Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Öykü çok, yürek yok

Büyük Türk filmi tartışmamıza Engin Ardıç'ın gibi yaklaşınca söyleyecek bir şey kalmıyor: Batılı hakikaten de bizim topraklarla ilgili öyküleri ne yapsın, dahası neden merak etsin? Ama bir yandan da: Bilmem neredeki küçücük bir kasabayı işleyen sinema, ufacık bir biyografiden yola çıkıp senaryo yazanlar, küçücük bir ülkenin bağımsız filmini alıp New York'ta dağıtan büyük şirketler bu işleri başkalarıyla nasıl yaptılarsa, Türkiye filmini de o şekilde çekecekler. İş sadece onları iknaya kalıyor. Yoksa hakikaten Türkiye malzeme açısından pek çok yerden daha verimli, çok daha renkli.

Ama önemli olan da ikna. İşte onu nasıl becereceğiz, orası karışık. Hakikaten de hiçbir zengin kendisinin başını ufacık da olsa ağrıtacak bir işle adının anılmasını istemez. Resmi tarihin diktasının dışında kalan, ezberi bozan bir film mesela: Hadi bu film bir Atatürk biopic'i oldu diyelim, içinde propaganda yoksa kimse yanına yaklaşmaz, Türkiye'deki laiklik hastaları da filmi yerden yere vurur, saldırır. Protesto yürüyüşleri, Toktamış Ateş falan; yapan da izleyen de pişman olduğuyla kalır, bu ülke pişman eder insanı.

Yoksa eminim bizden de bir 'Brokeback Mountain' çıkar. Nasıl Wyoming'de iki kovboy birbirleriyle aşk yaşıyorsa, biz de Toroslar'daki iki çobanın aşklarını yansıtabiliriz beyazperdeye aslında. Belki daha bile renkli olur ama o zaman da çobanlar odası, dernekler falan ayaklanır, bizim çobanların asla ve kat'a eşcinsel olamayacağını açıklar. Bu sefer de ana haberlerde tartışmalar vs. Hadi çektik diyelim, eşcinsel çoban rolünü kim oynayacak? Gizli eşcinsel oyuncularımız kimlikleri açığa çıkacak diye korkar, eşcinsel olmayanlar da kendilerine yakıştırmaz. Kadirizm'den eşcinsel çoban rolü olur mu hiç?

Türkiye'den pek güzel bir Almodovar filmi de çıkar. Ferzan Özpetek eşcinsellik meselesiyle biraz daha barışık olsaydı, her filmde eşcinselliğe bir hastalık, bir kadın bulduğunda geri dönülebilecek ('Cahil Periler') veya hamama girdiğinde ortaya çıkan ('Hamam') bir 'durum' gibi yaklaşmasaydı daha kıymetli olurdu. Ama bunun için de önce insanın zincirlerini kırması gerekiyor.

Getirsek Pedro Almodovar'ı Türkiye'ye, eminim Madrid sokaklarından daha renkli simalar bulur. Aylar önce yazmıştım: Sabahın köründe Taksim meydanında bir travesti 'Benim fazlam yok, diğerleri gibi değilim' diye her arabaya iç çamaşırını gösteriyordu.

E, ezan okuyan transseksüel de Türkiye'nin bir ürünü, bin kadınla yattığını söyleyip herkesi kandıran 'drag queen' de...

Sahi, öyle palavra müzikal gibi değil de, bütün hakları, malları Mehmetçik Vakfı'nda olmasına rağmen onların da karışmayacağı, objektif, güzel bir 'Paşa' filmi de iyi malzeme vermez mi? İlk Türk bio-pic'i asıl Bodrum'un Paşası'dır zaten.

Geçen hafta Spielberg'ün 'Münih'ini izledim. Aklım, yıllar önce Mehmet Ali Birand'ın Denktaş'la yaptığı röportajlara gitti. Denktaş malum, bir başladı mı altı yedi kasette ancak susuyor, o bantları da Birand ekibine dağıtırdı. Bir tanesi bana denk gelmişti. Ne çok abartı, ne çok şişirme... Ama anlattıklarının içinde de güzel casus filmi malzemeleri var. Olmaz mı güzel bir Kıbrıs Harekatı filmi? Tabii müsamere düzeyinde değil, tabii objektif.

Gerçi herhalde olmaz. Spielberg'ü bile hahamlar 'Münih'te yeteri kadar İsrail'in davasına sahip çıkmamakla eleştiriyor.

İşte bu yüzden Türkiye filmi de Türkler'e bırakılmayacak kadar kıymetlidir, önemlidir. Henüz damarlarındaki asil kandan sıyrılıp film çekecek bir Türk yönetmeni de doğmadı sayılır; tepkilere göğüs gerecek biri...

Doğru, yabancılar da neden merak etsin, neden Türkiye filmi çeksin? İkna edeceğiz işte. Gidecek Güler Sabancı, yanına da Ömer Koç'u alarak Weinstein kardeşlerin kapısına, randevuyu da New York sinema çevrelerinin bir numaralı sosyal elit'i olduğunu iddia eden Alinur Velidedeoğlu ayarlar, başlarlar bir filme...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3