AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-02-04

kategori2

Ölümden önceki son konuşma

Kendisiyle en son konuşmak bana nasip olacakmış. Cumartesi akşamı saatler 23'ü geçerken telefonda sohbet ettik. Sesi canlı ve neşeliydi, espriler yaptı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Hamas çıkışıyla ilgili ne düşündüğünü anlattı. 'Gazeten çok iyi gidiyor' dedi, hoş şeyler söyledi. Davos kriziyle ilgili yazım konusunda bazı eleştirileri oldu. O, her zaman yorumlardaki eleştiri dozunun daha yüksek olması gerektiğine inanır, ben de düşüncelerimi söyledim, konuştuk, gülüştük. 
Bilgece yaşanmış, 82 yıllık bir deneyimle son sözleri her zamanki gibi öğreticiydi. Telefonu kapatırken, 'Ankara'da buluşalım, yemek yiyelim' diye sözleştik. Olamayacakmış meğer. 
Eşi Yıldızfer Teyze'den öğreniyoruz. Pazar sabahı uyandığında her zaman yaptığı gibi 'Cumhuriyet, Hürriyet ve AKŞAM' gazetelerini okuyup, istirahate çekilmiş ve 'huzur içinde ebediyete intikal' etmiş.
Ayhan Amca'yı, Ayhan Kemaloğlu'nu kaybettik. O, dağbaşlarındaki şantiyelerde, baraj inşaatlarında çalıştığı için dört çocuğunun hiçbirinin doğumunda bulunamamış, 'zor ve adanmış bir hayatın' ismiydi. Son anına kadar çalışan, 82 yaşında bile her gün işine giden, durmadan okuyan biriydi. O'nu düşününce aklıma hep 'İTÜ' gelir. 'Kişiliğinin en belirgin özelliği' olmuştur İTÜ'lülük.
1949 İTÜ mezunuydu. 60 yıllık mühendistir. Ankara'ya geldiğinde mutlaka İTÜ Evi'ne giderdi. O'na her baktığımda, O'nu her dinlediğimde 'İTÜ'lü koca bir kuşağı', 'derin bir yaşam felsefesini' ve 'içten bir memleket sevgisini' görürdüm.
Teknik Üniversite, Osmanlı'nın modernleşme sürecinin hemen başında 1773'te kurulmuş. 1944'ten itibaren İTÜ adını almış. Osmanlı İmparatorluğu'nun  'yenileşme hamlesinin öncü kurumu.' Genç Cumhuriyetle birlikte Anadolu'nun imarı, altyapı eksikliklerinin tamamlanması için çok etkin bir okul, 'bir ekol.'
Yol, köprü, baraj, sulama kanalları ve enerji santralları, okullar, yeni Türkiye'nin bayındırlık hizmetleri 'bir Cumhuriyet ideali' olarak işte o genç mühendislerin eserleridir.
KurtuluŞ
SavaŞI'na katIlmIŞ babalarIn
çocuklarI
Ayhan Kemaloğlu böyle bir 'altın neslin' içinden gelir. İTÜ evindeki panellere birkaç kez beni de konuşmacı olarak davet ettiler, kendimce siyaset sahnesinde gördüklerimi, tanık olduğum sıcak olayları anlattım, her defasında onların sorularından ve yorumlarından çok şey öğrendim. Siyasilerle alakaları yoktu ama 'siyasal bilinçleri inanılmaz derecede yüksek' bir kuşaktı. Hayata hep eleştirel bakıyorlardı.
Cahit Arf ve Mustafa İnan gibi efsane hocaların öğrencileridirler. Kendisi de teknik üniversite mezunu olan Oğuz Atay, 'Bir Bilim Adamının Portresi' romanında, hocası Mustafa İnan'ı ve Yüksek Mühendislik Mektebi'ni bizlere anlatır.
Ayhan Amca ve arkadaşlarındaki entelektüel derinliğe daima hayran olurdum, onlar edebiyattan, felsefeden, müzikten çok iyi anlayan bir kuşaktı. İktidarlarla kol kola olmadılar hiçbir zaman. Kanaatkar yaşadılar, şatafattan ve görgüsüzlükten hep uzak durdular. Onlar Kurtuluş Savaşı'na katılmış babaların çocuklarıydı. O babalar ki cephede birbirlerine söz verip, savaş sonunda çocukları arasında nikah kıymışlardır. Ayhan ve Yıldızfer Kemaloğlu'nun evlilikleri cephede, memleket kurtaran silah arkadaşlarının, kader ortaklarının birbirlerine verdikleri sözün sonucuydu.
'İTÜ'lü bu idealist kuşak', İstiklal Savaşı anılarıyla büyüdü, gençlik yıllarında da İkinci Dünya Savaşı'nın Türkiyesi'ne tanıklık ettiler. Hayatları hep zor geçti. İstiklal Savaşı'nda yokluklar içinde yaratılan 'o büyük mucizenin kahramanlarını dinleyerek' içlerindeki memleket sevgisini çoğalttılar. Hemen tamamı devlet tarafından parasız yatılı okullarda okutuldular. Ülkelerine borçlarını ödemek için hayatları boyunca çalıştılar. Onların gönüllerinde çok derin bir yurt sevgisi vardı. 'Cumhuriyet idealistleriydi' onlar. Ayhan Amca'nın vefatı tam da onun dilediği gibi, sessiz, huzurlu ve 'iyi bir ölüm oldu'. Örnek alınacak, gerçek bir beyefendiydi. Cumhuriyetin tarihi ile Ayhan  Kemal-oğlu'nun yaşamı kesitleri arasındaki kesişmeler bana hep coşku, güç ve umut vermiştir. Allah rahmet eylesin.