Enver AYSEVER tarafından Hüsamettin Cindoruk ile yapılan röportaj

AKÅžAM 04 OCAK 2009, PAZAR

Cindoruk'un tespitleri siyaseti karıştıracak

Yoldayken...
Bir söyleÅŸimizde 'Ben sağın en solundayım' demiÅŸti Cindoruk. Karlı 31 Aralık günü, rengarenk İstiklal Caddesi'nde ilerlerken bunu düÅŸündüm. İdeolojik partilerin genellikle marjinal kaldığı demokrasi tarihimizde bir ilk olmuÅŸ ve düzen en büyük muhalifini iktidar yapmıştı. Ve elbet cumhuriyetin yarattığı tüm bireyler kaygılı ve yüksek perdeden konuÅŸuyorlardı...
Zinde, güleryüzlü bir adam Hüsamettin Cindoruk. Söylemi keskin ama ÅŸakacılığıyla aklımızda kalacak. GeniÅŸ bir çalışma bürosunda söyleÅŸtik. GördüÄŸüm kitaplar siyaset, anı, hukuk üstüneydi. Klasik tarzda dekore edilmiÅŸ, düzenli, sıcak bir ortam yaratmıştı deneyimli siyaset adamı...
Çelebi bakışları güven veriyor doÄŸrusu. Sanki ikinci adam olmak özel tercihiymiÅŸ gibi. Elde olmadan sordum kendime: Bugün akil kiÅŸi ararken, niçin Cindoruk gibilerinden yararlanmaz düzen?
Askeri müdahalelerden söz açtığımızda sahici bir kaygı duyduÄŸunu gördüm Cindoruk'un. Bunu anlamlı buluyorum. Devleti bilen, tanıyan birinden bunu duymak dikkate deÄŸer... Açılım açılım dediklerimiz, acaba izinli olanlar mı?
Demirel, Ozal'da yanıldı Ciller benim hatam
Türkiye'de Cumhuriyetçi ve anti-Cumhuriyetçiler gibi bir cephe oluÅŸtu...  - Eskiden farklılaÅŸma sol ve saÄŸ üzerindeydi, ÅŸimdi Cumhuriyete ve Cumhuriyetin bazı deÄŸerlerine karşıtlık ikilemi üzerine kurulu. Türkiye'nin son yıllardaki ikilemi ideolojik olmaktan çıktı, teolojiye dayalı tariflerin etrafında dönmeye baÅŸladı. Anadolu'da Cumhuriyetçi gelenek ve deÄŸerlere baskı var. AKP'nin siyaset yapma hakkına hep saygı duymuÅŸumdur. Bir muhafazakar partinin olması Türkiye'de siyaseti zenginleÅŸtirir. Bütün sıkıntı AKP'nin iktidara geldikten sonra temeli Osmanlı'dan gelen dinci hareketi zorla yerleÅŸtirmek istemesidir.
AKP Milli GörüÅŸ'ten kopmadı mı?
- Bunu söylemeleri mümkün deÄŸil. Reddetmeleri konjönktür icabıdır. Milli GörüÅŸ'ün temeli yurtdışındadır. AKP dinci bir partidir.
50'DEN SONRA HALK ÇIKTI
 Sizin ya da mesai arkadaÅŸlarınızın bugüne gelinmesinde kusuru yok mu?
- Cumhuriyetçilerin sıkıntısı 1950 seçimlerinden sonra baÅŸlamıştır. 50 seçimlerinden sonra halkın talepleri çıktı. Halkın yaÅŸam biçimi Türkiye'de kim ne derse desin bir Müslüman yaÅŸam biçimi.
 Bunu cumhuriyet adına bir kayıp mı sayarsınız, bir kazanç mı?
- Cumhuriyet duraÄŸan bir rejim deÄŸil, dinamizmi var. Anadolu'daki halklar bir müddet sonra hak ve özgürlüklerini elde edince taleplerde bulunmaya baÅŸladılar. Bunun en basit misali ezan meselesidir.
