BeÅŸ gündür bu ülkede dile getirilen yorumlar birçok insana kendini 'uzaylı' hissettiriyor. Kendimden biliyorum. BaÅŸbakan'ın sergilediÄŸi tavır nedeniyle utancından yerin dibine girenlerin sayısı hiç de az deÄŸil aslında. DeÄŸil ama 'ötekiler' vatanseverlik ve delikanlılık gibi bu ülkenin insanlarını can evinden vuran kelimeleri öyle bir sahiplendiler ki biz 'utananlar', 'kral çıplak' diye bağıramaz olduk.
***
Bağırırsak etiket hemen hazır: Vatan haini, Avrupa hayranı, ezik Amerikancı.
Öyle mi hakikaten? Adabı önemsemek vatan haini olmak mı demek? Duygunun yerine mantıkla hareket etmek ne zamandan beri Avrupa hayranlığı ile açıklanır oldu? Ya da 'delikanlı raconuna' prim vermeyince Amerikancı mı oluyor insan?
***
Bu topraklarda takım tutmadan var olmak neredeyse imkansız maalesef. Sanırım bu yüzden kendini uzaylı hissedenlerin sesi pek çıkmıyor beÅŸ gündür. Bir kısmı BaÅŸbakan'ı göklere çıkaranları dinleyip 'acaba ben farklı bir ÅŸey mi izledim, yoksa yanılıyor muyum?' hissine kapılıyor, bir kısmı da 'müzmin muhalif' etiketinden korkup sessiz kalmayı tercih ediyor.
***
YaÅŸananlar akla bir soru getiriyor: Acaba toplumsal deÄŸerlerin bilinçli bir ÅŸekilde yeniden yaratılması süreci mi baÅŸladı? BaÅŸbakan bazı kalıpları yıkmaya ve yerine yenilerini koymaya mı giriÅŸti?
***
Davranış kalıplarını yıkıp yeniden oluÅŸturmak bazı toplamlarda diÄŸerlerine kıyasla daha kolaydır. Bu tip toplumlar genelde 'makbul' davranış ve yaÅŸam biçimlerini baÅŸka yerlere benzeme çabasıyla oluÅŸturmaya çalışmış ve bu nedenle duvarı inÅŸa ederken arada tuÄŸla boÅŸlukları bırakmışlardır.
***
Türkiye'de de böyle bir toplum var. İçindeki DoÄŸulu yanı, Batılı sıvası ile gizlemeye çalışan ama arada tuÄŸla boÅŸlukları bırakan bir toplum. İşte bu toplumun o bozuk sıvasını kazımaya soyunmuÅŸ olabilir BaÅŸbakan. Altından DoÄŸu'ya özgü duygusallık ve ataerkilliÄŸe özgü delikanlılığı çıkarmayı umarak.
***
Haklı olabilir, bunlar kolaylıkla çıkar bu topraklardan. Ancak nezaket ve mantıktan soyutlanıp çıktıkları takdirde beliren tablonun kimsenin hoÅŸuna gideceÄŸini zannetmiyorum.
Alt yazı: BaÅŸbakan'ın tutumunu eleÅŸtirmek İsrail'in Gazze'de yaptıklarını haklı görmek demek deÄŸildir. Binlerce insanın ölümüne üzülürken, aynı zamanda BaÅŸbakan'ı eleÅŸtirmek de mümkündür.
Irak'ta nihayet Normallik
Davos krizi nedeniyle yeterince önem veremedik ama geçtiÄŸimiz cumartesi günü Irak ve bölge için çok önemli bir gündü. O gün ülkede yerel seçimler yapıldı. Hem de kazasız, belasız!
***
Seçimlerin sonuçları henüz belli deÄŸil ancak ÅŸimdiden söylenecek iki nokta var:
1) Washington'ın etkisi minimum düzeydeydi. BeÅŸ yıldır ABD'de yaprak kımıldasa BaÄŸdat'ta fırtına olurken, bu kez Irak kendi başına ve mümkün olduÄŸu kadar Amerika yokmuÅŸ gibi davranarak bir seçim günü yaÅŸadı.
2) Bu seçimle birlikte ülkedeki dengelerde önemli deÄŸiÅŸiklikler olacak. 2005 yılında yapılan seçimlerde Sünniler süreci boykot etmiÅŸ ve oy kullanmamışlardı. Åžimdi Sünniler'in oyları ile birlikte hem Kürtler hem de Åžiiler güç kaybedecek. Irak'taki farklı gruplar daha adil bir ÅŸekilde temsil edilecek. Ancak Musul ve Kerkük'teki problemli tablonun ne olacağı henüz belli deÄŸil. Oy verme oranındaki artışla birlikte bu kentlerde de Araplar güçlenebilir.
***
Sonuçta Irak'ta mümkün olduÄŸu kadar 'bağımsız' ve 'demokratik' yapılan seçimler Obama'nın OrtadoÄŸu vaatleri için güzel bir baÅŸlangıç.