Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Neo-Ergenekon örgütünün medya şemasını açıklıyorum

Kimi gazeteler dün belli bir merkezden servis edilmiÅŸ gibi duran, bazı 'ortak düÅŸünce'lerin aktarılmasına ayırmıştı sayfalarını. Gelin dünkü basında ön plana çıkan ve Ergenekon'un 11. Dalgası hakkında fikir yürütenleri teker teker inceleyelim.

1. Ali BayramoÄŸlu
Magazin dünyası onu Sezen Aksu'yla yaÅŸadığı aÅŸktan tanıyor, entelektüel kesimde de yıllardır tutarlı bir ÅŸekilde sürdürdüÄŸü ordu düÅŸmanlığıyla adından söz ettiriyor. 28 Åžubat maÄŸdurluÄŸunu ranta çevirip İslami kesime yanaÅŸan, Fehmi Koru'yla dostluÄŸu sayesinde o çevrelerde iktidar sahibi olan biri. AKP iktidarından beri gün onun günü. Merkez medyadan uzaklaÅŸtırılmıştı, bu hükümet döneminde yıldızı yeniden parladı.
Fransa'da eÄŸitim görmüÅŸ. Sosyal bilimci olmasına raÄŸmen beyni müthiÅŸ bir statükoya teslim. Geçen hafta katıldığı bir programda kendi görüÅŸlerine uymayan makaleleri okunmasını eleÅŸtirmiÅŸti, programın sunucusu RuÅŸen Çakır da kibarca 'Biz de seni yayına aldığımız için kimileri bizi eleÅŸtirebilir' diye düz mantıkla bir yanıt vermiÅŸti. Beyni bu basit olayda bile iki tarafı göremeyecek kadar dar görüÅŸlü.
Aynı programda 'Ordu'yu savunan insanları' da eleÅŸtiriyordu, Nuray Mert de ona 'Ordu'yu da savunabilen insanların olabileceÄŸini' hatırlattı. İşine gelmeyen ÅŸeyleri duyunca yüzü bozuluyor, susuyor, iÅŸi gargaraya getirip konuyu deÄŸiÅŸtirmeye uÄŸraşıyor.
Çünkü 'dediÄŸim dedik, astığım astık' tavırlara fazla alışmış. Belli ki bu iktidar döneminde böyle bir özgüven edinmiÅŸ: Her ÅŸeyi o biliyor, kendinden çok emin, düÅŸünce sistematiÄŸinde 'Acaba, yoksa' gibi kuÅŸkulara yer yok.
Peki bunları nereden biliyor? 11. Dalga'da kimlerin alınacağını nasıl bu kadar kolay söyleyebiliyor?
En yakın arkadaşı, The Marmara Cafe'de kahve saatlerini paylaÅŸtığı Fehmi Koru bu fiÅŸleme iÅŸlerine bakardı, yoksa kendi üzerinden dikkatleri dağıtmak için artık ona mı servis ediyor gizli bilgileri? Eskiden Koru'nun iÅŸaret ettiÄŸi isimler gözaltına alınıyordu, ÅŸimdi gözaltıları önceden tahmin etme görevi Ali BayramoÄŸlu'nda mı?

2. Mahmut Övür
GeniÅŸ kesimlerce tanınmıyor. Kendi yazdığı Sabah gazetesinde bile bir köÅŸeye atılmış, bir kenarda tutuluyor. Haber merkezi yöneticiliÄŸinden dergi genel müdürlüÄŸüne kadar çeÅŸitli görevlerde bulundu, hiçbirini beceremedi. O gün bugündür bir köÅŸede belediye haberleriyle emeklilik için gün dolduruyordu.
1994 yılında kurÅŸunlandı. Bu kurÅŸunlanma hiçbir zaman aydınlanmadı. Ona sorarsanız 'Çatlı'nın görüntülerini yayınladığı' için ama o dönemde hangi kirli iliÅŸkilere girdiÄŸi, kimlerlerle ne gibi bir baÄŸ kurduÄŸu, nasıl bir 'network'ün parçası olduÄŸu üzerinde hiç durulmadı. Bu konu kapatıldı. Hala merak ediliyor: O gün neden kurÅŸunlandı?
Kendi gazetesinin bile itibar etmediÄŸi bu adama Taraf gazetesi koca bir sayfa ayırmış, o da gazetecilik açısından tüyler ürperten bir itirafta bulunuyor.
NeÅŸe Düzel soruyor: 'Siz Ergenekon'un son operasyonundan kısa bir süre önce 'Dalan nerede' diye bir yazı yazdınız. Operasyonun olacağını biliyor muydunuz?'
Bakın Övür ne diyor: 'Evet. Tahmin ediyordum yani... Çünkü hem polis çevresinde hem de İstanbul'un kulislerinde 'Dalan yok, Dalan nerede, Dalan kaçtı mı? Operasyon yapılacak' denmeye baÅŸlanmıştı. Hatta Dalan Amerika'ya gitmeden önce yakın çevresine sıkışmaya baÅŸladığını söylemiÅŸ. Elimde belge olmadığı için ben bunu siyasi bir kulis gibi yazdım. 'Yerel seçimler yaklaÅŸtı, Dalan niye ortada yok' dedim. Dalan o yazıdan sonra beni telefonla aradı. 'Aday olmam için çok baskı var. O yüzden sıkıldım, yurtdışına çıktım' dedi. Oysa iddianamenin satır aralarından okuduÄŸum kadarıyla Dalan, Ergenekon'un siyasi kolunun önemli bir ismi.'
Bu tetikçiye sorulacak iki soru var: Bir kere operasyonu nereden biliyordun, nasıl tahmin ediyordun? İkincisi, elindeki haberi baÅŸka bir ÅŸekilde çarpıtarak yayınlamak, hedef göstermek hangi meslek etik'ine uygun? Gazetecilikle baÄŸdaşıyor mu bu? Bu çarpıtma yazıyla hedef gösterilmiÅŸ olmuyor mu?
Bu cevabı, gazeteciliÄŸi ÅŸaibeli iÅŸlere ve iliÅŸkilere alet ettiÄŸinin kanıtı. Görev yapma izni elinden alınmalı ve gazetecilik dışı iliÅŸkileri sorgulanmalı.
Fehmi Koru'nun İlhan Selçuk'u yazdığın gün Selçuk'un gözaltına alınmasına benzer bir oyunun parçası belli ki.