LAİKLİKLE İSLAM ÇATIÅžIR
 Azınlıklar gönderilmeseydi daha demokrat, laik olur muyduk?
- Türkiye'de yeterince Süryani, Ermeni, Musevi vatandaşımız var ama onların direnci yetmez. ÇoÄŸunluÄŸu Müslüman olan insanların laikliÄŸi benimsemesi gerekir. Laiklikle Müslümanlığın çatıştığı da doÄŸru! 
Orayı bir açın isterseniz...
- ErdoÄŸan'ın sıklıkla söylediÄŸi 'Devletler laik olabilir ama bireyler laik olamaz' esprisinde bu var. EÄŸer laikliÄŸi, bireyi temsil eden bir olgu olarak görüyorsanız ErdoÄŸan haklı.
 ErdoÄŸan laikliÄŸe inanıyor mu sizce?
- Hayır. Zaten söylüyor bunu.
 Demokrasiye inanıyor mu?
- Bir demokrasi çizgisi çizmiÅŸ, ona inanıyor. Ama o çizgi içerisinde telaffuz ettiÄŸi önemli bir ibare var; ılımlı İslam. Bu aslında koyu bir dincinin laiklik ve cumhuriyetle birleÅŸmesi için bir formül.
 ErdoÄŸan koyu dinci mi?
Elbette! İmam hatip mezunu. Batı'da ruhban bir baÅŸbakan yok ama Türkiye'de imam bir baÅŸbakan var. Ayıplamak da zor! Din disipliniyle yetiÅŸmiÅŸ bir kiÅŸinin siyasette bu kadar açılım yapması bile takdire deÄŸer.
 AB ölçütlerine saygı gösterebilir mi?
- Gösteremez. AB de ona saygı göstermiyor. Sayın ErdoÄŸan, Sayın Gül ve Sayın Babacan'ın eÅŸleri türbanlı. Avrupa'nın hukuk ölçüsüne göre türban bir propaganda vasıtası. Papalık'tan, Haçlı Seferleri'nden canı yanmış Avrupa, Türkiye'nin içine girerek, İslam propagandası yapmasına hem de üst düzey görevlilerinin eÅŸleriyle yapmasına razı gelmez.
 Gül de mi aynıdır?
- Tabii. Sayın ErdoÄŸan'la beraber siyaset yapmadım ama Gül'le yaptım. 1991-1995 arası ben Meclis BaÅŸkanlığı yaparken Gül Parlamento'daydı. Laiklik karşıtı çok önemli konuÅŸmalar yapmıştır.
 Gül sizin cumhurbaÅŸkanınız olabildi mi?
- Hayır. Benim tarifime uymuyor. Ben 10 cumhurbaÅŸkanıyla da yaÅŸadım. Üçüyle çok yakındım. Biri Bayar, biri Özal, biri Demirel.
 Sizin içinde bulunduÄŸunuz siyasi hareketin tarikat, cemaat iliÅŸkileri nasıldı?
- Biz bu iÅŸin içine girmedik. Demirel de girmedi. Bizde tarikat iliÅŸkisi yoktur.
 ANAP dönemi için ne diyorsunuz?
- Özal devleti bilen bir adam. Devletin bölünebileceÄŸini bilmek için; halkı bölmenin yeterli olacağını bilir. Özal bunu bildiÄŸi için siyasetin içine tarikatçılığı, dinciliÄŸi getirmedi, belli ölçülerde tuttu. Bir de tabii onun avantajı eÅŸiydi, çocuklarıydı. Onların laik hayat tarzları onu daha muktedir tuttu. Ilımlı İslam gibi sözler söylemedi. Uygulamadı.
 Demirel'le iliÅŸkileri nasıldı?
- Demirel, Özal'ı kendine çok yakın buluyordu. Ona çok baÄŸlı görüyordu. Demirel'in tarihi yanılgısı Özal'ı müsteÅŸar yapmasıdır. Kendi rakibini, talebelerinden birisini buraya getirerek ihtilale bir hediyede bulundu.
