MehveÅŸ Evin mehves.evin@aksam.com.tr

kategori2

Korku imparatorluÄŸunu yaratan kim?

Ergenekon gözaltıları, kazıları, mühimmatı derken Ankara'da Genelkurmay-BaÅŸbakanlık-KöÅŸk arasındaki trafik, fena heyecan yarattı. Pek çok kiÅŸi, gün boyu Genelkurmay'ın sitesine girip 'acaba yeni bir e-darbe oldu mu' diye kontrol etme ihtiyacını duydu... Yine pek çokları, Ergenekon meselesini tartışırken 'aman yüksek sesle konuÅŸmayalım, birileri duyar' diye sesini alçattı... Espriyle karışık da olsa, tedirginlik dozu giderek artan cümlelere tanık oluyoruz:
'Telefonda hep 'bomba var' diyorum, dinlemeye takılır mıyım?'
'YaÅŸları 60-80 aralığında olan her muhalifi içeriye aldıklarına göre, benim dedem de gider mi?'
Åžüphesiz bu tepkiler, ilk etapta insanı gülümsetse de normal bir ruh haline iÅŸaret etmiyor... 'YaÅŸasın! BaÅŸbuÄŸ e-darbe yayınlamadı' diye sevinmek veya tam tersine, 'yine darbe olmadı, ÅŸu badem bıyıklılardan kurtulamadık' diye üzülmek, absürd deÄŸil mi sizce?
Üstelik bu korkular, paranoyalar hiç de yersiz deÄŸil! En hafif tabiriyle 'tedirgin olmak' için gölgelerin gücüne güvenmek gerekmiyor. Gündemi takip eden sıradan vatandaÅŸ olmak yeterli... Reuters haber ajansı, 'Ordu böyle gitmesine izin vermez' baÅŸlıklı bir analiz yayınlamış. Newsweek, Åžemdinli'yi hatırlatıp savcının görevden alınabileceÄŸini yazıyor. DiÄŸer taraftan da 11. dalgada gözaltına alınacaklar konuÅŸuluyor...
Bu ortamda paranoyaklaÅŸmamak mümkün mü?  

DEĞİŞİM SANCILI
Korku imparatorluÄŸunun sorumlusu tek bir kiÅŸi veya kurum olabilir mi? CHP lideri, BaÅŸbakan'ı 'korku imparatorluÄŸu' kurmakla suçlarken, ErdoÄŸan da bu sert eleÅŸtiriyi ana muhalefet liderine aynen iade ediyor. Oysa korku imparatorluÄŸunu besleyenler, hükümeti, muhalefeti, hukuku, üniversitesi, askeri, illegal örgütlenmeleri ve evet, medyasıyla, bu ülkenin tüm baÅŸ aktörleri.
12 Eylül Anayasası deÄŸiÅŸmediÄŸi sürece korku imparatorluÄŸunu hep hissedeceÄŸiz. Yıllardır yaptığımız gibi, bu imparatorluÄŸun küçük birer neferi olarak ömrümüzü törpüleyeceÄŸiz.   
Çetin Altan'ın deyimiyle, enseyi karartmayalım: BaÅŸbakan, GüneydoÄŸu'da 'Ya sev ya terk et' sloganına benzer sözler sarf ettikten birkaç ay sonra TRT ÅžeÅŸ'i açıp Kürtçe konuÅŸtu... Ana muhalefet lideri, baÅŸörtüsünü laik Cumhuriyet'in düÅŸmanı ilan ettikten sonra çarÅŸaflı hanımlara parti rozeti taktı... Emekli askerler yargı önüne çıktı, unutuldu zannedilen Susurluk, yıllar sonra tekrar gündeme getirildi... Nazım Hikmet'in vatandaÅŸlığı iade edildi...
DeÄŸiÅŸim sancılı, iniÅŸli çıkışlı, ama gerçek.

Haftanın post-it'i
* Tayyip ErdoÄŸan'ın 'Durmak Yok Hizmete Devam' kelimeleriyle süslenen yeni kürsüsünden bin adet sipariÅŸ edilecek ve tüm AKP'li belediyelere gönderilecek... Altına 'oyu ver, kömürü kap' notu iliÅŸtirilecek.

* Darda kalan, hırpalanan, kırık kalpli kadınlar için Reha Muhtar'ın cep telefonu bulundurulacak... Liseteye 'Kırık kalplerin fularlı prensi' olarak kaydedilecek...

* Kevin Costner'in taktığı 'Ne Mutlu Türküm Diyene' kepinden üretilip yerel seçimlerden önce partilere pazarlanacak... Asıl hedef MHP ama AKP daha hevesli olabilir...

*  Ergenekon'a tepki için Yalçın Küçük'ün taktığı kalpaklardan yaptırılıp alternatif bir hareket oluÅŸturulacak. Slogan 'Türkiye Sabetayistlerin deÄŸildir, olmayacak' ÅŸeklinde güncellenecek.

* Evde oÄŸlanın çocukluÄŸundan kalma plastik mermiler aranıp bulunacak ve AKM'nin dibine gömülecek. Polis yakalarsa 'Benim olsalar daha ıssız yere gömerdim' denilecek...



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3