Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Köşelerden büyük ihbar

Pek kimse dikkat etmedi. Oysa gözden kaçmaması gereken bir ayrıntı vardı geçen haftaki Emre Aköz yazılarının birinde. Erhan Göksel'le Avrasya TV'nin sahibi Mustafa Özbek'in gözaltına alındığı aynı güne denk gelen ÅŸekilde, bakın ne yazmış:
'Ergenekon'u o TV'de izlediÄŸimiz silahlardan ibaret sananlar aldanıyor. Gerçekten dallı budaklı bir örgütlenme bu. Örgüte destek verenlerin gerekçeleri farklı olduÄŸu için net bir ayrım yapmak da kolay deÄŸil: Amerikancı ile Avrasyacı, centilmen ile maganda, strateji uzmanı ile tetikçi, siyasetçi ile medyacı aynı ÅŸebekenin parçası.'
Avrasyacı dediÄŸinden Avrasya TV'nin sahibini, strateji uzmanı dediÄŸi bu ülkede bu mesleÄŸin en ünlüsü Erhan Göksel'i kastemediÄŸini düÅŸünmek mümkün mü?
O gün bu iki isim gözaltı alındı.
Peki bu adam nereden biliyor? Ona önceden fısıldanıyor mu bu isimler? Nasıl denk düÅŸtü, merak etmeye deÄŸer.
***
Basında yeteri kadar yankılanmayan bir yazı daha var. Ona da en ciddi itiraz Hürriyet baÅŸyazarı Oktay EkÅŸi'den yükseldi:
'MeÄŸer gazeteci Fehmi Koru 29 Ocak 2008 tarihli yazısında 'Veli Küçük'le Hüsnü ÖzyeÄŸin'in iliÅŸkisi var' türü bir ÅŸey yazdığı, öteki gazeteci Åžamil Tayyar da 15 Åžubat 2008 günü katıldığı bir televizyon programında 'Hüsnü ÖzyeÄŸin yasadışı ticaretten kaynaklanan alacaklarını Veli Küçük aracılığıyla tahsil ediyordu' dediÄŸi için Hüsnü ÖzyeÄŸin'in telefonları üç ay süreyle dinlenmiÅŸ. Sormaya deÄŸmez mi, 'kuvvetli ÅŸüphe'nin karinesi bu iki gazetecinin yazısı mı oluyor?'
Yeni Åžafak'ın kolonya kokulu yazarı kendi köÅŸesinde bir yanıt verdi buna; her zamanki gibi eveleme geveleme doluydu.
***
Yine Yeni Åžafak ve yine Fehmi Koru... Sırada gazetenin 23.12.2008 tarihli haberi var: Ergenekon'la Üzeyir Garih cinayetini birbirine baÄŸlamak için maksatlı bir haber yapmışlar: 'Üzeyir Garih'i öldüren Yener Yermez'in Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli albay Fikri KaradaÄŸ'ın emrinde askerlik yaptığı ortaya çıktı.'
Bu zorlama haberin devamında Tuncay Güney'le kaçak otomobil iÅŸinde tutuklanan teÄŸmen Murat OÄŸuz'un da Hasdal Kışlası'nda görev yaptığı yazılıydı.
Amaç belli: Cinayetin Hasdal Kışlası'nda planlandığını ima etmeyi çalışıyordu.
Çocukların bile güleceÄŸi bu tuhaf haberden sonra ne oldu dersiniz?
24.12.2008 tarihinde Fehmi Koru'nun 'Taha Kıvanç' imzasıyla yazdığı köÅŸede Garih cinayetinin hükümlüsü Yener Yermez'in bir mektubu yayımlandı.
Bundan tam bir ay sonra da Yener Yermez 22.01.2009 tarihinde Ergenekon kapsamında sorgulanmaya başlandı.
Bir köÅŸede çıkan bir mektup, bir gazetenin zorlama haberi yeterli oluyormuÅŸ demek ki...
***
Yoksa tesadüf mü?
