AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-01-19

kategori2

AK Parti İslamcı değil, devletçidir

Kimilerinin tezi şu:   AK Parti 'İslamcı' ve devleti ele geçiriyor.
Benim tezim ise şu:

AK Parti devletçi... Elbette dindar motifleri yüksek ama AK Parti'yi başarılı kılan ve iktidarda tutan 'dinsel' değil; 'devletçi' özellikleri.
2006 yılından itibaren, Türkiye'de akademisyenler ve kamuoyu araştırmacıları 'milliyetçi' bir yükseliş olduğunu söylüyordu.
Bense, ilki 2006 yılının ortaları olmak üzere, bir dizi analiz kaleme aldım...
Tezim, yaygın kanının aksine, toplumda yükselen eğilimin 'milliyetçilik' değil, 'devlet arayışı' olduğu yönündeydi.
AK Parti iktidarına kadar, yolsuzluk ve örgütlü suçlar konusunda 'devlet' iyi bir sınav verememişti.
Muhalefetse, İslami duyarlılıkları ön plana çıkartmasına rağmen, temelde bu aksaklıklardan besleniyordu.
Akademisyenler ve kamuoyu araştırmacıları ise, bir başka muhalefete bakarak, yükselen değerin 'milliyetçilik' olduğuna kanaat getirmişti.
Bu iki muhalefetten, devleti tahkim etmek ve onarmak arzusunu merkeze alan AK Parti başarılı çıktı.
2007 yılındaki AK Parti Kurban Bayramı afişleri, bu partinin siyaset biçimini gösteriyordu:
Bir dev ay-yıldız üzerinde, 'Kurban olam, ayına yıldızına,' sloganı!
Ay-yıldız, bir milliyetçilik değil, millilik sembolüydü ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil ediyordu.
AK Parti muhalifleri, toplumda yükselen dalganın 'milliyetçilik' olduğunu zannederken, AK Parti doğru bir analiz yapmış ve yükselen talebin 'devlet aklı' olduğunu okumuştu.
Recep Tayyip Erdoğan, bu sloganı çeşitli alternatifler arasından seçerek, İslamcılık veya milliyetçilik değil, 'güçlü devlet' siyasetini tercih ettiğini göstermişti.
İşte bugün, manzara-i umumi'ye bakıp bakıp...
Milliyetçilik yükseliyor, ama niye hala AK Parti iktidarı güçlü...
İslamcı diye biliyoruz, ama niye devlet AK Parti'ye destek oluyor... diye apışıp kalanların anlamadığı gerçek bu.
Türkiye'de toplum ve kurumlar 'devlet aklı' ve 'otorite' talep ederken; onlar 'aşırılık' ve 'kaos yaratabilecek söylemler'i destekleyerek karşılarına çıktığı için her 'üç oydan biri'ni bile alamıyor.
AK Parti, etki alanındaki merkezkaç unsurları devletle barıştırırken yaşanan 'ulus-devletten uzak düşüldü' ve 'laiklik tehdit altında' teşhislerini de tedavi etmeyi başarırsa, muhalefetin, özellikle CHP'nin daha kesif bir bunalım yaşama ihtimali çok yüksek..

Aparatçik
Amacı iktidarı desteklemek değil; iktidarı destekleyerek kesesini doldurmak, kariyerini güçlendirmek, rakiplerini elemine etmektir.
Siyasi partinin olduğu gibi, orduların da, iktidarı temsil eden bütün kurumların da aparatçikleri vardır.
Kurtulmak çok da kolay değildir. Çünkü genelde ilgili 'iktidar'ın söylemini seslendirirler...
Ta ki araya, kişisel çıkarları doğrultusunda bir 'insert' (ek) yerleştirene kadar...
Onlara ani ve kat'i bir mesafe koymak, kimi zaman toplum tarafından 'iktidar'ın kendi söylemiyle arasına mesafe koyduğu yanılgısına düşmesine sebep olur.
Bu niteliğiyle 'aparatçik,' her türden iktidarın kurdudur.
Toplumla iletişim yöntemleri ne kadar yüksek düzeyde kurumsallaştırılırsa, durumdan vazife çıkartanlar, o ölçüde elenir.