AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-02-04
Algı dediğimiz kavram öyle acayip bir güce sahip ki; sayesinde gerçekler yeniden yaratılıyor. Algılar kullanılarak kitleler harekete geçiriliyor ya da susturuluyor. Yaşam 'ne olduğu' üzerine değil 'olanın nasıl algılandığı' üzerine dönüyor.
***
Bunun en güzel örneğini 44. ABD Başkanı olarak dün akşam yemin eden Barack Obama'da görüyoruz. Bu yılki yemin töreni ve hazırlıkları aylardır başta Amerikan medyası olmak üzere dünyanın birçok yayın organında büyük alkışlarla takip edildi. Hazırlıklar göklere çıkarıldı. Bu tarihi adeta milat olarak algıladı. B.S. (Bush sonrası)
***
Ne ilginçtir ki bu yıl basın organları ABD başkanlık töreni için yapılan harcamaları dillerine fazla dolamadı. Oysa tüm bu süreç için yaklaşık 150 milyon dolar harcandı. Bu da Amerikan tarihindeki en masraflı yemin töreni anlamına geliyor!
***
2004'te, Bush'un ikinci kez seçildiği dönemin ardından yapılan hazırlıklar 43 milyon dolara mal olmuş, başta New York Times olmak üzere ABD'nin önde gelen (ve Demokrat eğilimli) tüm gazeteleri bu harcamayı çok sert bir şekilde eleştirmişti. Üstelik bu eleştiriler 'ABD Irak'ta savaşırken ayıp olmuyor mu?' mantığından hareket ediyordu.
***
Bir de şimdiye bakın: ABD hem Irak hem Afganistan'da savaşıyor. Bunlar da yetmiyormuş gibi bir de büyük bir ekonomik kriz ile boğuşuyor. Ama tüm bu pürüzlere rağmen Obama öyle büyük bir umut dalgası enjekte etmiş olmalı ki kimse işin 'duygusal' yanını sorgulamıyor.
***
'Bıkkınlık' ortak duygusu etrafında birleşen insanlar bir şekilde tek cephe oluşturdular. Ancak acaba bu 'bir olma hali' avantaja çevrilebilecek mi? Henüz bilmiyoruz.
***
Ancak bildiğimiz bir şey var: Yeni Başkan Obama, selefine birçok bakımdan benzemiyor. Yeniliklere çok daha açık. Bunun güzel bir kanıtı 'fırsat tanıma' cesareti. Obama'nın tarihe geçen konuşmasının metin yazarı 27 yaşındaki Jon Favreau.
***
Favreau, Başkan'ın deyimiyle 'onun beynini okuyan isim'. Beyaz Saray'daki gelmiş geçmiş en genç metin yazarı.
***
Favreau'dan hareketle Obama'nın cesur davranmaktan kaçmayacağını varsayabiliriz. Ya da varsaymak istiyoruz... Sonuçta dünyanın güç merkezleri sistem ile ilgili 'restart' düğmesine basma kararı aldı. Bunu da Obama üzerinden yapacaklar. Döngünün devamını sağlamak için 'ikna' kavramının ne kadar önemli olduğunu gördüler. İnsanları ikna etmek için de yeni başkan kilit bir rol oynuyor
***
Ancak ikna bir sürecin sonunda gerçekleşir, elle tutulur değişikliklerle desteklenirse başarılı olur. İsrail hakikaten öldürmekten vazgeçerse örneğin. Ya da Washington Irak'tan yavaş ve söz verdiği gibi dengeleri göz önüne alarak çekilirse. ABD dışındakilere kendilerini yeniden 'özne' gibi hissettirmeyi başarabilirse... Ve korkma duygusunu unutturabilirse...
***
Göreceğiz.