AKŞAM | CUMARTESI | 17 OCAK 2009, CUMARTESİ
Bu akşam Yeni Melek'te Ozan Doğulu şov var. 'Müzisyen olarak tanınıyorum; ama bu kez izleyenler 'Ozan DJ mi, prodüktör mü, orkestra şefi mi, parti mi düzenliyor' diye düşünecekler' diyen sanatçı, kriz nedeniyle dışarı çıkamayanları bu partiyle eğlendirecek.
Bu akşam Ozan Doğulu'nun Yeni Melek'te konseri var. Aslında bu organizasyona parti demek daha doğru. Çünkü ışık, video ve danslarla renklenecek gecede özel sürprizler olacak. 'Ozan Doğulu Live Beyoğlu' adıyla gerçekleşecek organizasyonda piyano ve DJ setinde Ozan Doğulu; perküsyonda Cihan Okan; saksafon ve klarnette Göksun Çavdar; trompette Tevfik Kulak; trombonda Hasan Gözetlik ve sürpriz sanatçılar da geceye renk katacak. Ozan Doğulu, yılbaşı akşamı Haydarpaşa Garı'nda gerçekleştirdiği performansından daha kapsamlı bir sahne şovu hazırlamış. Bu vesileyle bir araya geldiğimiz Doğulu ile çalışmalarını, müzik piyasasının durumunu, Eurovision'la ilgili düşüncelerini ve baba olmanın kendisine hissettirdiklerini konuştuk.
Yılbaşı akşamı da bir örneğini gerçekleştirdiğiniz bu proje nasıl şekillendi?
DJ performansı üzerine kurduğum bir şov diyebiliriz. House müzik, tekno ve nostaljik Türkçe pop remix'ler çalacağız. Müzisyen olarak tanınıyorum; ama bu kez izleyenler 'Ozan DJ mi, prodüktör mü, orkestra şefi mi, parti mi düzenliyor' diye düşünecekler. Eğlenceli bir konsept olacak. İnsanlar, kriz nedeniyle dışarı çıkamadıklarından yakınırken, onları böyle bir partiyle eğlendirmeye karar verdik.
Yani proje bir nevi ihtiyaçtan doğdu...
Evet, bu tarz eğlenceye ihtiyaç var. Şarkının konseptine uygun, eğlenceye yönelik, seyredilebilir bir şey sunacağız.
Türkçe pop müzik dinlemiyormuşsunuz...
Klasik ve caz dinlerim. Çünkü eğitimim de klasik piyanoyla başladı. Popüler işler yapmak hoşuma gidiyor ama CD'sini alıp da dinlemem.
6 YAŞINDA YILIN SANATÇISI SEÇİLDİM
4 yaşında babanız Yurdaer Doğulu'nun yönlendirmesiyle piyano çalmaya başladınız. O günlerden neler hatırlıyorsunuz?
Spor Sergi Sarayı'nda Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın 1978'de düzenlediği bir gecede 5 bin kişiye piyano çalıp şarkı söylemiştim. O zaman 6 yaşındaydım ve 'Yılın Sanatçısı' ödülü vermişlerdi. İlk deneyimimdi. Babam çalışırken bende yemek müziği yapardım. Bir süre sonra Kenan da şarkı söylemeye başladı. 15 yaşına kadar bu böyle gitti.
Sonra Erol Büyükburç'la çalıştınız...
Evet. O zaman babam yoktu. Büyük Gar Gazinosu'nda çalışıyorduk, şefimiz Çetin Çalışır'dı. Çalmadığım şarkıcı kalmadı gibi bir şey.
Babanızın sizin için hayalleri neydi?
Babam çok iyi bir aranjör ve orkestra şefi olmamı istiyordu. Onu kaybettiğimde büyük şoktu. 15 yaş pis bir yaş; profesyonel hayata adım atmışsın, bir yandan okulu yürütüyorsun. Babam Kenan'ın da solist olmasını isterdi. Zaten öyle yönlendirdi. Ben Mozart çalardım, babam Elvis'in parçasını verir, 'Bunu da çal' derdi. Sürekli eğitimdeydim zaten.
KENAN'LA KONUŞMADAN ANLAŞIYORUZ
Doğulu Kardeşler denildiği zaman hep yüzlerde bir gülümseme oluyor. Bu başarının sırrı ne?
