CHP lideri Deniz Baykal, Ergenekon'daki son gözaltılar üzerine kükredi:
'Cumhuriyet'in temel deÄŸerleriyle hesaplaşılmaktadır. Cumhuriyet'e sahip çıkanlardan hesap sorulmaktadır ve bundan sonra Cumhuriyet'e sahip çıkacaklara gözdağı veriliyor...'
Anlayacağınız, kara çarÅŸaflı hanıma rozet takmaktan gocunmayan Baykal, iÅŸ 'saygın isimler'in gözaltına alınmasına gelince 'Cumhuriyet elden gidiyor' repliÄŸine sarılıveriyor... Ve toplumun bazı kesimlerinde yine 'AKP düzeni deÄŸiÅŸtirecek' hatta 'ÅŸeriat gelecek' paranoyaları hortlatılıyor!
EÄŸer Baykal'ın tarifindeki Cumhuriyet'in temel deÄŸerlerinin taÅŸları, faili meçhul cinayetlerle örülmüÅŸse... Cumhuriyet, Susurluk'la, devlet içinde ve dışında illegal örgütlenmelerle, darbe giriÅŸimleriyle iç içeyse... Cumhuriyet, medyadan hukuka, 28 Åžubat mantalitesinin devamıysa... Cumhuriyet, Danıştay'ın bombalanması, HablemitoÄŸlu, Dink cinayetlerini sahiplenmek anlamına geliyorsa... Ve bu söz konusu Cumhuriyet'e sahip çıkanların içinde katiller, kirli örgütlenmeler, mafyatik isimler bulunuyorsa...
O zaman evet... Bahsedilen o Cumhuriyet, yıkılıyor...
KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİL
Ama eÄŸer Cumhuriyet tarifinden anladığımız, laik, hukuku sindirmiÅŸ, demokrasi yolunda adım atan, ayrımcılık yapmadan vatandaÅŸlarına sahip çıkan, dünya ülkeleriyle sadece silahlı kuvvetlerinin gücüyle deÄŸil, bilim, teknoloji, sanat, spor, insan hakları alanlarında yarışabilen bir ülkenin yönetim biçimiyse, o zaman müsterih olmak gerek.
Kimse dokunulmaz deÄŸildir. AKP de deÄŸil, BaÅŸbakan da... Genelkurmay BaÅŸkanı da, muhalefet lideri de... Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı da bu ülkenin en zengini de. Medyanın saygın bir ismi de, mafya babası da.
Derin bir hesaplaÅŸma bu. Çok hata yapılabilir, çok yanlış yerlere çekilebilir ama en kötüsü, yarı yolda tökezleyebilir.
Bu sefer yarım kalmasın, Susurluk'un tüm uzantıları ortaya çıksın... Ve bu yapılanmayla alakası olmayan zanlılar da açıklansın. İsteyen gönül rahatlığıyla evlerine gidip, Ergenekon'dan içeriye alınma madalyasını bir köÅŸeye kaldırsın.