Nagehan Alçı tarafından Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile yapılan röportaj

AKŞAM 12 OCAK 2009, PAZARTESİ

Siyasette kadın kimliğimle varım

Kadınların siyasette temsili konusunda Türkiye'nin durumu içler acısı. Ortalıkta kadın olmadığı gibi, yapılan çaÄŸrılar da sonuçsuz kalıyor. BeÄŸenirsiniz ya da beÄŸenmezsiniz ancak AKP kadınların siyasetteki oranını artırmak için bir takım çalışmalar yapıyor. Önümüz yerel seçimler. AKP kadınların yüzde 15 oranında temsil edilmesi kararı aldı. Kadın kolları baÅŸkanı Fatma Åžahin çaÄŸrı yaptı, kadınların baÅŸvurularından düÅŸük ücret alınacağını açıkladı. TeÅŸviÄŸe raÄŸmen yerel seçimler için adaylık baÅŸvurusu yapan kadınların oranı yüzde 3'te kaldı.

Biz de bu hafta bu 'erkek' topraklarda kadın meselesini konuÅŸmak için Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile bir araya geldik. Çubukçu ile makamında yaptığımız söyleÅŸide siyasette kadın olmak, medyanın kadına yaklaşımı ve etiketlemeler üzerinde durduk. Çubukçu kadınlığıyla deÄŸil, bakanlığıyla anılmak istiyor haklı olarak. Ama maalesef bakan sıfatının önüne bir kadın eklemesi yapılıyor çoÄŸu zaman. Bu eklemeyi yapan mantık bakanı biraz bezdirmiÅŸ sanırım. Çubukçu'nun kadınların stereotipleÅŸtirilmesi üzerine önemli itirazları var ancak bu konunun kendi üzerinden yapılmasını istemiyor. 'Bu ülkede konular deÄŸil kiÅŸiler tartışılıyor. Bu yüzden çözüm bulunamıyor' diyor. Ona hak vermemek imkansız.

Nagehan ALÇI

DEVLET Bakanı Çubukçu, kadın siyasetçinin erkek dili kullanmasını doÄŸru bulmuyor. Bunun yerine kadın olmanın getirdiÄŸi özellikleri siyasete katmaktan yana. Karşı cinsin dil ve tutumuyla var olmaya karşı çıkıyor.
Cinsiyetinin ise parti içinde pozitif bir ayrımcılığa yol açtığını düÅŸünüyor

AK Parti yerel seçimlere kadın adayların katılımını artırmak için önemli bir giriÅŸim yaptı geçtiÄŸimiz günlerde. Oranı yüzde 15'e çıkarmak için kolları sıvadı. Ancak sonuç alamadı sanırım. Neden?

Bir kadın siyasetçi olarak baktığımda bana kadının siyaseti yerelde öÄŸrenmesi, yerelde baÅŸlangıç yapması çok daha anlamlı geliyor. Bebek arabalarının indirilemediÄŸi kaldırımlar, parklar, bahçeler, çevresel etkiler de dahil olmak üzere bir çok alan kadınların hayatını doÄŸrudan etkiliyor. Zannediyorum ÅŸu anda Türkiye'de belediye meclis üyeliklerinde 800 küsur kadın var ve bunların üçte biri AK Partili kadınlar.

Ama buna raÄŸmen Ak Parti kadın kolları baÅŸkanı Fatma Åžahin'in yüzde 15 çaÄŸrısı sonuçsuz kaldı.

Kadınların siyasete talip olmasını AK Parti olarak sayın BaÅŸbakan'ın hem çok istediÄŸini hem sürekli teÅŸvik ettiÄŸini ben biliyorum. Biz de  buna yönelik çalışmalar yapıyoruz. Onlara pozitif ayrımcılık uyguluyoruz. Ama baÅŸvuru oranı yüzde 3'te kaldı maalesef. Bu üzüntü verici. Oysa 2007 genel seçimlerinde kadın vekil sayısında sıçrama olmuÅŸtu.

Sizce neden kadınlar  genel siyaset yapma konusunda gösterdikleri çabayı yerel siyasette göstermiyor?

