'Kız arkadaşım bana, bu Obama var ya, yirmi yıl sonra başkan adayı olacak' demişti, ileri görüşlülüğü sergileyip hava basanlara tanık olduk. Bir kanalda, 'First Lady farklı kadın' diyenlere rastladık. Ötekinde 'Washington'un eksi beşi de kötüdür' diyenler oldu. Hatta 'Gücün simgesi' kırmızı renkli kravatı anlatırken 'Red powertie' şeklinde nutuk atanları gördük. İlginçtir Amerikancılarımız, yeni liderin konuşmasını 'Voltajı düşük' diye nitelendirirken, 'Atlantik ötesiyle bordo bağı olmayanlar' olumlu şeklinde değerlendirdi. Özetle, '60 Yıl önce garson bile yapılmayanların evladı Başkanlık yemini etti' diyen 44. Afrika kökenli bir liderin dönemi açıldı.
...
Yüksek Mahkeme Başsavcısı, İncil'e el
bastırıp 'Dini siyasete alet edenlere hizmet verebildi'. 'Bir Numara'nın yemin metnine 'Tanrım bana yardım et'i eklemesine, 'Olmadı baştan' uyarısında bulunmuştu. Etkin kiliselerin papazları tüm dünyanın gözleri önünde rahatlıkla gövde gösterisi yapabildiler. Kimimiz Barack'la meşgul oldu. Bazılarımız ise Hüseyin'i duyunca, sevinç gözyaşları döktü. En akıllılarımız da ikiye ayrılmıştı. Bunların ekranında yarışmalardan başka şey izlenmedi. Galiba doğrusunu yaptılar. Çalışma günlerinde bir milyon, hafta sonları 800 binlik nüfusa sahip bir şehrin insan sayısının ikiye katlanması, umurlarında olmadı...
...
Beyaz Saray'ın adının 'Çikolata Saray'a dönüşmesini, gırgıra alanları sevdik. Hatta M. Jackson'un beyazlaşması esprimizi 'Hindistan cevizi gibi içi beyaz çıkmasın'a dönüştürenlere şahit olduk. 'Ahu Özyurt'a soru sormak isteyenler arasın' deyip, Fatih Ürek dahil magazin malzemelerini konuşturanları seyrettik. Bundan sonrasını tahmin güç değil. 'İlk 90 gün' ve benzeri ancak katlamalı isimlere dönüşür. Çıbanbaşı yörelere özel temsilciler atanır. Daha sonra, Irak boşaltılır. Ardından Afganistan Mehmetçik'e kakalanmaya uğraşılır. TÜBİTAK'ın üstünde çalıştığı hem doğalgaz hem de kömür yakan sobası 2009'un en büyük buluşu olarak evlere sokulup, iktidarımızın oylarını arttırır...
***
Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'ü üzüntüyle takip ettik. Ahmet Hakan Coşkun'un karşısında Boğaz Köprüsü'nden itilmiş gibiydi. 'Hocaların Hocası' ne kadar zorlansa da, 'Aman başım yeniden derde girmesin' cinsinden, beklenen cevapları vermedi. Sadece, 'Ankara'dan İstanbul'a gelirken Yalçın Küçük'le yan yanaydık' dedi. Ahmet Hakan'ın 'Konuştunuz mu'suna 'Hayır, hep o konuştu' karşılığına güldük.
...
Can Dündar'ın 'Neden'inde Ergenekon'a en akla yatkın gerekçe bulundu; 'Ordu ve aydınlar içindeki ABD karşıtlarının tasfiyesi hareketi'. Sizin yorumunuzu bilmiyoruz ama 'Akla yakın' diyebiliyoruz.
***
Mustafa Çölgeçen'in teşhisi doğru. O hanımefendi tek başına değil. Dikkat ederse, akıl hocasını bulacaktır. Türkiye'nin Forumu'nun yazılarımızı yayınlamasında sorun görmüyoruz. İhsan Avcı, Gül'e Toptan'ın vekaletini '18 Ocak Pazartesi' hatasıyla yayınlayan Resmi Gazete'yi yakalamış. Haluk Demir ve Oğuz Kombak altyazı haberlerindeki bayatlamalardan şikayetçilerden. Gerçekten iki-üç günlüklere rastlamak mümkün. Polat İnal 'TRT'nin web sitesindeki numaraların değiştiğini, telekoma bağlanıp, parayı bastırınca anlıyorsunuz' demekte. Turgay Tanyolaç 'Filmlerimizde sigarayı sansürleyenler, düğünde silah atmayı niçin karartmıyorlar' diye sormakta. Mehmet İmrek'e de sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz. Hak ve Eşitlik Partisi'nin Birinci Olağan Büyük Kurultayı Cumartesi günü Ankara'da yapılıyor. Atatürk Spor Salonu'ndaki toplantı saat 10.00'da başlayacak. Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu'nun siyasi yürüyüşünün nereye kadar gideceğini, merak ediyoruz.