AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-02-04

kategori2

Pazar malı Erotizm

Birbirinden sakil giyinmiş, boya küpüne batıp çıkarılmış ve ucuz konuşmaları için tembihlenmiş 50 adet sarı saçlı kadından ne bekliyorsunuz ki? Afrika'daki açları kurtarmalarını mı? Ergenekon'un kilit isimlerini açıklamalarını mı? Yoksa edebiyat eleştirisi yapmalarını mı?

***

Dürüst olalım, Mehmet Ali Erbil'in Fox TV'de bir stüdyoya doldurup, karşısına bir erkek çıkarttığı 50 sarışından hepimiz tek bir şey bekliyoruz: Ucuz erotizm. Ve beklediğimizi de alıyoruz. Bravo Erbil!

***

Efendim, bilenler biliyor, izleyenler izliyor. Bir süredir acayip bir yarışma programı var: 'Mehmet Ali Erbil ile 50 Sarışın'. Programda bir erkek 50 kadına karşı yarışıyor. Daha doğrusu Erbil kadınlarla birtakım 'gıdıklayıcı' sohbetler ediyor, arta kalan zamanda da soru soruluyor. Yarışmacı soruyu bilemeyen sarışın başına para kazanıyor. (Altta da sarışın başına şu kadar para yazıyor)

***

Geçen akşam izledim. Diyalog şöyleydi:
Mehmet Ali Erbil: Sen hakemsin galiba. Bugün kırmızı kart gösterdin mi?
Sarışın: Hayır.
Erbil: Peki ne gösterdin?
Sarışın: Bugün bir şey göstermedim.
Erbil: Peki bir şey verdin mi?
Sarışın: Penaltı verdim Memoş Bey.
Ve saatler süren program benzer diyaloglarla akıp gidiyor.

***

Kadınların hepsi orada oldukları için acayip mutlu. 32 diş gülüyorlar, olmayan kıyafetleri ile ilgili gelen övgüleri duyunca kıkırdayıp, sallanıyorlar.

***

Kısacası manzara delirtici. İçinde seksizm, seviyesizlik, etiketleme ne ararsan var. Var da bunu önlemek için Mediz (Medya İzleme Grubu) gibi  'feminist söylemlerle' uyarı çekmek mi lazım? Yoksa oturup sil baştan düşünmek mi?

***

O programa çıkmak için birbirini yiyen yüzlerce kadın mevcut. Çünkü erotizm medyada en çok iş yapan motif. Üstelik bundan anlaşılan yalnızca 'sofistikasyondan hoşlanmayan heteroseksüel erkeğe' hitap. Siz mevcut veriler karşısında 'kadınlar aşağılanıyor, bu feminizme aykırı' klişeleri ile ayağa kalkınca otomatik olarak 'ilkeli ama sıkıcı' damgası yiyorsunuz.
Bu yüzden değişik bir yol denemeli...

***

İngiltere'de KnockBack adlı bir dergi çıkıyor örneğin. Kadınlara yönelik ama kesinlikle 'kadın dergisi' değil. (Yani kadınları erkekler için süs paketi gibi giydirip kuşatmaktan başka bir misyonu olmayan dergilere benzemiyor). KnockBack'te erkekler için 'kadın tavlama tavsiyeleri' veriliyor, kadınların beğendiği erkek tipleri anlatılıyor vs.

***

Böyle ters köşeden vuran dergilere en güzel örneklerden biri de Bitch. Bugün 47.000 basılan Bitch, feminizmin ölmediğini anlatıyor ama bunu sıkıcı karşı duruşlarla değil, kadını merkeze alarak yapıyor. Kısacası kadını 'erkeğe hazırlayan' bakış açısıyla dalga geçerek...

***

Bu toplumun bir çok sorununun temelinde 'kadın meselesi' yatıyor. Erkek cinselliği bir yandan delicesine bastırılırken, diğer yandan kontrolsüzce pompalanarak her yere yayılıyor. Böyle amorf bir yaklaşım yüzünden bir yanda töre cinayetleri, diğer yanda 'pazar malı erotizm' var. Siz kalkıp da bunları önlemek için 'İstiklal Marşı'nı okuyan çocuk' edasıyla 'Kadınlar aşağılanmasın, hepimiz eşit olalım' naraları atarsanız karikatürleştirilirsiniz.
***

Yeni şeyler düşünmek gerek. Sıkıcı olmayan ve ters köşeden vuran şeyler...