Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Cem yeni filmin adı ORGA olsun

Konu her açıldığında söylediÄŸim gibi ben ruhen bir tabloid stili gazeteciyim. Gerçi son zamanlarda kendime gazeteci demeyi de bıraktım ama tabloid stili gazeteciliÄŸi hala seviyorum.
GeldiÄŸim son noktada kendime gazeteci yerine 'yazan ÅŸovmen' diyorum. Gazeteci deÄŸilim, çünkü bu ülkenin gündemlerinden tiksiniyorum. Ağız ishali olup da bana 'Ya sev ya terk et', 'Karşılıksız seveceksin' falan diyen olursa onlara meÅŸhur organımı gösteriveririm ve 'Kimi nereden kovuyorsunuz? Ülkenin gündeminden tiksinmemin bir nedeni de sizin gibi insanlar zaten' derim.
Aslında tabloid stili gazeteciliÄŸi seven bir insan olarak bu ülkede çok mutlu olmam gerekiyor. Çünkü bir evde yapılan araÅŸtırma sonucunda bulunan kroki yoluyla topraÄŸa gömülü silahlara ulaşılan bir hikaye sadece tabloid haberlerde olabilir. Oysa Türkiye bunu rutin bir ÅŸey olarak kabullenmiÅŸ görünüyor.
Ben her gece haberleri seyrederken ünlü yazar James Ellroy'un 'American Tabloid' adlı kitabını hatırlıyorum. Bu romanda Amerikan derin devletinin faaliyetleri anlatılır. Küba'yı iÅŸgal için gizlice hazırlanan hükümet, birtakım karanlık adamları ve mafyayı bu iÅŸ için harekete geçirir, paralar aktarılır, Florida'nın bazı yerlerine silahlar gizlenir ve eÄŸitim kampları filan açılır. Devlet iÅŸin içindedir ama ortada resmen bir ÅŸey yoktur.
Nasıl bunlar size baÅŸka bir ülkeyi de hatırlatıyor mu? Türkiye'nin durumu ile benzerlik belirgin deÄŸil mi? Romanın anlattığı olayın Türkiye'de olanlardan tek farkı, oradakilerin somut bir dış düÅŸman hedefleri ve makul gerekçeleri olmasıydı. Somut hedef; Küba'yı iÅŸgal, makul gerekçe de; komünizm ile mücadele edilmesiydi. (Makul derken kendilerine göre makulu kastediyorum elbette).
Bizdeki olayda ise hedeflerin ve gerekçelerin ne olduÄŸunu ben anlayamıyorum. Hiçbir yönü makul olmayan bir olayla karşı karşıyayız.
Bu belirsizlik iÅŸi daha da güzel tabloid haber haline getiriyor. Çünkü tabloid haber okuyucusu haberlerde biraz gizemin bulunmasından hoÅŸlanır. Burada gizem boyutu hayli abartılı ama heyecan artıyor böylece.
Evet; Türkiye bir tabloid ülke ve Ellroy çapında bir yazarımız olsaydı 'Turkish Tabloid' adlı roman çok da nefis olabilirdi. Ama biz bir tabloid ülke olarak Türkiye'nin hakkını tam veremiyoruz. Çünkü etraf ciddiyet arayışında olan insanlarla dolu. Ve onlar hiç durmadan 'Mahalle baskısı' yapıyor.
Hiçbir rasyonel kurala dayanmadan iÅŸleyen bu ülkede Avrupa'nın aydınlanma çağına ait olan kavramlarla siyasi analiz yapmaya çalışmak en hafif deyimiyle zaman israfıdır.
Yapılacak en iyi ÅŸey; ya bu ülkeyle mizah yoluyla alay edeceksiniz ya da ülkenin tabloid ve absürd olduÄŸunu kabul ederek umudunuzu kaybedeceksiniz.
Ben ÅŸu anda iki alternatifin arasında bir yerlerdeyim açıkçası.
Cem Yılmaz, bu ortamda yapılabileceÄŸin en iyisini yapıyor. Absürd bir ülkeye sadece absürd komedinin uyacağını görecek kadar zeki olduÄŸu için o bunu en iyi ÅŸekilde yapıyor.
Buna bile tahammülü yok bazı insanların. ÖrneÄŸin; Mehmet Ali Erbil ve Okan Bayülgen onu imalarla eleÅŸtiren laflar ediyorlar. Kendileri her zaman çok ciddi ya Cem Yılmaz'ı gayriciddi buluyorlar.
Okan geçenlerde konuÅŸma ÅŸovunda siyasi mizahın neden yapılmadığından ÅŸikayet etti. Yahu Okan sen zeki bir insansın. Gerçekte var olan siyasetin bu kadar komik hale gelmiÅŸ olduÄŸu bir ülkede, akÅŸam haberlerinin sadece bu nedenden dolayı bir komedi ÅŸovuna dönüÅŸtüÄŸü bir ülkede, ayrıca siyasi mizaha gerek var mı? Türkiye'deki siyasetin kendisinden daha büyük siyasi mizah olabilir mi?
Bu ülkede ciddiyet mafyası da var artık. Buna kesin inanıyorum. Mesela bana her gün yüzlerce mektup gelir. ÇoÄŸu edepsiz yazı yazmamı ister. Önemli bir bölümü de kadınlardandır bunların.
Ama ciddiyet mafyasının üstümde kurduÄŸu 'Mahalle baskısı' da var. 'Ciddi yazılar yaz' diyorlar. Ergenekon'u yazacakmışım. Neyini yazacağım, korkmak dışında bir ÅŸey anlamış deÄŸilim ki... Anlayabilmek için gayretim de yok zaten. Çünkü ben artık gazeteci deÄŸilim. Sadece bir 'Yazan ÅŸovmenim'. Bu köÅŸe de benim kiralamış olduÄŸum sahnem. Perde kapanıncaya kadar ÅŸov ne olursa olsun sürmeli.
Çok ciddiyseniz siz bulun gerçekleri de anlatın, ben de anlayayım. O zamana kadar ben müÅŸteri memnuniyeti için ÅŸov yapmayı sürdüreceÄŸim. Ülkenizin gündeminden tamamen kopuk, absürd ve olabildiÄŸince edepsiz yazılar yazmayı sürdüreceÄŸim. 
Bu arada Cem Yılmaz kardeÅŸim, GORA ve AROG'dan sonraki filmine ne ad vereceÄŸin yolunda bir absürd geyik muhabbeti de var ya.
Benim naçizane bir ad önerim olacak. Bundan sonraki filminin adını ORGA.. koy da bak nasıl dolup taÅŸacak sinemalar. ORGA..'dan sonra gelen iki nokta çok önemli. Onları koydurmayı sakın ha unutma. Çünkü açık ismi 'Orgazm' olacak bu filmde senden ricam seksin tarihini anlatmandır. EÄŸer filmin mastürbasyon ile ilgili bölümü de olursa ben düÅŸük bir ücretle o bölümde rol almaya gönüllüyüm.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3