AKŞAM GAZETESİ | PAZAR | 19 OCAK 2009, PAZARTESİ
İşte Tanju Çolak'ın FourFourTwo okurlarının sorularına verdiği yanıtlarından sizin için seçtiklerimiz...
Türk futbolunun en çok konuşulan isimlerinden Tanju Çolak, geçtiğimiz hafta da kendisini Galatasaray'ın kamp yaptığı otele sokmayan kulübün Genel Müdürü Adnan Sezgin'le olan kavgasıyla gündemdeydi. FourFourTwo'nun bu ayki sayısında okurlardan gelen soruları yanıtlayan 'Altın Ayakkabı'lı golcü, bu ilginç röportajda bugünkü forvetleri değerlendirirken futbol dersi verip, geçmiş günlerin de muhasebesini yapıyor.
Fenerbahçe'de Oğuz Çetin'le aranızda ne gibi bir sorun vardı ve nedeni neydi?
Nedenini ben de bilmiyorum ve onunla konuşmak da mümkün olmadı. Aslında Oğuz'la tanışıklığımız genç milli takımlarda oynarken, 16-17 yaşlarımızda başladı. Oğuz sonrasında değişti, Fenerbahçe'ye geçtikten sonra onu tanıyamadım. Ben oraya Galatasaraylı Tanju Çolak olarak geliyorum; sahiplensene, kabullensene! Senin mevkiin ayrı, benimki ayrı. Nedir benimle alıp veremediği hala da bilmiyorum. Bugün bile aramız limonidir. Dediğim gibi bana 10 maç selam bile vermedi. Ne zaman benimle konuştu biliyor musunuz? O zamanlar Fenerbahçe'ye son derece ters gelen Aydınspor'u deplasmanda 3-0 yenmiştik ve ben de iki tane muhteşem gol atmıştım. Uçakta önde oturuyordum, arkamdan geldi 'Naber, nasılsın? Tebrik ederim, gollerin çok güzeldi. Bir ricam var' dedi. Bir döndüm, baktım, kim? Oğuz! Şaşırdım kaldım. O zamanlar futbol şubesi sorumlumuz da Aziz Yıldırım'dı. Onunla aramız çok iyiydi, antrenmandan önce takım elbisesine, bin dolarına penaltı çekişirdik. Oğuz, Aziz Yıldırım'a yakınlığımı bildiğinden bana gelip 'Aziz Bey'e primi iki katına çıkarmasını söyler misin?' dedi. Ben kekim ya, ben safım ya! Ben de gidip 'Aziz ağabey, primi iki katına çıkarır mısın?' diye ricacı oldum. O da 'Ayıpsın Tanju. Sen istedikten sonra olmuş bil' diye yanıt verdi. İşte ben böyle bir adamım. Çok saf temiz, yalanı dolanı olmayan, sonrasını düşünmeyen bir adamım.
40 GOLÜ RAHAT BULURDUM!
Bugün Galatasaray'da Lincoln ile beraber forma giyseniz ne yapardınız? Hagi ile beraber oynasanız kaç gol atardınız?
İddia ediyorum 30-35 golden aşağıya atmazdım. Hele Hagi ile oynasaydım 40 golü rahatlıkla bulurdum. Bugünkü golcülerin attıkları gol miktarlarını görünce gülüyorum, çok az gol atıyorlar.
Dört büyüklerin golcülerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hepsi attıklarının üç, dört katını kaçırıyorlar. Milan Baros ne goller kaçırıyor. Nobre'nin kaçırdıklarına gülüyorum. Öbür tarafta bir de Güiza var! Kaçırıyorlar çünkü çalışmıyorlar. Çok tekrar yapmaları gerek. Maçın içinde pozisyon ansızın, vakitsiz gelir. Futbolcu hazır değilse ya vuruşu yapar topu auta gönderir ya da hiç vuramaz bile. Benim farkım çok çalışıp, çok tekrar yaptığım için topun nereye geleceğini hesaplamam, ona göre pozisyonumu almamdı. Çalışmazsan olmaz. Ayağımı hangi açıyla kullanacağımı, topa ne kadar kuvvet uygulayacağımı, topun neresine vuracağımı çalışarak otomatikleştirmiştim. Futbolu meslek seçen birisi ekstra çalışma yapmalıdır.
Bugünkü forvetlerden kiminle yan yana oynamak isterdiniz?
Fenerbahçeli Güiza ile oynamak isterim. Güiza çok çapraz koşu yapıyor, statik oynamıyor, defansı dağıtıyor; güçlü, driplingli. Onunla çok başarılı olurdum.
Hakan Şükür, Türkiye'nin en büyük golcüsü olarak kabul ediliyor. İstatistiklere baktığımızdaysa sizin ortalamalarınız daha yüksek. Sizce Hakan Şükür Türkiye'nin en büyük golcüsü mü?
Hakan Şükür Türkiye'nin en iyi golcülerinden birisidir, görevini layıkıyla yapmıştır. Ancak Hakan Şükür 487 maçta 249 gol attı, ben 276 maçta 240. O maç başına 0,51 atmış, bense 0,87 gol atmışım. Benden 200 maç fazla oynamış. Bırakın 0,87'yi, o 200 maçı 0,05 ile oynasam toplamda yine onu geçerim. Futbolu bilenler neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor.
Sizin zamanınızdakilere göre bugünün defanslarını nasıl buluyorsunuz?
Çok iyi savunmalar mı var artık sanki, yoook! Keşke Gökhan Zan ve İbrahim Toraman'a karşı oynasam! Keşke Meira ile oynasam! Meira'ya karşı oynadığım her maçta iki gol atarım! Beni Meira'nın dünü ilgilendirmiyor. Ben de dün çok iyi futbolcuydum! Defanslar o kadar iyi değil ama takımlar 7-8 kişiyle savunma yapıyorlar. Savunmacıların işleri daha kolay ama bunu farkında değiller. Golcüler gibi onlar da çalışmıyor.
Samsunspor'dayken 'Hayalim Galatasaray'da oynamak, Mercedes almak ve Hülya Avşar ile birlikte olmak' demiştin. Hayallerini gerçekleştirdin. Bu konuda neler düşünüyorsun?
Demek ki azmetmişim, çalışmışım, ideallerime kavuşmuşum. Mercedes başıma bela oldu, o ayrı! O da temizliğimden, iyi niyetimden başıma geldi. Hayatımın bundan sonrasında mütevazı bir şekilde yaşayacağım, Türk futboluna bir şeyler verme imkanı bulursam vereceğim, bulamazsam hayatıma bakacağım.