AKŞAM | GUNCEL | 21 OCAK 2009, ÇARŞAMBA

Kırca hakkındaki iddialar yeni değil

3 faili meçhul cinayetin araÅŸtırıldığı JİTEM davasında ismi geçen Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca'nın intiharı son dönemde hakkında çıkan iddialara baÄŸlandı. Oysa bu iddialar kamuoyunun yakından bildiÄŸi ve yıllardır hemen tüm medya organlarında dillendirilen konulardı...

 

İDDİALARIN kaynağı olarak bilinen eski JİTEM çalışanı ve PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan ile yapılan röportajlarda 2005'li yıllardan itibaren aralarında Hürriyet, Milliyet ve Radikal'in de bulunduÄŸu pek çok gazetede yer aldı. Aygan'ın anlattıkları arasında intihar eden komutan Abdülkerim Kırca'ya dönük iddialar net bir biçimde yer almıştı.
Kırca, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan 29 Mart 2005 tarihli iddianamede de 20 Ocak 1992 ile 21 Aralık 1994 tarihleri arasında iÅŸlenen cinayetlerle ilgili olarak suçlanıyordu. Zaman'ın haberine göre Kırca ile ilgili haberler ÅŸöyle:

Milliyet gazetesi 3 Åžubat 2005 tarihinde Genelkurmay açıklamasına neden olan haberi aynen yayınladı. Milliyet, Abdülkadir Aygan'ın aÄŸzından tim komutanı Abdülkerim Kırca'nın oynadığı rolü ve kaçırılan ÅŸahsın yakılarak öldürüldüÄŸü iddialarına da ayrıntılı olarak yer verdi. İddialar, "İHD Åžube BaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ, PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan'a göre Aslan'ın, JİTEM'de tim komutanı olduÄŸu öne sürülen Abdülkerim Kırca'nın da aralarında bulunduÄŸu kiÅŸilerce kaçırıldığını anımsattı. DemirtaÅŸ, Aslan'ın daha sonra Silopi JİTEM'e götürüldüÄŸünü, sorgulandıktan sonra da yakılarak gömüldüÄŸünü öne sürdü. DemirtaÅŸ ÅŸöyle dedi: "Köylüler, cesedin bir çoban tarafından 15 santimlik çukura gömüldüÄŸünü, mezar yeri kaybolmasın diye etrafını beyaz taÅŸlarla çevirdiklerini belirtince çukur kazıldı" dedi." ÅŸeklinde verildi.

Radikal Gazetesi de 3 Åžubat tarihli sayısında bu haberi "Acı bir Susurluk öyküsü" baÅŸlığıyla kullandı. Baba İzzettin Aslan, 10 yıldır hiçbir haber alamadığı oÄŸlunun ancak mezarına ulaÅŸabildiÄŸi belirtilen haberde "Resmi makamlar tarafından varlığı kabul edilmeyen JİTEM'in bir cinayeti aydınlandı: Savcının ve askeri yetkililerin gözetiminde açılan mezarda çıkan kemiklerin Aslan'a ait olduÄŸu DNA testiyle de doÄŸrulandı" denildi. Haberin hemen giriÅŸ bölümünde ise Abdülkadir Aygan'ın itirafları hatırlatılarak intihar eden Abdülkerim Kırca'nın olaylarla baÄŸlantılı olduÄŸu iddiasına yer ayrıldı. Haberde, "Aygan, itiraflarında dönemin Bölge Jandarma İstihbarat Grup Komutanı emekli Albay Abdülkerim Kırca'nın da bizzat olayın içinde olduÄŸunu vurguladığı Aslan cinayetini ÅŸöyle anlattı:

"Murat Aslan isimli ÅŸahıs, YeniÅŸehir Semti'nde, yani Diyarbakır Belediyesi civarından alınarak, (Abdülkerim Kırca o sırada bizzat oradaydı) zorla sivil Toros arabaya bindirildi ve JİTEM'e getirildi. Daha sonra Silopi JİTEM İstihbarat Tim Komutanlığı'na götürüldü. Burada iÅŸkenceyle sorgulandıktan sonra Dicle Nehri'nin kenarındaki bir dereye götürüldü. Derede öldürülerek üzerine benzin döküldü ve yakıldı. Bu dere Körtük Köyü'nün karşısına düÅŸen bir dere idi." ifadeleri yer alıyordu.