ÇİLLER SİYASETÇİ DEĞİL
 Ä°htilalden sonraki yanılgısı neydi peki? Tansu Çiller mi?
- O yanılgı bana aittir. Aday olmaktan çekildiÄŸim için.
 Biraz açar mısınız?
- Geldi geçti. Bence çok da etkili olmadı. Anlatılır bir tarafı yok.
 Tansu Hanım önemsiz bir siyasetçidir mi diyorsunuz?
- Hayır. Siyasetçi deÄŸil zaten.
 Önemsiz bir baÅŸbakan mıydı?
Önemsiz de deÄŸil etkili de deÄŸil.
Sezer iyi hukukçu ama cumhurbaÅŸkanı olamadı
 Merkez sağın İslamlaÅŸması nasıl oldu?
- Yassıada'daki tutukluların yüzde 60'ı İstiklal madalyalıydı. Mesela Fikret Bey, Atatürk'ün kalem müdürü. Demokrat Parti üzerinde yapılmış hatalar vardır, laiklik konusunda.
LAİKLİK SİPERİNİ CHP KALDIRDI
 Orada mı baÅŸladığını düÅŸünüyorsunuz laiklikteki kırılmanın?
- Hayır. 1946'dan sonra CHP döneminde Milli EÄŸitim Bakanı ReÅŸat Åžemsettin Sirer döneminde imam hatip liselerini açmıştır. Köy enstitülerini kapatmıştır. O dönemden baÅŸlayan bir gerilim var. Laiklik siperlerini evvela CHP ortadan kaldırdı.
 Sayın Demirel'in bu konuda kusuru yok mu?
- Sayın Demirel inançlı bir insandı. DüÅŸünün Türkiye'de cumaya giden ilk baÅŸbakandı. Ama ölçüleri iyi kurmuÅŸtu. İmam hatip liseleri konusunda yanılgıya düÅŸtüÄŸünü tespit etmek gerekiyor. O bunu söylemez. Söylemesi de beklenemez. İmam hatip lisesi bir ruhban okulu! Türkiye'de ruhban okulları yoktu eskiden, medreseler vardı. Cumhuriyet bunu ortadan kaldırmak için iyi niyetle açtı bu okulları. Kaliteli imam yetiÅŸtirmek, amaç buydu. Benim yanılgı dediÄŸim, Adalet Partisi'nde imam hatip liselerinin meslek lisesi gibi açılmasıdır.
 Demirel'in cumhurbaÅŸkanlığı dönemi için ne düÅŸünüyorsunuz?
- Olgunluk çağı vardır siyasetçinin. Gerçekten örnek olacak bir cumhurbaÅŸkanlığı yapmıştır. CumhurbaÅŸkanlığını kurumlaÅŸtırmıştır. Sezer bir cumhurbaÅŸkanı deÄŸildi, olamadı da. Buna mukabil bu kurumu zedelemedi. İlerletmedi ama geriye de düÅŸürmedi. Sezer çok iyi bir hukukçu ama cumhurbaÅŸkanlığı için biraz da siyasal birikim gerekiyor.
Birinci cumhuriyet Sezer'le bitti, ikinci cumhuriyet Gül'le baÅŸladı denebilir mi?
- Çok ironi olur. Cumhuriyet dayanıklı çıktı bence.
 Nelere direniyor sizce?
- Benim burada değişik bir tespitim var: Cumhuriyet direnirken siyaseti kullanmıyor, yargıyı kullanıyor. Siyaset cumhuriyeti korumakta yetersiz kaldı, yargı korumaya başladı.
- Darbe olmaz diyemem
 Kürt sorununun geldiÄŸi nokta nasıl sizce?
