AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-02-04

kategori2

Siyasette sahicilik

Kemal Kılıçdaroğlu siyaset sahnemizde sakin yüzü, sessiz duruşuyla yerini aldı.
Siyasi figürlere iliştirilen imaj desteklerine uygun olmayan tavrıyla...
Tasarlanmış görüntüye giremeyecek kadar kendisi kalmış biri olarak.
Bu ayrıksı hali, sahiciliğini yitirmiş siyasi alemde bir umudu da yeşertti.
Öyle olduğu için öyle olan siyasetçilerimizi özlemiştik, siyasi nezaketin, beyefendiliğin maço kültüre geçit vermediği zamanları.
Üzerlerinde siyasi taktik taşımayan, bir davanın insanı olurken, insanlığını da çoğaltan insanlardı.
Pişkinlik ve piyasadan gelmenin tutmadığı dönemlerdi...
Ve piyasadan da geçinmek çok ayıptı.
Hanidir halk adamı olma klişesinin aşırı yorumlarıyla yorulduk.
Sokaktaki adamın dili ve tavrına sahipmiş gibi yapanların öfkesi, gazabı, sokak adabına uygun oluyor.
Sokak hesaplaşmalarını geçemeyen meydan okumalara, saldırganlıklara düşülüyor.

Siyasetçi pozu, edası, tebessümü, gardırobundan ibaret seçim paketi çalışmaları bir yere kadar etkin.
İçi boş ama farklıymış gibi sunulanların siyasi modası ve trendleri bitiyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun şiddet vaat etmeyen, şiddeti tetiklemeyen soğukkanlı, duru hali güven veriyor.
Herkesin bağırdığı ülkede bizimle konuşabilen birilerini istiyoruz.
En derin yolsuzlukları, karalama ve hakarete boğmadan bize anlatan birilerini.

Haklılığını anlatırken başkalarına haksızlık yapmayanları.
Geçmişe dönük kan davalarının zihni mümesili olmayanları.
Demokrasi bilinci seçkini seçebilmektir.
Seçkin; ehliyette, liyakatte, ahlakta seçkin olabilmektir.
Hemşehricilik, kabilecilik ayarları yapılan seçimlerde büyük oy bloklarının hesapları dönmekte.
Bize de düşen oy bloklarının dolduruşuna gelmeden seçkini seçebilme oluyor.