AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-01-14
Türk hükümeti de, öteden beri İsrail ile Hamas arasında bir barış tesis etmeye uğraşıyor.
Ama İsrail ile Hamas savaştığı için; barış İsrail ile Hamas arasında tesis edilecek diye bir kural yok.
Hamas, 'İsrail savaştıkça, biz kazanırız,' diyor.
İsrail'e Hamas tarafından
fırlatılan füzelerin esbabı anlaşılır oluyor.
Arafat'ın yalıtılması sürecinde başlayan Hamas yükselişi ve kurumsallaşması, El Fetih'i denklemin dışına doğru itmişti.
Halbuki, El Fetih liderliğiyle İsrail ile neredeyse barış aşamasına gelinmişti, diye biliyorduk.
Fetih ile İsrail uzlaşma eğilimindeydi. Bu bir Filistin Devleti'nin de tesisini sağlayabilirdi. Çünkü örneğin Arafat da, en azından teorik olarak İsrail Devleti'ni tanımayı düşünüyordu.
Tam bu noktada Fetih ile Hamas arasında (Yani Filistin Devleti'ni kurmaya aday iradeler arasında) kanlı bir savaş baş gösterdi.
Bu savaşta Filistinliler, birbirleriyle, belki de İsrail ile savaşmadıkları kadar sert çarpıştılar.
Kazanan Hamas oldu.
Şimdi Hamas, İsrail'i savaş koşulunda tutan unsur olarak, er ya da geç barış söz konusu olduğu zaman muhatabın kendisi olmasını zorunlu kılmaya çalışıyor.
Oysa, gerçeklik bize, Amerika ve İsrail'in terörist listesinde bulunan figürlerle resmi olarak masaya oturma ihtimalinin çok düşük olduğunu söylüyor.
Öte yandan, Hamas'ın diplomatik müzakere yeteneği, örneğin MIT mezunu Arafat ekibine kıyasla, neredeyse yok hükmünde...
Bu savaş, Fetih diplomasisine talep oluşturup, Hamas ile Fetih arasında bir uzlaşma da sağlayabilir.
Öyleyse...
İsrail, Hamas ile savaşıp, Fetih ile barışabilir.
Türkiye ise, Hamas'ın ya da Fetih'in değil, Filistin halkının yanında olduğunu daha anlaşılır bir dille ifade etmeli, diye düşünüyorum.
Türkiye'nin önceliği, Filistinlilerin can güvenliğini korumak olmalıdır.
Aksi takdirde, savaş sürecinin ayrıntılarına hakim olamadığı gibi, barışta da inisiyatif gösterme şansı kalmayabilir.
Şimdi söylem düzeyinde sürece en üst seviyede müdahil olan Türkiye, İslam Dünyası'nın kayıtsızlığından da şikayet ediyor.
Ama İslam dünyası sürece doğrudan müdahil olduğunda, bu müdahale, pekala Hamas'ın yalnızlaştırılması veya Fetih ile barıştırılarak dönüştürülmesi veya Filistinliler için başka bir temsil iradesi aranması şeklinde de tezahür edebilir.