Ergenekon'un yaradığı iki isim var. Eski Susurluk Komisyonu'nun Başkanı Mehmet Elkatmış ve aynı oluşumun üyesi Fikri Sağlar. Parlamento dışında kalmışlığın acısını, kanal kanal dolaşıp ya da telefonla bağlanarak çıkarıyorlar. Söyledikleri hep aynı şeyler. 'Zamanında uyardık ama, dinleyen olmadı' şeklinde laflar edip, duruyorlar. Doğrusu, 'Fikir kekemelikleri' onlar konuştukça iyice anlaşılıyor. Bu yüzden siyasi gelecekleri- nin kalmadığını anlıyorsunuz.
...
Bazı konukların zamanlamasıysa, o ekranın şansı olmakta. Bunlardan biri HaberTÜRK'tü. Zafer Arapkirli, Em. Tümgeneral ve şimdilerin 'Hak ve Eşitlikler Partisi' Genel Başkanı Osman Pamukoğlu ile konuşurken, Sincan'daki kazı yerine bağlanıldı. Görüntüler eşliğinde 'Uzman Paşa'nın yorumlarını izleme şansını yakaladık. Çıkarılan mühimmatın neyle örtülü olduğunu sordu. Derinlikten söz etti. Bunlara cevap istedi. Doğrusu aklımıza, bir dönemin sahte peygamberlerinin önce yerleştirip, sonra işaret ettiği gömüleri hatırladık. SİT alanında 12 Ocak'ta başlayan kazı için 9'unda izin çıkması tuhaf değil mi? Bakalım bu işlerin sonu ne zaman ve ne şekilde tamamlanacak?
...
5n1k'da Prof. Dr. Yalçın Küçük dosyası işlendi. 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün defalarca içeri tıktığı 'Çılgın Hoca'nın yeniden cezaevine girişinin çok güzel analizi yapıldı. Tekrar 'Tutuklu Sanık' haline gelişine akıl sır erdiremeyenlerdeniz. Devlet Planlama Teşkilatı'ndaki eski çalışma arkadaşı Güngör Uras onun için 'Farkı, farklılığında' dedi. Serdar Turgut, tam altı saat konuştuğu toplantıyı anlattı. 35 Yaşında askere giden, yedek subay olarak Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan Küçük'le hiçbir zaman ideoloji birliğimiz olmadı. Hatta PKK toplantılarındaki söylevlerine çok sinirlendik. Onu gerçek anlamda tanıyışımız SkyTÜRK'teki 'Kalemler Kılıçlar' programıyla oldu. Baktık ki, yönetenlerle -Kim olurlarsa olsunlar- hep kavgalı. Ancak, silahlı eylemcilerle hiç işi yok. Ne varsa dilinde. Ya da kaleminde. Hani sormasak çatlayacağız. Gözaltına aldıran savcılara, cezaevine yollayan hakimlere seslenmek istiyoruz; 'Allah aşkına aydınlatın bizi. Yalçın Küçük nasıl tutuklu sanık haline geldi?' Silahla, cephaneyle uzaktan yakından ilgisi olmayan biri neden cezaevinde? Anlamak istiyoruz. İkna edin bizi.
***
Halk arasında sıkça kullanılan özlü sözlerden biri de 'Sarhoş sallanıyor. Bırakın düşsün'dür. Bu lafın, haber kanalında borsadaki inişte kullanıldığına tanık olup, şaşırdık. Anlatılmak istenen ise, 'Bu aralar kağıt almayın. Bekleyin'di.
...
Mehmet Ali Erbil'in başarısının tavan yaptığı Çarkıfelek'lere bakın, aynı tipleri görürsünüz; 'Yumuşak huylular'. Levoş, bunlardan biriydi. Ayrıca, stüdyoya birlikte geldiği arkadaşlarının benzeşen tavırları izleyiciyi yerlere yapıştırdı. Demek ki, bu tipleri bulup programa taşımak çok önemli.
...
Seyircisiyle içiçe yapılan gülmece programlarına bir yenisi daha katıldı; Depo. KanalTÜRK'ün 'Comedy Club' ismini verdiği bu yapım şimdilik emekleme döneminde. Vedat Özdemiroğlu ile Sinan Çalışkanoğlu'nun işlerinin zor olduğunu görüyoruz.
***
Necmi Arık, İsrail'e yaptırım istiyor. Başbakan'ı da bu konuda sadece konuşmakla suçluyor. Bahattin Ayran da pek çok e-posta yollayan gibi, aynı düşüncede. Esma Kürkçü, Milli Eğitim Bakanı'nın 'Arada fark yok' dediği sözleşmeli öğretmenlerin uğradığı ayrımcılığı tek tek sıralamış. Durum, hiç Sayın Çelik'in anlattığı gibi değil. Ali Gümüş arkadaşımızın nazik telefonuna teşekkür ediyoruz.