Belediye baÅŸkanlığı kiÅŸilere baÄŸlı, doÄŸrudan ÅŸahsa baÄŸlı bir yönetim. Ama kadınların bu konuda neden çekimser kaldıkları  analiz edilmeli. AK Parti çok genç ve hızlı sonuç alan bir parti. Biz bunu kendimiz de araÅŸtıracağız. Benim partimde kadınlara yönelik negatif bir ayrımcılıkla onların önünü kesen bir siyaset yok. Tam tersine. Kadınları siyasete teÅŸvik eden, yüreklendiren bir parti.

'Kadın kotası'na nasıl bakıyorsunuz?

Başvuruların olmadığı bir ortamda kota olsa ne olurdu bilmiyorum.

KOTA ÇÖZÜM DEĞİL

Sırf yereli kast etmiyorum. Meclis'te kotayı düÅŸünelim.

Kota-ceza sisteminin bir çok sorunu çözemeyeceÄŸini düÅŸünüyorum. Nitekim özürlülere yönelik kota sisteminde istediÄŸimiz sonuçları alamadık. Anayasasında kota sisteminin uygulandığı çok az ülke var. Kota bir çok ülkenin partilerinin tüzüklerinde yer alıyor. Ben de bunun partilere bırakılması gereken bir karar olduÄŸunu düÅŸünüyorum.

AK Parti tüzüÄŸüne böyle bir kota koymayı düÅŸünüyor mu?

Partinin karar alma mekanizmalarında fiili bir uygulama var. Başbakan'ın
talimatıyla yüzde 30 yönetim kademelerinde kadın var bizde.

Ancak BaÅŸbakan kotaya karşı olduÄŸunu söylüyor?

BaÅŸbakan siyasette eÅŸit ÅŸartlarda mücadele edilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyor. Yani kotanın olumlu bir ayrımcılık olsa dahi kadınların potansiyellerinin gerçekleÅŸtirmeleri konusunda zarar vereceÄŸini düÅŸünüyor. 

EŞİTLİK TEK ÜLKEDE YOK

Başında bulunduÄŸunuz bakanlık tanım itibarıyla beni rahatsız ediyor. Kadından sorumlu bir bakanlık 'erkekten sorumlu bakanlık niye yok?' sorusunu çaÄŸrıştırıyor. Siz bundan rahatsızlık duyuyor musunuz?

Kotayı savunuyorsanız buna itiraz etmemeniz lazım.  Kadın ve erkeÄŸin toplumsal statülerinin eÅŸit oranda gerçekleÅŸtiÄŸi bir dünyada buna gerek olmayabilir ama tüm dünyada böyle bir ÅŸeyi saÄŸlayabilmiÅŸ tek bir ülke yok maalesef. GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde dahi özelde kadın yönetici oranı yüzde 3!
n DoÄŸru diyorsunuz ancak dünyadaki kadın hareketinin baÅŸlangıç noktası  'kadın' olmaya atıf yapmak. Belki de baÅŸka bir çıkışla yola baÅŸlamayı denesek. Siz kadın vurgusunu doÄŸru buluyor musunuz?
Aslında çok itiraz edilen bir konu. Temel insan hakları içerisinde kadınlara niye ayrıcalık tanınsın, deniyor. Fakat zaman içerisinde anlaşıldı ki toplumda bazı kesimler dezavantajlı ve bu yüzden haksızlığa uÄŸruyorlar. Dolayısıyla fırsat eÅŸitliÄŸi kavramı ve kadınların haklarının ayrıca tanımlanması bir zorunluluktan doÄŸmuÅŸtur. Çocuklar, özürlüler ve azınlıklar da aynı durumda.

Kadınların bu gruplarla aynı kefeye konması acı değil mi?

Sonuçta onların haklarının gerçekleÅŸmesi için siz onlara farklı bir tanımlama getirmek zorunda kalıyorsunuz. KeÅŸke böyle olmasa ama bu bir gereklilik.

Partide korunup kollanıyorum

Siyaset Türkiye'de çok erkek bir alan. Böyle bir alanda kadın olmak nasıl? Kullandığınız dili ona göre deÄŸiÅŸtiriyor musunuz?

