AKŞAM | CUMARTESI | 17 OCAK 2009, CUMARTESİ

Türkiye'ye Avrupa modasını getirdi

60'lı yıllarda 'Giovane Moda' adını verdiği butiğine Avrupa'dan getirdiği son moda kıyafetlerle Türkan Şoray, Filiz Akın, Ajda Pekkan'ı giydiren Ali Karaata, dönemin modasını etkileyen isimlerden. 1976'da açtığı 'Ali Alta Moda' mağazasında arkadaşları Gianni Versace ve Gianfranco Ferre'nin tasarımcılarını satan Karaata, İstanbul'u Avrupa markalarıyla tanıştırdı

19 yaşındayken Urfa Birecik'ten İstanbul'a göç eden bir ailenin oğlu Ali Karaata. Ancak klasik göç hikayelerinin aksine yoksulluktan değil; Urfa'da kumaş satan babasının işlerini geliştirmek için gelmişler İstanbul'a. Terzi babasından etkilenen Ali Karaata, 1965 senesinde Beyoğlu Fitaş Pasajı'nda bir butik açmış; Giovane Moda. Aynı dönemde Milano'ya gittiğinde İstanbul'un dünya modasının çok gerisinde kaldığını görmüş. O tarihten itibaren İtalya ve Fransa'da son moda ne varsa hepsini taşımış İstanbul'a. Hatta zamanın sinema yıldızlarını giydiren Ali Karaata, Türk sinemasına dolaylı da olsa hizmette bulunmuş zira 60'lı, 70'li yıllarda çekilmiş filmlerin kostümlerinin çoğu Giovane Moda'danmış. Çekimlerde Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Ajda Pekkan hep ondan giyinirmiş. Filmleri izleyenler de doğruca terziye koşup, ünlü yıldızların üzerindeki kıyafetleri diktirirmiş. Hatta Yılmaz Güney, Ayhan Işık, Tarık Akan, Kadir İnanır da şıklığını ona borçlu olan jönlerden...

Avrupa modasını Türkiye'ye taşıyan Karaata, Türkiye'de tekstil piyasasını da hareketlendirmiş. Getirdiği modelleri Türk firmalarının ürettiğini Karaata şöyle dile getiriyor: 'Türkiye'de pek çok firma benim üstümden para kazandı; Vakko dahil. Bir elbisemi alıp kilometrelerce üretiyorlardı'.  Avrupa'dan öyle modeller seçip getiriyormuş ki kopyaları dahi yok satıyormuş. Hatta zamanında Karaata'nın kıyafet seçme konusunda başarısını farkına varan Vitali Hakko, birlikte çalışmayı bile teklif etmiş. Ancak o, kendi ismiyle devam etmeyi tercih etmiş.

Karaata'nın kapış kapış giden ve kopyaları yapılan kıyafetlerin markalarına gelince... Yves Saint Laurent, Lanvin, Versace, Ferre, Dolce & Gabbana...
Ancak o yıllarda ne Versace bugünkü Versace, ne Ferre ne de Dolce & Gabbana... İtalya'ya gide gele İtalyanca öğrenen ve moda dünyasının içine giren Karaata, çok iyi iş ilişkileri ve dostluklar kurmuş. Gianni Versace, Gianfranco Ferre, Domenico Dolce & Stefano Gabbana ile arkadaş olmuş. Hangi modelin çok satacağını iyi bilen işadamı, hangi markaların tutacağını da iyi biliyormuş ki Versace'nin ilk koleksiyonunu Türkiye'ye o getirmiş.
1971 yılında Bağdat Caddesi'nde şube açan Karaata o yılları şöyle anlatıyor: 'Bağdat Caddesi'ne şube açtığım zamanlarda oralarda daha butikler yoktu. Divan Pastanesi'nin karşısındaydı yerimiz. Akşam 10'a kadar satış yapardık. Keyifli yıllardı. Herkes çok şık giyinirdi o zamanlar, şimdiki gibi değildi.'

