İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Öfke bir diplomasi sanatı mıdır?

Bir yanım gururlu ve heyecanlı, diÄŸer yanım hüzünlü ve tedirgin. Kalbimin bir bölümü mutlu, diÄŸer kısmı mahcup. Davos'tan gelen o tarihi görüntüler içimde karmaşık duygular yarattı.
Peres'in sesini yükselterek, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'a yönelik sözleri yanlıştı. Hele, konuÅŸma sürelerinde adil davranmayan bir moderatörün BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın sözünü kesmek için elleriyle onu uyarmaya çalışması affedilir gibi deÄŸildi.
BaÅŸbakan'ın, Peres'in sözlerine aynı ses tonuyla yanıt vermesi baÅŸlı başına anlamlıydı, mütekabiliyetin gereÄŸiydi ve yerindeydi. Moderatöre gösterilen tepkiye herkes hak verdi. Ama Forum'u terk etme biçimi bence hiç şık olmadı. O nokta, 'öfke kontrolüne' ihtiyaç duyulan bir anı gösteriyordu.
Talih rüzgarı yine BaÅŸbakan ErdoÄŸan'dan yana esti. Kriz, ErdoÄŸan'a puan yazdırdı. Ama her zaman böyle olmaz ki. Rüzgar bazen ters eser ve esiri olduÄŸumuz öfke, haklı bile olsak hem bize hem de ülkemize zarar verebilir. 

Planlı mıydı? Kesinlikle deÄŸildi. ErdoÄŸan'ın yüzüne bakınca anlık öfke görülüyordu. Hazırlıklı mıydı? Evet, 'belli ki İsrail'i o platformda biraz eleÅŸtirmeliyiz' düÅŸüncesi gezi öncesinde kafalara yerleÅŸmiÅŸti. Tevrat'tan alıntılar, 'serseri devletler' kavramsallaÅŸtırması bunun ispatıydı.
ErdoÄŸan niye kızgın? Hep Olmert'in o meÅŸhur Ankara ziyaretinden, ErdoÄŸan'la beÅŸ saatlik görüÅŸmesinden kaynaklanıyor. Olmert geldi, ErdoÄŸan'la görüÅŸtü, gitti Gazze'yi bombaladı. ErdoÄŸan karakterinde bir siyasetçi bunu hiçbir zaman unutmaz ve hazmetmez. O günden beri İsrail'e yönelik tepkinin arka plan psikolojisinde hep o görüÅŸme yatıyor. Olayın bu kısmını İsrail siyaset aklı düÅŸünmeliydi.
Gazze krizinin baÅŸladığı gün ErdoÄŸan, OrtadoÄŸu turuna çıkmıştı. O gezideki, ErdoÄŸan'ın bir danışmanıyla görüÅŸmüÅŸ ve onun aÄŸzından ÅŸunları yazmıştım:  'OrtadoÄŸu liderlerinin hiçbiri, Abbas dahil, Gazze'ye insani bir dram gibi bakmıyor, hiçbiri bizim BaÅŸbakan gibi üzülmüyor.' GeliÅŸmeler o danışmanı haklı çıkardı, Arap liderleri duyarsız, Batı zaten sessiz. Peres'in ErdoÄŸan'a 'neden Mübarek ve Abbas sizin gibi konuÅŸmuyor?' demesi unutulacak gibi deÄŸil. Herhalde Davos'taki depreme en çok Mübarek, Ahmedinejad ve Abbas üzülmüÅŸtür. Türkiye bir yanıyla da Filistin'deki seçimleri etkileyecek bir potansiyele ulaÅŸtı. Türkiye, kimi iÅŸaret ederse sanırım Filistin'de seçimi o kazanır.

Şimdi diplomasiyi devreye sokma zamanı
Forum'daki krizden sonra ErdoÄŸan'ın basın toplantısı 'yumuÅŸatıcı, dengeleyici, düzeltici bir mekanizma' oldu. Davos yönetimi, ErdoÄŸan'ın yanında yer aldı, Peres'in, 'üzgünüz' telefonu yaraları sardı. Sonrası politikadır. Havaalanı ÅŸovu ve dünkü metro açılışındaki sözleri iç siyasete yöneliktir. İki ay sonra sandık geliyor.
Forum'da Gazze'de yaÅŸananlara yönelik isyan sesi, 'resmi sıfatlarından arınmış insan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın içinden yükseliyordu. O, duygusal tepkinin yansımasıydı. Diplomasinin orada yeri yoktu. ErdoÄŸan'ın Peres'e yönelik sözleri Türk milleti olarak bizleri gururlandırdı. Demek ki toplum olarak o tip sahnelere çok ihtiyacımız var.
Madalyonun öbür tarafı da önemli: Nobel Barış Ödülü sahibi, 80'lik bir CumhurbaÅŸkanı'na 'siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz' demek hiç hoÅŸ olmadı, nezaketten ve diplomasiden uzak bir söylemdi. Burada Gazze'deki dramda hiç sorumluluÄŸu olmayan İsrail vatandaÅŸlarını düÅŸünün bir kere. Orada düÅŸünsel ve söylemsel bir derinlik yoktu. DediÄŸim gibi, 'BaÅŸbakan ErdoÄŸan' deÄŸil, 'insan ErdoÄŸan' konuÅŸuyordu.
ErdoÄŸan kamuoyunun tepkisine tercüman oldu. 21'inci yüzyıldaki o insanlık dramına sessiz kalmadı. Halkın büyük bir bölümünün gönül tahtına oturdu. OrtadoÄŸu'da sokakların kalbini kazandı. Yüksek siyaset katında doÄŸru yaptı mı, onu henüz bilmiyoruz. Dili, üslubu ve o isyanı seslendirdiÄŸi platform uygun  muydu, onu tarih gösterecek. Åžu anda olayın çok sıcak ve heyecanlı bir noktasındayız.
Olanlardan sonra Türkiye'nin İsrail ve ABD ile iliÅŸkileri etkilenmez. Türkiye, Batı'dan da hiç uzaklaÅŸmaz. Ankara'nın arabuluculuk faaliyetleri zarar görür. Ama oradaki dengeler zaten Obama'nın geliÅŸiyle çoktan deÄŸiÅŸti. ABD doÄŸrudan kendisi sürece müdahil olacak. Ayrıca Ankara'nın Hamas'la bu kadar yakın görünmesi artık tehlikeli noktalara doÄŸru ilerleyebilir. Hele Davos krizinden sonra çok ciddi bir ayar gerekiyor.
Günün sonunda, ÅŸu ana kadar ürettiÄŸi sonuçlara bakarak ErdoÄŸan'ın Davos'ta yaptığına 'iyi bir hareket' diyorum. Ama kesinlikle daha iyisi ve mükemmeli olabilirdi. Bundan sonrası önemli. Anlık öfkeye karşı ÅŸimdi diplomasiyi devreye sokmak gerekiyor. Evet, 'bazen öfke bir diplomasi sanatıdır' ama diplomatik kullanıldığı zaman. Devlet adamı öfkeye rastlantısal olarak yakalanma lüksüne sahip deÄŸil. Zamanını, yerini ve biçimini uygun planlarsa etkili olur. İnsanın öfkeyi
kontrolüyle, öfkenin insanı kontrolü bambaÅŸka ÅŸeyler. Davos'ta hangisi yaÅŸandı, biliyor muyuz?



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3