Kadın olma vurgusu ile hareket ediyorsak ki bunu önemsiyorum ve altını çiziyorum, karşı cinsin dili veya tutumuyla benzeÅŸerek siyasette var olmayı tercih etmeyen biriyim. Kadın kimliÄŸimle var olmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla erkek dili kullanmayı doÄŸru bulmuyorum. Öyle olsa siyasette görüntümüz dışında bir ÅŸeyi deÄŸiÅŸtiremeyiz. Kadınlar siyasette bir ÅŸeyleri deÄŸiÅŸtireceklerse kendi cinslerinin onlara saÄŸladığı önemli özellikleri siyasete katmalılar. Dil baÅŸta olmak üzere.

Åžimdiye kadar siyasette deÄŸiÅŸtirebildiÄŸiniz bir ÅŸey oldu mu?

Ben AK Parti'ye kurucu üye olarak katıldım ve hiçbir ayrımcılığa uÄŸramadım. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Kadınların siyasette olmalarının çok güç olduÄŸunu hissetmedim . Ben bir aile ortamı içerisinde siyaset yapıyorum, kendimi hiçbir açıdan negatif muameleye tabi hissetmedim. Tam tersi muamelelere maruz kaldım.

Tam tersi derken pozitif ayrımcılığı mı kastediyorsunuz?

Tabii pozitif, evet.  Ben sayısal olarak daha çok olmamızı arzu ediyorum. Siyaset yapma isteÄŸi içinde olan kadınlara bu iÅŸin düÅŸündükleri kadar zor olmadığını ifade etmek isterim. Yürekli olsunlar.

BahsettiÄŸiniz pozitif ayrımcılık tutumu içinde partide korunup kollandığınızı da hissettiniz mi?

Evet, tabii.

Bundan rahatsızlık duyabilirim.

Öyle bir atıfla deÄŸil. İnsani bir ÅŸey. ÇocuÄŸumu koruyup kolladığım gibi çocuÄŸum da beni kollar. Ben sevgiyi ve dayanışmayı vurgulamak istedim. Zayıflıkla ilgili deÄŸil.

Kadın istihdamı düÅŸüyor

Toplumda öne çıkan kadınların medyadaki yansıması onların kadınlıklarına odaklı. ÖrneÄŸin sizin kıyafetlerinizle ilgili birçok haber yapılıyor gazetelerde. Hep 'kadın politikacı' olarak sunuluyorsunuz. Rahatsızlık duyuyor musunuz?

Aslında toplumsal algıların, önyargıların sürekli tekrar tekrar yenilendiÄŸini  ve beslendiÄŸini görüyoruz medyada. Bu sadece benim ÅŸahsımla ilgili bir konu deÄŸil. Bu ülkede çok baÅŸarılı kadınlar var ama medyada  ya ÅŸiddet maÄŸduru ya  kötü bir olayın kahramanı ya da giyim kuÅŸamlarıyla  yer alıyorlar çoÄŸunlukla. Ben bunu sorunlu buluyorum. Medyada karar alma mekanizmalarında kadınların az yer almasıyla ilgili. DeÄŸiÅŸtirmek için yönetici kadınların sayısı artmalı.

AK Parti'nin kadın konusundaki çalışmalarından bahsediyorsunuz ancak istatistiklere baktığımızda kadınların istihdamdaki oranı düÅŸüyor. Bu bir çeliÅŸki deÄŸil mi?

Bu kadın haklarından ziyade ekonomi ve istihdamın genel kurallarıyla ilgili.  Tarımsal alandaki kadınlar ücretsiz iÅŸçi olarak tanımlanıyordu. Yüzde 60 civarında tarım nüfusu vardı. Åžimdi yüzde 30'un altında.

BaÅŸbakan zaman zaman çok erkek bir dil kullanmakla eleÅŸtiriliyor. Siz buna katılıyor musunuz?

Hayır, ben böyle bulmuyorum. Ne anlamda erkek dili?

Åžeref, namus gibi kadın üzerinden tanımlanan kelimeleri sık kullanması, 'üç çocuk' ısrar.

Üç çocuk teknik bir konu. Yenilenebilir nüfus açısından gerekli. Raporlarda tespit edilmiÅŸ bir sayı. Ben bu konuda baÅŸbakanımızı çok destekliyorum. Åžeref kelimesi de kadın, erkek herkese ait bir kelime.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3