5 Nisan 2006 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde "JİTEM'ciler için suç duyurusu" baÅŸlığı altında verilen haberde, "Aralarında 'YeÅŸil' kod adlı Mahmut Yıldırım, Musa Anter cinayeti zanlısı PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan ile rütbeli askerlerin de bulunduÄŸu 'Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Komutanlığı (JİTEM) elemanı oldukları' öne sürülen 18 kiÅŸi hakkında yeni bir soruÅŸturma baÅŸlatıldı." denilirken rütbeli askerlerin de kimliÄŸine yer verildi. Haberde bu isimler "İtirafçılar Abdulkadir Aygan, Fethi Çetin, Kemal Emlük, Selahattin Görgülü, Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Hanım Beyaz, Mustafa Deniz, Cemil Işık, 'Şırnaklı Hamit', Binbaşılar Aytekin Özen, Abdulkerim Kırca, Ahmet Cem Ersever, Yüzbaşı Tuna YanardaÄŸ, uzman çavuÅŸlar UÄŸur Yüksel, Abdulkadir UÄŸur, Astsubay Nuri AteÅŸ ve istihbarat elemanı Mahmut Yıldırım (YeÅŸil)." olarak duyuruldu. Hürriyet JİTEM personeli tarafından kaçırılarak öldürüldükleri ileri sürülen isimleri de haberleÅŸtirmiÅŸti:

"1991-96 yılları arasında kaçırıp sorguladıktan sonra öldürdükleri öne sürülen kiÅŸiler ise ÅŸöyle: Vedat Aydın (Kapatılan HEP'in Diyarbakır İl BaÅŸkanı), Talat Akyıldız (Bismil-Tepe köyü muhtarı), Zahid Turan, Harbi Arman (HEP Malazgirt İlçe BaÅŸkanı), Musa Anter (Yazar), Hasan Kaya (Doktor), Metin Can (Avukat-İHD Elazığ Åžube BaÅŸkanı), Mehmet Åžen (Kapatılan DEP'in Nizip İlçe BaÅŸkanı), Necati Aydın (SaÄŸlık-Sen Åžube BaÅŸkanı), Ramazan Keskin, Mehmet Aydın, Murat Aslan, İdris Yıldırım, Servet Aslan, Edip Aksoy, Mehmet Sıddık Etyemez, Ahmet Ceylan, Åžahabettin Latifeci, Abdulkadir Çelikbilek, Mehmet Salih Dönen, İhsan Baran, Fethi Yıldırım, Abdulkerim ZuÄŸurli, Zana ZuÄŸurli, Melle İzzettin ve soyadı tespit edilemeyen Hasan adlı kiÅŸi. Yazar Musa Anter'in öldürüldüÄŸü sırada yanında bulunan DTP Genel Merkez yöneticisi Orhan MiroÄŸlu soruÅŸturma dosyasına yaralı maÄŸdur olarak geçti."


2 Nisan 2005 tarihli Milliyet Gazetesi "JİTEM iddianamesi" baÅŸlıklı haberinde Diyarbakır BaÅŸsavcılığı'nın 13 yıl sonra hazırladığı iddianamede 8 cinayetin failinin 'JİTEM' olduÄŸu belirlediÄŸini yazdı. Haberde iddianameye atıf yapılarak JİTEM'in bir 'çete' olarak nitelendiÄŸi ve 'sözde' devlet adına cinayet iÅŸlediÄŸini vurgulandı. Haberde, "İddianamede, 1992 - 1994 arasındaki 8 faili meçhul cinayeti iÅŸleyen isimler ÅŸöyle sıralandı:


"PKK itirafçıları Mahmut Yıldırım, Abdülkadir Aygan, Muhsin Gül, Fethi Çetin, Diyarbakır Emniyet Güvenlik Åžube Görevlisi Kemal Emlük, Askerlik Åžubesi'nde sivil memur Saniye Emlük, Uzman ÇavuÅŸ Yüksel UÄŸur ile emekli Binbaşı Abdülkerim Kırca." bilgisine yer verildi.

2 Nisan 2005 tarihli Radikal Gazetesi de JİTEM iddianamesini "Susurluk hortladı" baÅŸlığıyla duyurdu. Haberin kutusunda ise ÅŸu ifadeler yer aldı: "'Emirleri Kırca verdi' Bir gazeteye yaptığı itiraflarla 12 yıl önce gözaltında öldürülen birinin cesedinin bulunmasını saÄŸlayan PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın ifadeleri doÄŸrultusunda altı itirafçıyla biri emekli binbaşı iki asker hakkında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Aygan, emekli binbaşı Abdülkerim Kırca, halen Siirt Jandarma Komutanlığı'nda görevli uzman çavuÅŸ UÄŸur Yüksel'in yanı sıra 'YeÅŸil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da aralarında olduÄŸu sanıklar, 'Cürüm iÅŸlemek için teÅŸekkül oluÅŸturmak ve taammüden adam öldürmekten yargılanacak.'