Küçüklükten beri müzikle iç içe olmanın avantajı var. Kenan'la yaptığımız işlerde konuşmadan anlaşıyoruz. Aynı evde sürekli piyano ve gitar çalan iki çocuğun birleşiminden böyle bir şey oluşuyor. Kenan çok iyi bir solist oldu; ben beste yapardım, o sözlerini yazardı. Hiç şarkı sözü yazmadım. Kenan mikrofonu kendinden bir parça gibi kullanabiliyor; ben piyanoyu...
Kardeşinizle sahnede olmak nasıl bir şey?
Güven veriyor. Avantajlı bir paylaşım. 'Bir şarkı yaptım Kenan okusun' demiyorum; zaten Kenan için yapıyorum o şarkıyı. Yakışır mı, neyi güzel söyler bunlar hep hesap işi. Ama Kenan söylemez de başkası söyler. Şarkılarımızı Hepsi, İzel, Gülben Ergen gibi pek çok kişi söyledi.
ASLINDA SESİM GÜZEL
Sahne önünde siz olsaydınız nasıl olurdu?
O bir tarz meselesi. Şarkı söylemek bana hiç cazip gelmiyor. Kafaya taksaydım olabilirdi. Sesimi güzel bulurlar. Albüm yaptığımız bir sürü insan var sesi güzel değil ama burada güzelleştiriyoruz. Düşün yani kendiminkini bir yaparım Michael Jackson olur.
Keyif aldığınız müziği yapsanız nasıl olurdu?
İstanbulluyum, kökenim Antepli. Avrupa ve Amerika'da gezmeyi seviyorum. Bunların getirdiği karışık bir müzik var beynimde. Kayıt ediyorum bir proje için. Bir CD'si de çıkacak. Altyapısında senfonik enstrümanların çaldığı farklı bir sentez. Chill out ve lounge tarzı. Beni anlatan bir karışım.
Hadise'nin Eurovision şarkısını nasıl buldunuz?
Bir pop şarkısı, değişik bulmadım. Yıllardır oynak olsun deniyor. Doğu ritimleri ve Batı sound'u kullanılıyor. Kenan'la yaptığımız tarza da benziyor. Ama Hadise'yi başarılı buluyorum. Beğeniyorum, sesini, duruşunu, dansını... Onun gitmesi fikri hoşuma gidiyor. Şarkı da güzel. İnşallah başarılı olur.
7 aylık bebeğim beni hayata yapıştırdı
Arya ile neler değişti?
Beni daha çalışkan yaptı. İlham veriyor. Hayata daha da yapıştırdı. Onu kucağıma aldığımda her şeyi unutuyorum. Acayip bir elektriği var. Çok yüksek bir duygu.
Keşke daha erken baba olsaydım diyor musunuz?
Arya doğru bir zamanda oldu. Çünkü doğru insanı bulmak lazımdı. Onu da yeni buldum, yeni derken çocuk olacak pozisyona ancak geldik. Böylesi çok iyi.
Evlilik müzik hayatınızı ne yönde etkiliyor?
Sabaha kadar çalışıyorum. Eşim hala öğrenci, edebiyata meraklı. Piyano çalıyor. Şarkı sözleri yazmaya başladı. Bu işle çok ilgili. Yoksa çekilmez. Çünkü bilgisayarın başına oturup 14 saat bir şarkı üzerinde çalışabiliyorum. Eşim bundan rahatsız değil aksine hoşnut. Bir sabah uyanırım Ayışığı Sonatı'nı çalar, bir sabah bestelediğim bir parçaya söz yazmış olur. Bizim aile eğlencelidir.
Başka bebek düşünüyor musunuz?
Tabii olabilir. Kenan da ben de '10 tane çocuğumuz olsa' derdik. Ama şimdi 'Bana yardım etmen lazım bir an evvel. Hepsini bana bırakma' diyorum!
Arya için bestelediğiniz özel bir parça var mı?
Aslında tüm şarkıları ona yapıyor gibiyim. İleride ona şarkı yapabilirim ama bu tek şarkı olmaz, albüm olur herhalde.
EKİN TÜRKANTOS