AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-02-04
Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri halkının değil neredeyse tüm dünyanın ümit bağladığı Barack Husein Obama, 20 Ocak 2009 günü bir milyonu aşan bir topluluğun önünde yemin ederek ABD Başkanlığı görevine başlamış oldu ama ilginç olan, daha ilk adımda birkaç kelimenin eksik söylenmesi sebebiyle, yeminin Beyaz Saray'da tekrarlanmış olması.
Bilinen o ki; Obama'nın elinde dünyayı bir günde düzeltecek sihirli bir değnek yok. 1929 yılından beri değil, dünyanın hiç görmediği ekonomik krizin başlamış olduğunu biliyoruz. Krizin ne zaman zirveye erişeceği ve dünyanın ne zaman krizden çıkacağı belli değil. Başta Irak ve Afganistan olmak üzere pek çok yerde savaş devam ediyor. İsrail-Filistin anlaşmazlığı en şiddetli dönemini yaşıyor. Bütün bunların üstüne tüm dünya 'iklim değişikliği' gibi bir sorunla başa çıkmak zorunda. Yüz milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde 'susuzluk' gibi ek bir sorunla daha karşılaşılacağı neredeyse kesin olarak görülüyor. İşte bu manzaradaki dünyanın en güçlü ülkesinin başına gelen bir insandan çok şeyler bekleniyor. Başarabilecek mi? Esas soru bu.
Yemin töreninden üç gün önce Obama, Almanya'nın büyük gazetelerinden Die Welt ile yaptığı bir röportajda şöyle diyordu:
'2009 zor bir yıl olacak. Hiçbir ekonomist, büyük depresyondan beri en kötü ekonomi krizi ile karşı karşıya olduğumuzu tartışmıyor. İyi haber şu ki, neyin yapılması gerektiği konusunda hepimiz birleşiyoruz. İhtiyacımız olan cesur ve agresif bir kurtarma hareketi ile yatırım hamlesine başlanması. Böylece üç ila beş milyon arasında yeni işyerinin yaratılması sağlanacaktır. Bunun dışında, bu işyerlerinin, uzun vadeli bir büyümeyi garanti eden sanayi kollarında olması güvence altına alınmalıdır... Finansman pazarlarında uygulanacak sert kurallarla, Wall Street'in bir defa daha ülkeyi içinde bulunduğumuz krize benzer bir duruma düşürmemesi sağlanmalıdır.'
Obama'nın gerçekten bir retorik harikası olan yemin töreni konuşmasından da birkaç alıntı yapalım. Böylece iki yıl boyunca söylenenlerin çok kısa bir özetini de yeniden hatırlamış olacağız.
Daha konuşmasının başında ülkesinin başarıya, görevde olanların üstün becerileri ile değil, fakat tüm Amerikalıların önceki ideallere ve kurucu belgelerde yazılanlara sadakati ile erişildiğini söyleyerek, başarının birlikte elde edileceğini vurguluyordu.
İçinde bulunulan durumu da şöyle özetliyordu: 'Ulusumuz, geniş kapsamlı bir şiddet ve kin ağına karşı savaşmakta. Ekonomimiz kötü derecede zayıfladı. Bunun sebebi yalnızca birkaç kişinin ihtirası ve sorumsuzluğu değil, fakat aynı zamanda bizlerin zor seçimi bir tarafa bırakarak ulusu yeni bir çağa hazırlamamamızın müşterek kusuru. Yuvalar kaybedildi, işler yok oldu, işyerleri kepenklerini indirdi. Sağlık hizmetleri çok pahalı, okullarımız eksik; ve enerjiyi kullanma yöntemimiz rakiplerimizi güçlendirdiği gibi gezegenimizi de tehdit ediyor.'
'Bütün bu sorunlar çözülecek. Kısa bir sürede ve kolayca değil, fakat biliyorum ki çözülecek.'
'Bugün bir araya geldik, çünkü ümidin korkudan güçlü, istekte birliğin tartışma ve anlaşmazlıktan daha güçlü olduğu inancında olduğumuz için bir araya geldik.'
'Bugün, siyaseti çok uzun süredir boğan sahte vaatlere, küçük ve karşılıklı şikayetlere, eskimiş dogmalara son verdiğimizi ilan etmek için toplandık.'
Obama sözlerine devam ederek, Amerika'nın dünyanın en başarılı ve güçlü ülkesi olduğuna değindikten sonra, 'Bugünden itibaren kendimize gelmeliyiz, üzerimizdeki tozları silkeleyip Amerika'yı yeniden canlandırmaya başlamalıyız' diyordu.
11 Eylül olaylarından beri Amerika'yı saran İslam düşmanlığı ve korkusunu atacak sözler de konuşmasının önemli bir parçasıydı:
'İslam dünyasıyla ilişkilerimizde, karşılıklı saygı ve kazanımı temel alan bir yolu aramaktayız. Küremizde anlaşmazlık eken, toplumlarındaki rahatsızlıklardan dolayı Batıyı suçlayan liderler bilmelidir ki, halklarınız sizi yıktıklarınızla değil yaptıklarınızla değerlendireceklerdir.'
Obama yemin törenini izleyen gün Oval Ofis'teki masasına oturduğunda imzaladığı iki kararla gerçekten yeni bir Amerika yaratma yolunda olduğunu gösterdi. Önce Guantanamo cezaevinin en kısa sürede kapatılması ve burada bulunanlarla ilgili davaların durdurulması kararını; ikinci olarak yönetimin açık ve şeffaf olmasını sağlamak için 'Bilgi Edinme Yasası' gereği istenen hiçbir bilginin saklanmamasını düzenleyen kararı imzaladı. Bu adımlar, tüm dünyada Obama'nın en kısa sürede değişimi sağlamaya çalışacağının ilk işaretleri olarak kabul ediliyor.