AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-01-24
TRT, kuruluşundan bu yana iktidarların kontrolünde tutulmak istenmiştir. Buna direnenlerin dönemi çok azdır. Örneğin İsmail Cem ve ekibi, belli çevrelerce hep 'İsyancı' olarak adlandırıldı. O yıllarda bile değişmeyen kurallar vardı; 'Temel ilkeler bozulmaz'. İbrahim Şahin'in Genel Müdürlüğü ile birlikte, sergilenen tavra, sıfat bulmakta zorlanıyoruz. Kibarca söylersek, 'İktidar Borazanlığı' hafif. Tuncay Güney olayından sonraki 'Memurluk bitti, gazetecilik dönemi açıldı' savunmasına kendilerinin de inandığını sanmıyoruz. Belirli odakların maşası haline gelmiş bir manyağın palavralarını Devlet Ekranları'ndan aktarmanın neresi gazetecilik? 'Yandaş Medya' saflarına katılıp, belli kaynaklarca servis almanın habercilik olduğuna da inanmıyoruz.
...
Haber Merkezi'ndeki görev değişimiyle birlikte, gelinen çizgi ortada. Bizce en yanlı kayış, bazı yorumculara yer verilmekle başladı. Ezber bozduğu öne sürülen Tamer Korkmaz'ı izlemeye sinirler dayanmaz. TRT-2'deki kimi tartışmaların gediklisi haline getirilen düşünce yapısı '500 mumluk ampuller' ortada. Meşhur özlüsözdeki gibiler; 'En küçüğü kan kırmızı'. Kendi grubunun televizyonunu yeterli bulmayanların Ahmet Çavuşoğlu denetiminde olması gerekenlere hükmettiklerini görüyoruz. Örnek isteyenlere öncelikle Şamil Tayyar'ın adını verebiliriz. İbrahim Şahin'e dost tavsiyesi olarak, durumu bir an önce kontrole almasını salık veriyoruz. Hükümetlerin -Uzun ya da kısa- mutlaka ömrü vardır. Sonrası hesaplanmak zorunda. Bize inanmıyorlarsa, Cumhurbaşkanı'nın uyarısını dikkate almalılar.
***
Şimdi bir TRT yapımıyla devam edelim. 'Sen Şarkılarını Söyle'de ikinci tur başladı. Sunucular ve teknik ekibin iyice oturduğunu anlıyoruz. Jüri kurgusuna, Taş-Gürsoy-Uzun üçlüsünün uyumunu eklersek, zevkli seyir olmakta. Yeni yarışmacılarda değişik sesleri duymak olumlu. Demek ki, cumartesi gecelerinin rezervasyonunu şimdiden yaptırmakta fayda var.
...
CNNTÜRK'ten hava durumunu almaya alıştık. İlk bültende, Bünyamın Sürmeli beş günlük tahmin yaptı. İstanbul'u verdi, ekrana Ankara'nın grafikleri bindirildi. Ankara'da ise İstanbul'un. Bir sonrakinde de aynı şey. Üçüncü saatte de bu yanlışlık devam etti. Hatta alttan geçen haber kuşağında da 'Devlet Bakanı Nasım -Nazım- Ekren'in Moskova'ya gideceğindeki hata sürdürüldü. Sıkıldık ve sonrakileri izlemedik. Sormak istiyoruz; 'Bu kanalın düzeltmeni yok mu?'
***
Bir hafta önce Avusturya'da öğrenim gören bir kardeşimizden eleştiren
e-posta aldık. 'İç Anadolu'luyum. Bizi niçin Türkiye'nin çimentosuna dahil
etmiyorsun' diye soruyordu. Bu defa
G.T.'den aşağı yukarı aynı anlamda mesaj yollandı. Doğrusu şaşırdık. Bu tip serzenişleri hak ettiğimizi sanmıyoruz. Bu ülkenin tüm insanlarının birleştirici olduğuna inananlardanız. Lazı, çerkezi, boşnakı, arnavutu ve kürdü başımızın tacı. Kimse düşüncelerimizi ters yüz edip, hayali suçlamalara kalkışmasın. Bir yanımız Kafkasya, öbür tarafımız Rumeli. Bu kompozisyonu her zaman 'Türküz' diyerek noktalıyoruz.
...
Suat Kapıkaya, Nuri Bulgulu'nun -Şiir dahil- yazdıklarına aynen katılıyoruz. Lüleburgaz'dan Orhan Suat 50 kişiyle Çarkıfelek'e katılmak istiyor. Fox TV yetkilierinden cevap alamadığından şikayetçi. İlgilenen olur diye internet adresini yayınlıyoruz (orhansuat@hotmail.com).