AKŞAM | GUNCEL | 20 OCAK 2009, SALI
Güneydoğu'daki faili meçhul cinayetlerden sorumlu olduğu iddiasıyla yargılanan emekli Albay Kırca lojmandaki dairesinde intihar etti. Susurluk raporunda ismi yer alan Kırca, Devlet Övünç madalyası sahibiydi
Geçtiğimiz haftayı Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan cephanelik kazıları ve Ergenekon'un firari sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün yakalanmasıyla kapatan Ankara, yeni haftaya da sır intiharla girdi.
Ankara Güvercinlik Jandarma Lojmanları'nda tek başına oturan emekli Albay Abdülkerim Kırca'nın dairesinden dün sabah saat 10.45
sıralarında tek el silah sesi duyuldu. Olay lojmanlarda aynı blokta oturan kişiler tarafından askeri yetkililere bildirildi.
Olay yerine gelen askeri inzibat görevlileri, devlet şeref madalyalı Kırca'nın kanlar içindeki cesedini buldu. Olayın ihbarını alan polis de Güvercinlik'teki Jandarma Lojmanları'na geldi. Ancak polisler, lojmana alınmadı. Emekli Albay Abdülkerim Kırca'nın ölüm olayına önce askeri savcı baktı.
Üç saat sonra olay yerine Ankara Cumhuriyet Savcısı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi çağrıldı. Olay yeri polisleri Kırca'nın el swapları ile intihar ettiği beylik silahını incelenmek üzere aldı.
MEKTUP İDDİASI
Kırca'nın, intihar etmeden bir mektup bıraktığı öne sürüldü. Mektupta, Kırca'nın kendisine yönelik iftira kampanyasının yeniden başlatıldığını dile getirdiği ve övünç madalyası veren devletin, PKK itirafçılarının yalanlarına dayanarak kendisini yargılamasından rahatsızlık duyduğunu yazdığı öğrenildi.
Ardında birçok soru bırakarak intihar eden Abdülkerim Kırca uzun yıllar Diyarbakır'da Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı görevinde bulunmuştu. Bu sürede bölgede önemli operasyonlarda görev alan emekli Albay Kırca, Antalya kırsalında PKK'lılarla girdiği çatışmada ağır yaralanarak tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştu.
Kırca'nın intiharı dün Star gazetesinde onu suçlayan PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın ifadelerine ilişkin haberin yer aldığı gün gerçekleşti. Kırca'nın Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde itirafçı olup jandarma adına maaşla çalışan Aygan son dönemlerde Emniyet Müdürü şehit Gaffar Okkan suikastıyla Kırca'yı ilişkilendirilmek istiyordu. Aygan, Kırca'nın faili meçhul cinayete kurban giden Binbaşı Cem Ersever'den sonra Jitem Komutanlığı görevini devralan kişi olduğunu da belirtiyordu.
İNFAZ ETTİĞİNİ GÖRDÜM
Aygan Star'ın haberinde 'Necati Aydın, Mehmet Ay ve Ramazan Keskin adlı kişileri Silvan yolunda diz çöktürüp yakın mesafeden kafalarına sıkarak infaz ettiğini gözlerimle gördüm. Sonra onları gömdük'' demişti.
Aygan'ın, birçok faili meçhul cinayetin talimatını vermekle suçladığı Albay Kırca hakkında 'silahlı çete kurmak', 'işkence' ve '3 kez adam öldürmek' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Haberde, Kırca'yı tekerlekli sandalyeye mahkum eden kurşunun da yasak aşk yaşadığı ve astlarına kötü davrandığı gerekçesiyle JİTEM'ciler tarafından sıkıldığı ileri sürülmüştü. Kırca'nın adı Cem Ersever ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'la anılıyordu.
BİR YANDA DAVA BİR YANDA MADALYA
GüneydoĞu'da yargısız infazlar yapmakla suçlanan ve hakkında dava açılan Albay Kırca, Antalya'da PKK'lılarla girdiği çatışmada ağır yaralanarak ömür boyu tekerlekli sandalyaye mahkum olmuştu. Kırca, Devlet Övünç Şeref Madalyası'nı 2004 yılında dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in elinden almıştı.
İnfaz başına 10 milyon dağıttı
Emekli Binbaşı Abdülkerim Kırca'nın Susurluk Raporu’nda 'Binbaşı Kerim' adıyla çok sayıda olayı planlayan ve yürürlüğe koyan isim olarak yer almıştı. Kutlu Savaş'ın hazırladığı raporda Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile yakın çalışma içinde olduğu ifade edildi. Raporda, yargısız infaz ve kanundışı olaylar anlatıldıktan sonra şöyle denilmişti:
Bahse konu olan olayların planlayıcısı ve yürürlüğe koyucularının J.İsth.'ta Kerim Binbaşı olarak tanınan Abdülkerim Kırca, Ahmet Demir ve Alaattin Kanat olduğunu,
Ülkeyi terörden temizlemek amacıyla kendisi gibi itirafçıları kandıran bu şahısların, daha sonra bu işleri şahsi amaçları için yaptıklarını, kadın ve kızlara tecavüz ettiklerini öğrendikten sonra, kendisi ile birlikte itirafçılardan Adil Timurtaş, İsmail Yeşilmen, Burhan Şare ve Serdar Od'un gruptan ayrıldıklarını,
Her infaz sonrasında Kerim Binbaşı, Yeşil ve A.Kanat tarafından kendilerine 10.000.000 TL, harçlık verildiğini, geri kalanlarının ise teşkilata mal edildiğinin ...'