 

 

Asker sahip çıktı

Hakkında faili meçhul cinayetlere iliÅŸkin çıkan haberlerin ardından intihar eden Jİtem'ci komutan Kırca'yı dün Genelkurmay tam kadro katıldığı törenle uÄŸurladı. Ergenekon rüzgarlarının estiÄŸi törende generaller Kılınç'a asker selamı verdi

'Devlet Övünç Madalyası' sahibi Malul Gazi emekli Jandarma Kıdemli Albay Abdülkerim Kırca, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tam desteÄŸi ile son yolculuÄŸuna uÄŸurlandı.  PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın, kendisini hedef alan iddialarını bir gazetede haber yapmasının ardından intihar eden Albay Kırca'nın, cenaze töreninde Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral İlker BaÅŸbuÄŸ ile kuvvet komutanları tam kadro hazır bulundu.  Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral AydoÄŸan BabaoÄŸlu, Ankara dışında olması nedeniyle törene katılamadı. Ergenekon soruÅŸturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç da cenazeye katılanlar tarafından  alkışlandı.

KILINÇ'a General selamı
Komutanlar ise asker selamıyla selamladı. Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz'ın generallerin bulunduÄŸu protokol bölümüne girmeyerek, dışarıda beklemesi de dikkat çekti.
EÅŸi Meriç Kırca'nın, cenaze namazına geçerken, 'Vatan için  mücadele eden bir kahraman daha gitti. Türk askerine inanmadılar, PKK itirafçısına inandılar. Aslanım gitti, hesap soran yok. Onursuz üç-beÅŸ çapulcu utansın. Çok kahramanlar vardı, teki de oydu, onuruyla gitti benim kocam' dedi. Kırca'nın naaşı Karşıyaka Mezarlığı'nda topraÄŸa verildi.

Soğuk karşılaşma
Cenazeye katılanlar arasında Ergenekon 10. dalgada gözaltına alınıp serbest bırakılan emekli Orgeneral Tuncer Kılınç da vardı. Hükümetten katılan tek bakan İçiÅŸleri Bakanı BeÅŸir Atalay Kılınç'la yüz yüze gelmedi.

İftiracıları yargılayın Sayın Bakanım
Cenaze töreninde Kırca'nın yakınları isyan yüklüydü. Bir yakını, 'Binlerce Kırca var. Vatanseverleri öldürerek bitiremezsiniz. Bİr tane gider bin tane gelir' dedi. Kırca'nın kardeÅŸi ise ''Bunları yazın. Bu kahramanları bu hale kim getirmiÅŸ. Bunları da çekin. İyi ki varsınız BaÅŸbuÄŸ PaÅŸam. Sayın Bakan iftiracıları yargılayın, itirafçıları deÄŸil iftiracı onlar' sözleriyle tepki gösterdi.

Son sözü 'Yalanlara dayanamıyorum' oldu
TÜRKİYE Gaziler Vakfı Genel BaÅŸkanı emekli Albay Ali Kiraz, Abdülkerim Kırca'nın son dakikalarını anlattı. Kiraz, Kırca'nın gazetedeki haberi okuduktan sonra bir arkadaşını arayarak, 'Artık bu yalanlara dayanamıyorum' dediÄŸini söyledi.

Kiraz ÅŸöyle konuÅŸtu: 'Kırca, kendisiyle ilgili haberleri okuduktan sonra saat 10:30 sıralarında ailesi ile kahvaltı yaptı, abdest aldı, odasına çekildi ve intihar etti. İntihar etmeden önce bir arkadaşımızla görüÅŸen Kırca, 'Ben bu  söylenenlere dayanamayacağım. Bu insanlarla bir arada yaÅŸamak istemiyorum' demiÅŸ. Kırca'nın intihar sebebi iftira odaklı, yandaÅŸ medyanın asılsız, acımasız yalanlarıdır. Terörist Abdülkadir Aygan ve meczup Tuncay Güney'in yönlendirmesine itibar edenlerle bir arada yaÅŸamak istememe arzusudur.' Kiraz, Kırca'nın ailesinin, 'Yalan iddialar gündeme getirerek bir insanın ölümüne yol açtığı' iddiasıyla Star Gazetesi ve sorumluları hakkında dava açacağını söyledi. Kiraz, Kırca'nın kullandığı tekerlekli sandalyeyi de vakfın genel merkezine getirdi. 

