AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-01-15
YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, Ergenekon soruşturmasında başta Sabih Kanadoğlu'nun gözaltına alınması olmak üzere, tamamen yanlış yöntemlerin uygulandığını sert bir çıkışla savundu... Eminağaoğlu, Tarafsız Bölge'deki konuşmasında bu soruşturmanın (AKP güdümündeki) Emniyet tarafından yürütüldüğünü sürekli ima ederek, çok ağır ithamlarda bulunuyor.
Soruşturmanın hukuk dışı, polisin güdümünde yapıldığı iddiası çok ciddi. Şüphesiz Eminağaoğlu, bu düşüncesinde yalnız değil. Hukukçusundan gazetecisine, siyasetçisinden çaycısına, Ergenekon'u bir üfürükçülük marifeti, bir Nazi devleti uygulamasına benzeten çok...
Peki... Eğer delillerin usule aykırı toplandığı konusunda gerçekten şüphesi ya da kanıtı olan varsa, neden adli makamlara başvurmuyor? Yoksa hukuk, tamamen iflas mı etti?
17.540 FAİLİ MEÇHULÜ KONUŞALIM
TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu Üyesi Fikri Sağlar, 'Veli Küçük, komisyona ifade vermek için gelmedi deniyor, bu doğru değil. Çünkü onu komisyona çağıramadık bile!' diyor. Apaçık söylüyor işte: Devlet dokunulmazlık sağladı, soruşturmayı engelledi! Ergenekon ise hükümetin desteğiyle bu noktaya geldi, doğru. Yoksa, tıpkı Susurluk gibi, tarihin karanlık sayfalarına gömülecekti.
Dikkat çekici olan, bu soruşturmanın bazı kişilerin insan haklarını ihlal ettiğini cansiparene savunan pek çok kişinin, Türkiye'de işlenen 17.540 faili meçhul cinayet konusu açıldığında suspus olması.
Efendim, o ayrı, bu ayrı! İyi de nasıl yapacağız bu ayrımı? Devletin irade gösterip, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sonuna kadar sürdürülmesinden başka seçenek kalmadı artık.
DENİZ FENERİ HASSASİYETİ
Şahsen gözaltına alınanlardan bir kısmının- devletin en saygın noktasına
gelmiş olanından, en sıradanına!- suçsuzluğunun ispatlanacağına inanıyorum. Hatta çok eleştirdiğim CHP lideri Baykal'ın soruşturmaya dair eleştirilerinde katıldığım bazı noktalar var: İktidarın Ergenekon'da gösterdiği hassasiyet ve kararlılığı, Deniz Feneri davasında uygulamasını istemek...
AKP hükümeti, Ergenekon konusundaki bölünmüşlüğe bir son vermek istiyorsa, icap ettiğinde aynı duruşu 'kendi adamları'na karşı da göstermeli.
NE ACAYİP ÜLKE
* Mühimmat bulmak amacıyla kazdığın topraklardan tarihi eser çıkıyor, buna da 'tarih katliamı' deniyor! O toprakların üzerine binaların dikilmemiş olmadığına dua edelim...
* MİT, İbrahim Şahin'le 'sosyal ilişki'ler vasıtasıyla haber alıyor! Şahin'e bunama raporu veren Adli Tıp görevlisi bile şaibeli çıkıyor!
* O da nesi? Ümraniye bombalarıyla Yarbay'ın evinden çıkanların kafile numarası uyuştu! Yoksa... Yoksa Ergenekon örgütü gerçekten var mı?!