- Hükümet, Kürt meselesini bile dinsel bir yolla aÅŸmaya çalışıyor. Kaybetmeyi göze alacağınız kurallar getireceksiniz demokrasiye. Kaybetmekten korkmuyorsanız baÅŸarılı olursunuz. Türkiye'yi bütünleÅŸtirirsiniz. Cemevi açmakla, Muharrem ayını TV'de göstermekle Alevi yakınlaÅŸması olmaz. Bir baÅŸbakanın bu konuyu böylesine basit bir yolla çözebileceÄŸine inanmasını da çok garipsiyorum. Aynı ÅŸekilde Kürt meselesinde Osmanlı'dan bu yana gelen bir ayrımcılık var. Bu ayrımcılıkları Kürtçe eÄŸitimle, kanallarla çözemezsiniz.
Aleviler laikliÄŸin teminatı olarak da görülüyor. Buna ne diyeceksiniz?
-Siyasete bulaÅŸmazlarsa doÄŸru. Alevilik devlet baskısı altında yıpranmıştır. Devlet ve devleti idare edenler din alanına girmemelidir. Biz din adamı deÄŸiliz. Dini düzeltmek mümkün deÄŸildir.
 Buna teÅŸebbüs eden mi var?
- - AKP. Toplum mühendisi deÄŸil, toplum anarÅŸisti diyorum ben bunlara. Açıyorsunuz gazeteleri her gün bir bakan, belediye baÅŸkanı, AKP'li bir arkadaşımız dini bir konuda hüküm kesiyor.
Türkiye ekonomik krizi ve siyasal gerilimi taşıyabilir mi?
- - 29 Mart seçimleri referandum niteliÄŸindedir. Seçim sonuçlarını AKP lehine yorumlarsa sadece ekonomik bunalım deÄŸil, çok büyük bir bunalım daha çıkar ortaya. Ben meydanlardan korkarım.
 Türkiye'de ara rejim korkusu her zaman var mı?
- - Hiçbir zaman Türkiye'de darbe olmaz demedim. Yine demem çünkü sivil iktidarlar darbeye karşı birleÅŸemiyorlar.
- ErdoÄŸan 'ikinci Anayasa Mahkemesi' sözünde haklı
Seçimlere itimadınız var mı?
- Hayır, yok.
 YSK'ya mı güveniniz kalmadı?
- Bu iktidar bazı belediyelerin kapanması ile ilgili yasa çıkardı, yasa Anayasa Mahkemesi denetiminden geçti. Bu kesin bir karar haline gelmiÅŸtir. Çünkü yasayı denetleyecek mahkeme buna evet demiÅŸtir. Sayın ErdoÄŸan'ın söylediÄŸinde haklılık var. İkinci bir Anayasa Mahkemesi gibi Danıştay'ın devreye girmesini ben bir hukukçu olarak yanlış buluyorum. Yüksek Seçim Kurulu'nun kararını da yanlış buluyorum. Ama unutmayın, ErdoÄŸan'ı baÅŸbakan yapan da aynı YSK!
ÖZAL'IN ÖZDEN'E KAZIÄžI
 Mahkeme BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç'la BaÅŸkanvekili Osman Paksüt gerginliÄŸi için ne diyeceksiniz?
- HaÅŸim Kılıç bence muhasebe uzmanıdır. Turgut Özal onu getirdi. 15 Mayıs 1993'te Özal'la beraber Anayasa Mahkemesi'ne bir cüppe giyme törenine katıldım. Ben Meclis BaÅŸkanıyım, o CumhurbaÅŸkanı. BaÅŸkan Yekta Güngör Özden. Daha önce Özal'ın tayin ettiÄŸi bir profesöre, gerici diye, birtakım kulplar bularak cüppe giydirmedi. Ondan sonra Özal bu zatı tayin etti. Adı Sacit Adalı. Yekta Güngör Özden, Adalı'ya cüppeyi giydirdi. Özal kulağıma dedi ki: 'Senin arkadaşına ufak bir kazık attım; bu ötekinden daha tutucu.' Nereden buldunuz dedim. 'Bakü Üniversitesi'nden,' dedi.
Bu kime atılmış bir kazıktı?
- Bu yargıçların kimliklerini tartışmaya açan bir tayindi. Nitekim o günden sonra Adalı ve Kılıç eküri haline geldiler.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3