AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-02-04

kategori2

Davos'tan Gözlemler

Vazgeçtik gecesine beş bin Euro ödenen odalardan. Adamların imkanı ve yetkisi var. Çok şükür Davos'a sırf hava olsun diye gidip toplam bir milyon ödeyebilecek işadamlarımız mevcut. Medya kuruluşlarımızın durumu daha ilginç. Kırk sene önce Barcelona Hattı'na yolcusuz ve yüksüz gemi yollayan Denizcilik İşletmeleri'ne benzeyenler çoğunlukta. 'Bu kadar masrafa değer mi' diye sorsanız cevapları hazır: 'Bayrak getiriyoruz'. Eğer vaktiniz varsa kanalları tarayın. Öyle tipler göreceksiniz ki, 'İçgüveyi kontenjanın'dan 'Alet gezdirenler' bile var. Sultanahmet'teki kartpostal satıcısı çocuklar kadar bile dil bilmeyenlere tanık olursunuz. Diğer kısmı İngilizce bilip, Türkçe konuşamayanlardan oluşmakta. Tad almaktan başka bir halta yaramayan organlarını eşek arısı soksun.
...
Bu kadar fırçadan sonra, kimleri beğendiğimize gelelim. CNNTÜRK'ün Şirin Payzın'ı iyiydi. CNBC-e'den Burcu diye bir kızcağız en önemli söyleşiyi yaptı. Joseph Stıglıtz'le konuştu. Bizim çok bilmiş uzmanlar nal toplarken, Nobelli iktisatçıya sorulanları alkışladık. Alınan cevapları sizlerle paylaşmakta yarar görüyoruz. Stıglıtz'in ekonomik krizle ilgili görüşlerini özetle ve herkesin anlayacağı şekilde aktaracağız:
'Dünyada büyüme çok çok yavaşlayacak. Küresel büyüme yüzde 2'nin altına düşecek. Obama'nın paketleri herkesin kaderini çizecek. ABD en az bir yıl daha resesyonda kalacağından durumun vahametini anlayın. Avrupa ve Asya'nın büyük bölümü de tıkanacak.
Türkiye'nin geleceği parlak değil. Yabancı sermaye girişi üçte iki oranında azalacak.'
Ünlü ekonomistin en önemli cümlesi ise 'Bir dahaki Davos'ta çok daha kötü durumda olduğumuzu konuşacağız'. 'Hal ve Gidiş'in fotoğrafı böyle. Solo yapan ya da bunu kuartete kadar dönüştürenlere bakmayın. 'Nurlu ufuklar vaat eden' politikacılarımıza kanmayın. J. Stıglıtz'e inanın. Kemerlerinizi daraltıp, gerekirse boyunu kısaltın. Hatta, eskilere iki delik daha açtırıp masraftan kaçının. 'Bindik bir alamete, gidiyoruz felakete'.
***
24'ün 'Keşke Olmasaydı'sını izlemek önemli değildi. Ele alınanı bire bir yaşayanlardanız. 53 Yıl önceki olayın tezgahtarları hala arana dursun, gördüklerimizi aktarmak istiyoruz. Evimiz Haliç Feneri'ndeydi. Tam karşısında kilise var. Patrikhane'ye mesafemiz 300 metre. Bölgedeki ender Türk ve Müslüman ailelerdeniz. Dönemin en önemli değerlerinden buzdolabı ve çamaşır makinelerinin dördüncü katlardan atılışının patlamaya benzer seslerini unutmak mümkün mü? Nereden çıktığı belli olmayan yağmacı sürüsüne engel olmaya çalışıp, başaramayan büyüklerimizin ağlamalarına tanık olmanın beynimize çivi gibi çakılıp kalmasını engelleyemedik. Kendi adımıza konuşursak, en büyük acıyı İstiklal Savaşı'na katılmış Kırmızı Kurdeleli Madalyası olan Sıhhiye Çavuşu, Makedon kökenli Filip Filipandis'in dükkanının talan edilmesiyle hissettik. Sonrasını biliyorsunuz. Rumlar Yunanistan'a, Museviler İsrail'e, Ermeniler Fransa ve ABD'ye göç ettiler. İnsanlardan yana zenginliğimiz yok oldu. Ders alabildik mi? Hiç sanmıyoruz.
***
Sayın Valimiz Muammer Güler'in mektubu elimize geçti. Geç de kalsak, teşekkürlerimizi yolluyoruz. Genç meslekdaşımız Özay Şendir'in telefonuyla mutlu olduk. Kazım Eryılmaz'ın e-postası üç ayrı konudan oluşmakta. Değişik bölümünü aktaracağız. TRT Radyoları'nın spikerleri konuşma yeteneği ve müzik zevki açısından gerçekten kaliteli. Özel kanallardaki pek çok zırtopoza benzemiyorlar diyor. İnternet sitemizle ilgimizin olmadığını da belirtelim. Şikayetlerin sorumlulara yapılmasında yarar var. 'Taraf reklamı' yapmayı asla düşünmeyiz. Bizim çizgimiz belli.