Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Dünya hali ve bizim enflasyon!

Hayat iyice zorlaşıyor. Bu hafta IMF yöneticisi D.Strauss-Kahn, dünyanın reel büyümesinin bu yıl 0.5 civarında kalacağını deklare etti. Bu çok düÅŸük bir sayı. Bu cuma günü ABD dördüncü çeyrek reel büyüme sayıları yayınlanacak. Bu sayı yıllığa çevrilmiÅŸ, çeyreklik artış. Eksi beÅŸ civarında bir ortalama tahmin var, ama eksi yedi bile olabilir. Bu piyasaları biraz sallayacak bir veri.

Zaten Avrupa Komisyonu 2009 için İngiltere'nin eksi 2.8, Almanya'nın eksi 2.3 ve Fransa'nın ise eksi 1.8 ve AB 16 Euro ülkesi için de eksi 1.6 reel büyüme tahmini açıkladı. Komisyon bütün geçmiÅŸ tahminleri sildi, negatife döndürdü. Çin 2008 son çeyrekte yüzde 6.8 büyüdü, 2008 bütünü için de yüzde 9, bu bir evvelki yılki yüzde 13 düzeyine göre çok büyük bir düÅŸüÅŸ. Çin durunca Japonya, Singapur, Güney Kore gibileri de duracak. Singapur yüzde 5 daralma bekliyor. Güney Kore GSYİH'sı son çeyrekte yüzde 5.6 daraldı. Japonya 2008 için eksi yüzde iki daralmada. Daha birçok ülke saymak mümkün ve artık biliniyor ki her ülke diÄŸerine baÄŸlı ve kimse bu global krizin dışında kalamayacak.

Türkiye'de dördüncü çeyrek verileri negatif gelecek ama yılın bütünü küçük bir pozitif büyüme sergileyecek. Ancak bizim 2008 dördüncü çeyrek verilerimiz genelde nisan ayında yayınlanır. Bu arada biz de enflasyon ve bütçe açığı konuÅŸmak zorunda kalacağız. IMF ile anlaşılacak ve döviz heyecanı çok azalacak, bu nedenle de Merkez Bankası enflasyonu gündeme getirdi.
Merkez Bankası enflasyonda baz senaryoyu oluÅŸtururken geçmiÅŸe göre daha iyimser gözüküyor.     
Merkez Bankası önümüzdeki dönemde çıktı açığı denen potansiyel üretim ile gerçekleÅŸen üretim arasındaki farkın  daha önce tahmin edilenden daha yüksek olacağını düÅŸünüyor. Bu talebin düÅŸünülenden daha zayıf olacağı anlamına gelmekte ve enflasyonu aÅŸağıya gitmesi beklentisi anlamına geliyor. Toplam talep koÅŸullarındaki zayıflamanın artması, ihracat ile ithalatın arasındaki fark demek olan net ihracatın talebe dolayısı ile büyümeye olan katkısının aÅŸağı doÄŸru revize edilmesi beklentisini getirmiÅŸ. Bu da enflasyonun aÅŸağıya gitmesine etki edecek bir faktör. Dış talebe dönülürse de Merkez Bankası bir önceki rapora kıyasla  küresel sorunların daha uzun süreli olmasını bekler hale gelmiÅŸ ve dolayısı ile enflasyon risklerini iyice düÅŸük görmekte. Merkez Bankası devam etmekte olan parasal gevÅŸemeye yani peÅŸ peÅŸe faiz indirimlerine raÄŸmen, piyasada gözlemlenen finansal sıkılığın daha önce öngörülenden daha fazla olacağı tahmin ediliyor. Zayıf iç ve dış talep koÅŸulları nedeniyle, kurdan enflasyona geçiÅŸkenliÄŸin derecesinin de önümüzdeki dönemde artmayacağını düÅŸünüyor. En önemlisi de Merkez Bankası petrol fiyatı tahmini ortalama 80 dolardan 55 dolara deÄŸiÅŸtirmiÅŸ bulunuyor. Gıda enflasyonu konusunda ise Merkez Bankası tahminini deÄŸiÅŸtirmeyerek 2009 için %7,5, sonraki dönem için ise %6 seviyesinde koruyor.

Bütün bu veriler ışığında, 2009 yılının ilk aylarında faiz indirimlerinin yavaÅŸlayarak sürdüÄŸü varsayımı altında, enflasyonun %70 olasılıkla 2009 yılı sonunda %5,4-% 8,2 aralığında (orta nokta  % 6,8), 2010 yılı sonunda ise % 4 ila %7,6  aralığında (orta nokta %5,8) gerçekleÅŸeceÄŸi öngörülüyor,  2011 için enflasyon tahmini ise %5,2. Merkez Bankası önceden bu krizde, çıktı açığının %4'e kadar yükseleceÄŸini tahmin ederken, son gelen verilerden sonra açığın %6'nın hafif üzerine çıkacağını öngörmüÅŸtür. Bunun da ötesinde, açığın daha makul olarak kabul edilebilecek %2 seviyelerine geri gelmesi, önceki projeksiyonlarında 2009 sonunda gerçekleÅŸirken, yeni tahminlerinde 2010 sonunu bulmaktadır.

DiÄŸer taraftan Merkez Bankası bu raporunda da, para politikası yaklaşımının  baz senaryoya göre farklılaÅŸmasına yol açabilecek olası geliÅŸmelere dikkat çekiyor. Üretilen diÄŸer iyimser adı verilebilecek senaryoya  göre, dünya ekonomisinin, alınan önlemler sonucunda baz senaryoya kıyasla daha erken ve hızlı toparlanacağı ve 2009 yılının ikinci yarısından itibaren canlanmaya baÅŸlayacağı düÅŸünülüyor. Bu ÅŸartlar altında gıda, emtia ve enerji fiyatlarının baz senaryoya göre daha yüksek olacağı varsayılmakta ve Türkiye'de de ekonominin daha erken canlanacağı düÅŸünülmekte. Burada, 2009 ve 2010 sonu enflasyon tahminleri ise % 7.6 ve % 6.6 yükseltiliyor. Bu durumda da 2009  yılının son aylarında faizlerde ölçülü artışlar yapılması ortaya çıkmaktadır. Bu beklenti gerçekleÅŸirse de mevcut para politikasının gevÅŸek kalacağı gidiÅŸat normale döndüÄŸünde reel faizlerin yükseltilmesi gerekeceÄŸine de dikkat çekilmektedir.

İkinci ve kötümser denen senaryoda ise küresel krizin 2009 yılının ilk yarısında daha da derinleÅŸeceÄŸi ve dünya ekonomisinin ancak 2010 yılının ikinci yarısından itibaren toparlanmaya baÅŸlayacağı varsayılmaktadır. Buna baÄŸlı olarak, emtia, gıda ve enerji fiyatlarının, baz senaryoya göre daha da düÅŸmesi sonucu enflasyon tahminleri daha düÅŸük bir düzeyde  oluÅŸmakta. 2009 ve 2010 sonu enflasyon tahminleri bu durumda  % 6.0 ve %4.6 olmakta. Bu senaryonun gerçekleÅŸmesi durumunda ise faiz indirimlerinin aşırı dozda olmasa da 2009 yılı boyunca devam edeceÄŸi söylenmektedir.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3