Fehmi Koru'nun İlhan Selçuk'u yazdığı gün İlhan Selçuk'un gözaltına alınması da tesadüftü deÄŸil mi?
Åžimdi, sanki Fehmi Koru çok deÅŸifre olduÄŸu için bir de Emre Aköz çıktı yeni fiÅŸlemeci.
Bugüne kadar yaygın kamuoyunun bu gibi 'tesadüflerle' ilgili düÅŸündüÄŸü ÅŸey 'Birileri bunlara olacakları önceden haber veriyor'du.
Åžimdi bundan o kadar emin deÄŸilim...
Acaba yanıldık mı? Acaba onlar önceden haber almıyor da, bunlar yazınca mı yargı devreye giriyor?
Türkiye'de her ÅŸey dönüÅŸüyor...
Medya, sermaye, kültür...
Bunu söylemek çok zor ama acaba yargı da mı dönüÅŸüyor?

İki yorumcu, iki üslup
Televizyon kanalları arasında dolaşırken NTV Spor'da Hakan Ünsal'ın yorumuna denk geldim. Ümit Karan'ın-kendisi de dahil olmak üzere hiç kimsenin nedenini bilmediÄŸi-oyundan atılışı üzerine konuÅŸuyordu. Bir cümlede önce Ümit Karan'ı kötüledi. Sonra hakemlerin artık kolay kandırılmadığından söz etti. 'Bizim dönemin hakemleri yok artık' dedi. Demek ki o futbolcuyken kandırmak kolaymış, o da bu iÅŸleri iyi biliyormuÅŸ-ben öyle anladım. İkinci cümlesinde hemen Hasan DoÄŸan dönemi federasyonunu övdü, ÅŸimdiki federasyonu eleÅŸtirdi.
Kanalı deÄŸiÅŸtirdim, zannedersem Kanaltürk'te Serdar Bali'nin yorumuna denk geldim. Aynı konuya deÄŸiniyordu. 'Tamam çok da büyütmemek gerek, sonuçta oldu, konuÅŸmak bile boÅŸuna' diye girdi konuya ve daha çok futbolcunun ruh halini açıklayacak ÅŸekilde yaklaÅŸtı. Bir kırmızı karta haddinden fazla anlam yüklemedi.
BilindiÄŸi gibi Hakan Ünsal sıkı bir Fethullahçı. Futbolculuk yıllarında da öyleydi, ÅŸimdi de F-Tipi bir medya mensubu. Onun yorumlarını da bu ÅŸekilde dinlemek gerek.
DoÄŸruya doÄŸru, Ümit Karan modern hayat tarzıyla F-Tipi'nin hoÅŸlamadığı, her zaman hedefi olmuÅŸ bir futbolcu. Zavallı Hakan Åžükür onun ayağını kaydırmak için az uÄŸraÅŸmadı. Åžimdi de aynı F-Tipi askerler elde ettikleri mecralardan iÅŸlerine gelmeyenleri yıpratıyorlar. 'Karan kırmızı kart gördü, fırsat bu fırsat yüklenelim' mantığında.
Aynı ÅŸekilde, Hasan DoÄŸan sayesinde Futbol Federasyonu da kazanılmış bir kaleydi. O yüzden o döneme laf yok. Ama ÅŸimdiki Federasyon BaÅŸkanı, Cemaatçi deÄŸil, modern ve laik. O yüzden bugünkü Futbol Federasyonu'na da yüklenelim.
Herkesi çok saf, kendilerini çok akıllı sandılar. Biz de sanki anlamadık niyetlerini...
Bu da iÅŸte F-Tipi'nin futbol dünyasındaki psikolojik savaşına bir örnek.
Son bir not: Konu futbol yorumcularından açılmışken, teknik bilgisini tartışmayacağım Rıdvan Dilmen'in televizyonda her aÄŸzını açışında aklından 'Acaba ileride ben bu BaÅŸkan'la çalışır mıyım, bu kulübe teknik direktör olur muyum' düÅŸüncesini bu kadar belli etmesinden de sıkıldım.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3