Aile mesaj yayımladı
Bu arada, cenaze töreninde Kırca Ailesi adına yazılı bir açıklama dağıtıldı. Açıklamada özetle ÅŸu ifadelere yer verildi: 'Bazı ÅŸer odaklarının yaygınlaÅŸtırdığı olumsuz havanın, milletine sadakatle ve cansiperane hizmet etmiÅŸ insanları hayatından vazgeçer hale getirdiÄŸinin canlı bir örneÄŸi ile karşı karşıyayız. Bu sorumsuzluk Kırca Ailesi'ni olduÄŸu gibi necip milletimizi de derinden sarsmaktadır. Aklı selimin galip geleceÄŸini ummaktan baÅŸka ÅŸu an elimizden bir ÅŸey gelmiyor. Tek tesellimiz kahraman silah arkadaÅŸlarının ayakta dimdik bir duruÅŸla sergiledikleri birlik, beraberlik havasıdır. Yarınlardan eÄŸer ümitliysek siz deÄŸerli komutanlarımızın bu vakur duruÅŸu sayesindedir. Bu sorumsuzluk, vatansever duygularla çalışan, fedakar, feragat sahibi insanların gelecekte bulunmasını zorlaÅŸtırabilir. Unutulmamalıdır ki Kerim Kırca'lar kolay yetiÅŸmiyor. Aziz Türk milletinin başı saÄŸolsun. Evladımıza, Türk milletinin deÄŸerli evladına Allah'tan rahmet diliyoruz. Ruhu ÅŸad olsun.'

TSK'DAN SERT AÇIKLAMA
Söylem deÄŸil tedbir zamanı
GENELKURMAY 'Devlet Övünç Madalyası' sahibi Malul Gazi emekli Jandarma Kıdemli Albay Abdülkerim Kırca'nın, PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın iddialarını bir gazetenin haber yapmasının ardından intihar etmesi üzerine sert bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Abdülkerim Kırca ile ilgili bazı basın ve yayın organlarında suçlayıcı haberlere yer verildiÄŸi belirtilerek, ÅŸöyle denildi: 'Son zamanlarda, bazı basın ve yayın organlarında, sözde bir itirafçının ifadelerine dayanarak, 10 Nisan 1998'de Serik/Antalya'da teröristlerle girdiÄŸi çatışmada bakıma muhtaç Malul Gazi olan, emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca ile ilgili olarak suçlayıcı haberlere yer verilmiÅŸtir. Dün Kırca'nın evinde intihar ederek vefat ettiÄŸi öÄŸrenilmiÅŸtir. Yargılama sürecinde sorumlu ve duyarlı olması gereken kesimlerin özen ve hassasiyeti göstermesi gerekirken, kiÅŸi ve kuruluÅŸların adeta yargısız infaz edilerek suçlu ilan edilmesi, temel insan haklarına aykırı olduÄŸu gibi hiçbir hukuki ve ahlaki kuralla da baÄŸdaÅŸmamaktadır. Artık, yetkili ve sorumlu makamlar ile saÄŸduyulu medyanın üzerlerine düÅŸen görevleri yerine getirmek üzere söylem yerine gerekli tedbirleri alma zamanıdır.'

BAÅžBAKAN'DAN GENELKURMAY'A DESTEK
Yargısız infaz yapıldı
BAÅžBAKAN ErdoÄŸan, intihar eden emekli Albay Abdülkerim Kırca'yla ilgili Genelkurmay'ın açıklamasına destek verdi. Brüksel'den dönen ErdoÄŸan'a bu konu sorulunca, BaÅŸbakan 'yargısız infaz yapan medya grupları ve yazarlar olduÄŸunu' belirterek, 'Bunu kimse yapmamalı. Bu durumun hiçbir istisnası yoktur' dedi. Bu tür yöneliÅŸler devam ederse adalet ve hukukun öneminin kalmayacağını dile getiren ErdoÄŸan, YARSAV'ı da  'Savcıya baskı yapan hukukçuları da kınıyorum' diye eleÅŸtirdi.


Barkın ÅžIK - Ufuk TÜRKYILMAZ /ANKARA-Kıvanç EL / ANKARA

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3