Obama bugün resmen ABD Başkanı.
Çeşitli nedenlerden dolayı bizim coğrafyamızı ilgilendiren tüm konularda hiçbir somut ve olumlu adım atabileceğine inanmamakla birlikte gelin beraber yeni başkana bir fırsat verelim.
Mali ve ekonomik krizi bir yana bırakırsak Obama'nın test edileceği en önemli alan Gazze ve dolayısıyla Filistin sorunu olacaktır.
Başka bir ifade ile Obama gerçekten uluslararası barış, güvenlik ve istikrarı önemsiyor ve bu yönde adım atma kararlılığını gösterebilirse o zaman farklı bir lider olduğunu kanıtlayacak, kendisine bağlanan umutları güçlendirecektir.
Peki bu durumda Obama öncelikli olarak ne yapabilir ya da ne yapmalıdır?
Çok kolay.
10 Şubat'ta İsrail'de seçilecek yeni hükümetin başkanını yanına çağırarak 'Bak kardeşim... Biz Amerikalılar 1947'de BM'deki gücümüzü kullanarak İsrail devletini kurdurduk ve o tarihten bu yana bu devlete her türlü desteği vererek yaptığı her şeye göz yumduk. 62 yıl geçti ama İsrail istediği hiçbir hedefi gerçekleştirmedi ve tüm bu coğrafya İsrail'den dolayı ABD ve genel olarak Batı'ya düşman oldu. Üstelik ABD sizin yüzünüzden çok tehlikeli bir mali ve ekonomik krizin içine sürüklendi. Bu nedenle ABD'nin yeni başkanı olarak ilişkilerimizi yeniden düzenleme gereğini duyuyorum. Bu yeni dönemde artık size mutlak destek vermeyeceğim gibi Ortadoğu'da barış ve istikrar için sizden bazı taleplerim olacak' diyerek bu taleplerini şöyle özetleyebilir:
1- 1967 yılından bu yana işgal altında tuttuğunuz Filistin'in Batı Şeria ve Gazze, Suriye'nin Golan ve Lübnan'ın Şabaa bölgelerinden çekilin.
2- Batı Şeria ve Gazze'de üzerine anlaşma sağlanan ve Filistinlilerin de kabul ettiği bağımsız ve başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeyin.
3- Saldırgan politikalarınızdan vazgeçerek sizinle yan yana yaşamaya hazır olduğunu söyleyen 22 Arap ülkesi ile barış içinde olun ve aptalca olan Büyük İsrail Devleti saplantısından vazgeçin.
4- Ve son olarak siz bunları yaparsanız ben de Arap ülkelerindeki gerici ve bağnaz yönetimlerden kurtulur, bölgeye demokrasi ve insan haklarını yerleştiririm. Böylece Hamas gibi radikal grupların güçlenmesinin önü kesilir ve İsrail devletine dokunan biri olursa onu ben yerle bir ederim.
İşte gördüğünüz gibi Obama'nın İsrailli başbakandan ya da genel olarak İsrailli yetkililerden isteyeceği şey çok kolay.
Peki İsrailliler bu kolay istekleri yerine getirir mi?
İşte o kuşkulu.
Çünkü İsrailliler böyle bir eğilim içinde olsaydı 22 gün süreyle tüm dünyanın gözü önünde bunca vahşet ve cinayeti işlemez, bundan haz aldıklarını söyleyecek kadar ileri gidemezlerdi.
İsrail'in son saldırısının hiçbir gerekçesi yok ve olamaz.
Daha önce yüzlerce kez yazıp anlattığım gibi...
Hamas 2001'den itibaren İsrail'e füze fırlatmaya başlamıştı.
Ve 7 yılda İsrail'de bu füzerleden ölenlerin sayısı 8 kişi.
Demek ki; Hamas füzeleri son katliamların gerçek anlamda birer gerekçesi değil.
Hamas'ın kendisi de gerçek bir gerekçe değil. Çünkü Hamas son 15 yıldır Filistin toprağında İsrail işgaline karşı silahlı mücadele veriyor.
Demek ki 1995 öncesinde İsrail, Filistin topraklarından çekilmiş olsaydı ne Hamas olacaktı ne de Hamas'ın füzeleri.
Belki de o zaman yalnızca Filistin'de değil tüm coğrafyamızda radikal İslamcı gruplar da olmayacaktı.
Belki de Taliban ve Kaide olmayacak, 11 Eylül yaşanmayacak ve Afganistan ile Irak işgal edilmeyecekti.
Ama bu mümkün değildi.
Çünkü emperyalizmle siyonizmin stratejik ittifakı tüm bunları gerektiriyordu.
Çünkü bu ittifak Sovyetler Birliği'nin dağılması ve komünizmin yıkılması için İslam'a ve özellikle radikal olanına büyük bir gereksinim duyuyordu.
Ben bu ittifakın henüz radikal İslam'dan kurtulmak istediğine inanmıyorum.
Çöken Haçlı mantıklı kapitalizmin geleneksel düşmanı sosyalizm ya da komünizmin ortada olmadığı bir hesaplaşmada ciddi bir düşmana her zaman gerek vardır. Bu düşman ise şimdilik radikal İslam.
Bir düşünün bu gerekçe yani 'radikal Hamas' olmasaydı İsrail son vahşetini Batı kamuoyuna nasıl açıklayacaktı?
Ya da ABD Irak ve Afganistan'ı işgal ederken bunca insanı nasıl öldürecekti?
İşte bu nedenle ben öldürmenin emperyalist ve Siyonistler için genetik bir alışkanlık olduğunu söylerim.
Bakalım çeyrek zenci Başkan Obama bu genetik hastalıktan ne kadar kurtulabilmiş?
Çünkü sırada Ermeni soykırım iddiaları, Kıbrıs ve Kürt sorunu olacak.