3. Tamer Korkmaz
Yeni Åžafak'ta yazıyor. Tıpkı Tuncay Güney gibi ErtuÄŸrul Özkök'ü hedef gösteriyor. Amacı DoÄŸan Grubu'nu bir ÅŸekilde Ergenekon'a iliÅŸtirmek. Eskiden ima ediyorlardı, son operasyondan sonra belli ki güç aldılar artık isimleri açık açık telaffuz ediyorlar. Tamer Korkmaz, Zaman'dan koptuktan sonra Fehmi Koru'nun himayesi altına girdi ve kimi yayın organlarına tavsiye edildi.

4. Ekrem Dumanlı
Dershane hocasıydı, ÅŸimdi gazete yönetiyor. Fethullah Gülen Cemaati'nin gazetecisi. Zaman'daki yazısında 'Medyada Ergenekon'u gizlemek isteyenlerin olduÄŸunu' yazıyor.

5. Mümtaz'er Türköne
EÅŸi AKP milletvekili. Susurluk'u savunan Çiller hükümetinin danışmanıydı. Tıpkı zamanında İbrahim Åžahin'i aklayan Nazlı Ilıcak gibi o da eskiden yaptıklarını unuttu, üzerini örttü, ÅŸimdi en büyük Ergenekon düÅŸmanı. O da Hürriyet'i iÅŸaret ediyor, kimi yazarların operasyonu 'önemsizleÅŸtirmeye' çalıştığını söylüyor...

6. Ahmet Altan
Bir süredir Ahmet Altan'ın Taraf gazetesindeki kimi tetikçilerde de Ergenekon'u DoÄŸan Grubu'na baÄŸlama telaşı göze çarpıyordu. Asla açık deÄŸil, imayla tabii ki! Ne ilginç ki Ahmet Altan'ın kızına, damadına ve babasına Aydın DoÄŸan bakıyor, onun verdiÄŸi parayla geçiniyorlar.
YönettiÄŸi gazete ilk günden beri yalan ve servis edilen haberlerle yanlı yayınlar yapıyor ve psikolojik harbin en önemli silahlarından biri.

NeÅŸe Düzel  röportajlarındaki ortak desen
NeÅŸe Düzel'in Taraf gazetesindeki röportaj arÅŸivine girdiÄŸinizde ortaya çok ilginç bir ÅŸablon çıkıyor. Sırf röportajların baÅŸlıklarından bile NeÅŸe Düzel'in konuÅŸtuÄŸu insanları neden seçtiÄŸini, ağızlarından hangi cümleyi cımbızladığı ve bu röportajların neye hizmet ettiÄŸi ortada. Önceden planlanmış bir model ekseninde yapıldığı izlenimi oluÅŸturuyor bu röportajlar. BaÅŸlıklar kendini ele veriyor.

İşte bazı örnekler:
* 'Bizi askeri harcama fakirleÅŸtiriyor.'
* 'Asker kendi Kürt politikasını AKP'ye uygulatıyor.'
* 'PKK'sız bir barış artık olamaz.'
* 'Sorumlular divan-ı harbe verilmeli.'
* 'Askeri devlet kurmak istiyorlar.'
* 'AKP uzlaşırsa siyasette biter.'
* 'Solun önceliÄŸi darbeyle mücadeledir.'
* 'Kürtler Ergenekon'a tarafsız kalamaz.'
* 'Darbe toplantılarına gazeteciler katıldı.'

Peki bütün bunlar tesadüf mü?
Dünün gazetelerinde servis edilmiÅŸ gibi duran bu 'ortak düÅŸünceler' medyadaki kimi isimleri Ergenekon'a baÄŸlama amacı taşıyor. Kendilerince ÅŸemalar çıkartıyorlar, örgüt planları yapıyorlar.
Bunun adı medyada cadı avı. Kimi insanlar hedef gösteriliyor, birileri fiÅŸleniyor, birilerinin kapısına çarpı atılıyor. İlgisiz insanlarla baÄŸlantı kuruluyor.
Oysa bunu yazanlar kendi kendi kendilerini baÅŸka bir ÅŸekilde ele veriyor: Adeta bir alternatif örgütün mensubu olduklarına dair el kaldırıp 'Burada!' diyorlar.
Bu alternatif örgütün adı 'Neo-Ergenekon' ve amacı Birinci Cumhuriyeti yıkmak.
Bu isimler Neo-Ergenekon örgütünün medyadaki ayağını mı oluÅŸturuyorlar? BaÅŸkalarını 'Ergenekoncu' diye kolayca etiketleyen, hedef gösteren isimler yoksa 'Neo-Ergenekon' diye bir baÅŸka isim altında örgütlenmiÅŸ olmasınlar?
Onlar nasıl ÅŸemalar çıkartıyorlarsa, kendileri de kolaylıkla belli tablolarda yer alabilecek durumdalar.
Bu isimlerin neye hizmet ettiÄŸi, nereden emir aldıkları, nasıl oluyor da 'tesadüfen' aynı düÅŸünceleri ayın anda söyledikleri üzerinde durulmalı.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3