Jean'i de Türkiye'ye ilk getirenlerden biri olduğunu söyleyen Karaata, jean karşılığında Avrupa'ya nasıl pazen ihraç ettiğini de şöyle anlatıyor: '70'lerin sonlarında Fiorucci çok ünlü bir markaydı. Gemilerle jean getirirlerdi İstanbul'a, ben de onlara Osmanlı desenli pazenler verir, karşılığında jean alırdım. Daha sonra o firma Osmanlı desenleriyle ün yaptı.'
Ali Karaata, daha klasik kıyafetler getirmeye başlayınca 1976 yılında şu an Şişli'de hizmet veren mağazasını açmış ve Ali Alta Moda adını vermiş. Alta, İtalyanca'da yüksek anlamına geldiği için bu ismi tercih eden Karaata, o günden bugüne mağazasında dünyanın en ünlü markalarını satmaya devam ediyor.

'Ali Alta Moda' olarak Şişli'de bir kadın ve bir erkek mağazası bulanan modacı, yakında yeni sürprizler yapmaya hazırlanıyor. Alışveriş merkezlerine yönelmektense cadde butiği olarak devam etmeye kararlı olan Karaata 'Yenilikleri severim, yakında Avrupa'daki rock modasını yeni markalarla Türkiye'ye taşıyacağım. Şu an burada böyle bir eksik var' diyor.


Versace'yle maça gittim, Ferre'yle Scala'ya

Ali Karaata sevecen kişiliği ve girişimci ruhuyla İtalyan modasının önde gelen modacılarıyla arkadaş olmuş. Gelin ünlü modacılarla anılarını kendisinden dinleyelim: 'Versace'nin annesi iş yaptığım firmalardan birinde çalışıyordu, annesini de onu da tanıyorum ama Donatella'yı pek tanımam. Gianni ilk koleksiyonunu 74'te hazırladı ve ben çok beğenip Türkiye'ye getirmiştim. Bir gün beni Milan-Real Madrid maçını izlemeye davet etti. Beraber maçı izledik hatta Milan 2-0 kazanmıştı. O dönemin yıldız oyuncularından imza almıştım.'  Karaata, Gianfranco Ferre'yle ise Scala'da opera izlemiş. 'Ferre limuzinle kaldığım otelden beni aldırdı ve özel locasında birlikte Rus operası izledik. 6 yaşında Fırat'ın kenarında suya giren biri için bu inanılmaz bir deneyimdi.' Dolce&Gabbana'yı da ilk keşfedenlerden biri Ali Karaata olmuş. 1986 yılında Karaata'nın misafiri olarak İstanbul'a gelmişler. 1 hafta gezdirmiş onları. Ancak o dönemde Türkiye'de onları kimse tanımıyormuş.

Karaata, günümüz modasının öncüleri Alexander McQueen ve John Galiano'yu da bu kadar ünlü olmadan önce, dönemin ünlü markası Romeo Gigli'de çalışırken tanıyormuş. 8 yıl önce kendisine iş teklif eden Galiano, Karaata için şunları söylermiş: 'Ali iyi kumaşı, dokunduğu anda anlar.'


Okul ve kültür merkezi yaptırdı

Karaata'nın Türkiye'ye hizmeti sadece modayı getirmekle kalmamış. Türkiye'nin en büyük sorununun eğitim olduğunu düşünen 66 yaşındaki Karaata, memleketi Şanlıurfa'nın Birecik İlçesi'ne 2 okul yaptırmış. Şirket hesabından değil şahsi hesabından 1 milyon dolar bağış yapan işadamı, 'Şirket hesabından olunca bir cebinden almış diğerine vermiş oluyorsunuz. Önemli olan şahsi hesabından bağış yapmak' diyor. Karaata Birecik'e inşası yakında bitecek, 3 trilyona mal olan bir de kültür merkezi yaptırıyor.


Hande Yener şöhreti         Ali Alta Moda'da yakaladı

Alİ Alta Moda, sosyetenin ve sanatçıların uğrak yeri olduğundan Hande Yener, şöhret basamaklarını hızlı tırmanmak için burada çalışmayı istemiş. Sesini dinlemesi için Sezen Aksu'nun mağazaya gelmesini bekleyen Yener, Hülya Avşar gelince sesini ona dinletmiş ve amacına kolayca ulaşmış. Avşar, Sezen Aksu'ya Yener'i anlatınca genç şarkıcı, kendini Aksu'nun vokalisti olarak buluvermiş. Karaata 2 yıl mağazasında çalışan Yener'in başarılı olmasını istediğini ve sesini beğendiği söylüyor.

AYSUN  ÖZ KAŞİ

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3