AKŞAM | CUMARTESI | 17 OCAK 2009, CUMARTESİ
Dünya metropollerinin vazgeçilmez sokak sanatı grafiti yeni bir akımın etkisiyle değişime uğradı. Artık banklardan ağaçlara, posta kutularından sokak tabelalarına kadar tüm 'kent mobilyaları' örgülerle giydiriliyor.
Metro duvarlarından park banklarına uygun bulunan her boş alanı dolduran sokak sanatı grafiti, dünya metropollerinde artık yeni bir boyut kazanıyor. Zira sokak sanatları yeni ve renkli bir akımın etkisiyle farklı bir yöne ilerliyor. 'Urban knitting' yani 'şehir örgücülüğü' olarak tanımlanan bu kavram Berlin'den Buenos Aires'e, Paris'ten Stockholm'e metropollerin yüzünü renklendiren bir gerilla sanat türü olarak çıkıyor karşımıza. Parkmetreler, banklar, merdiven tırabzanları, köprü demirleri, heykeller, posta kutuları ve ağaçlar yani bir şehrin neredeyse tüm demirbaşları onların renkli örgü işlerinden nasibini alıyor. 'Urban knitting' akımını bir nevi gerilla sanat hareketi haline getiren ilk oluşumsa 2005'te bir araya gelen 'Knitta'. Kendilerine 'Knittas' (Örgücüler) diyen oluşum şimdi Paris metrosundan Berlin meydanlarına, New York metrosu demirlerinden Seattle'daki sokak tabelalarına kadar neredeyse tüm dünyayı 'örüyor'. Hatta Çin Seddi'nin bir duvarında bile onları imzasıyla yer alan bir örgü işi var!
İsimlerini açıklamayan Amerikalı 3 sanatçıdan oluşan Knittalar, çekirdek grup dışında eli örgü ve şiş tutan herkesi ekibe katılmaya teşvik ediyor. Çünkü onlar da işe ilk, ellerinde nasıl bir projede kullanacaklarını bilmedikleri yarım kalmış kazaklar, bol bol renkli yün ve şişlerle doğaçlama olarak başlamışlar. Dolayısıyla şehir örgücülüğünün metropolde yaşayan herkes için renkli bir gerilla sanat taktiği olduğu konusunda hemfikirler.
Knittaların başını çektiği bu akım zamanla yaygınlaşıp çeşitli yeni oluşumlar ortaya çıkmaya başladıkça, Amerika ve Avrupa metropolleri hızla yün örgülerle dolmaya başlıyor. Bunda global krizin de etkili olduğu söylenebilir. Zira trend uzmanlarının, ekonomik krizin yansımalarından biri olarak örgü örmenin geri döneceğini söylemesi de bir referans kaynağı olarak düşünülüyor.
TÜM ŞEHİR ÖRGÜ OLSUN
Metropol sakinleri tarafından da artık iyice benimsenen şehir örgücülüğü akımı kimilerince birer modern sanat eseri yerine koyuluyor. Zaten şehirli gerilla örgücüler de işlerinin bir kenarına ya dahil oldukları oluşumun etiketini ya da popüler kültüre gönderme yapan bir notu iliştiriyor. Akımın hızla yayıldığını fark eden galeriler de bu tür işlerin yer aldığı sergilere ağırlık vermeye başlıyor. Tabii bir sokak sanatı olarak doğan gerilla şehir örgücülüğünü kapalı kapılar ardına taşımak ne kadar heyecan verici olursa, çıkan işler de o kadar heyecan verici oluyor!
Knittalardan sonra bir grup sanatçıdan oluşan JafaGirls oluşumu da şehir örgücülüğü konusunda işleri ilerletmeleriyle tanınıyor. Öyle ki Corrine Bayraktaroğlu ve Nancy Mellon öncülüğünde geçen sene 'Knit Knot Tree' isimli bir projeyi hayata geçirip yaşadıkları şehir Ohio'daki ağaçları örgü ile giydirmeye başlıyorlar. Onların projesi işin gerilla sokak sanatı kısmından ziyade bir nevi bilinçlendirme çalışması özelliği taşıyor. Hatta dünyaca ünlü haber ajansı Associated Press aracılığıyla projeleri hakkındaki fikirleri Afrika'dan İngiltere'ye tüm dünya basınına dağılıyor. Projelerinin bu denli ilgi çekmesine onlar da şaşırıyor ama son derece karanlık ve acı çekilen bir yer olan dünyada, bu tür küçük ve renkli global işlerin insanları neşelendirdiğine de dikkat çekmeden edemiyorlar. Bu işin bir tür sanat olup olmadığı konusundaysa yorum yapmayıp 'kimin nasıl baktığına bağlı olarak değişir' diyorlar.
Her şey bir yana; metropol hayatının getirdiği tüm o hız ve koşturmanın arasında, metroya binerken ya da belki otobüs beklerken günümüzü renklendirecek bir nevi sanat eseri görmek izce de hoş olmaz mıydı?
SELİN ÖZAVCI selin.ozavci@aksam.com.tr