iktidar-muhalefet ekseninde sürmesidir.

Dolayısıyla...

Bu iki partinin siyaset alanını laikleştirmeleri ve vatandaşlık kavrayışını güçlendirmeleri nasıl milli vazifeleriyse...

Bugün de ‘siyasal doktrinleri’ni ekonomi politikalarıyla ayrıştırmaları da milli vazifeleridir.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3