AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-02-04
Gazeteler dikkatinizi çekiyor mu? Neredeyse tamamı siyasi haberlerle dolu...
Televizyonlar dikkatinizi çekiyor mu?
Neredeyse tamamı siyasi haberlerle dolu...
Hayatını dedikodu ve magazin haberleri yaparak kazananlar bile, siyasi analistlere, siyasi programcılara dönüştü.
En sulu zırtlak şovmenler ekranlarda kendi çapında siyaset yapıyor.
Sokakta, işyerlerinde, kahvelerde, statlarda yalnızca siyaset konuşuluyor.
Siyaset geldi, gündelik hayatımızın tam orta yerinde iktidarını ilan etti.
Artık spor eskisi kadar önemli değil, sanat eskisi kadar önemli değil, hatta ekonomi bile eskisi kadar önemli değil...
Toplumların tamamen depolitize olması gibi, toplumların aşırı politizasyonu da sağlıklı olamaz.
Aşırı politizasyon, aynı zamanda aşırı polarizasyon (kutuplaşma) da demek.
Toplumun nerelere savrulmaya çalışıldığını medyayı takip ederek anlayabiliriz.
Yaşanan rabarba içinde, AKŞAM gazetesinin serin, toplumdaki kutuplaşmayı, bir kısır döngünün içine düşerek beslemekten kaçınan tutumu örnek teşkil ediyor.
Medya büyük bir sorumluluk altında...
Aşırı politizasyonun aracı olarak kullanılmaya çalışılmasına izin vermemek zorunda.
Yaşanan aşırı politizasyondan nemalanmaya çalışanlar olacaktır.
Hangi cihetten gelirse gelsin, nemalanma çalışmalarının bir fasit daire gibi dönüp aşırı politizasyonu yükselteceği açık.
Aşırı politizasyon ortamlarının, tıpkı depolitizasyon ortamları gibi toplumlara hayır getirebileceği ise çok şüphelidir.
Aşırı politizasyon, kendisini yükselterek ortamdan nemalanmaya çalışanları de aşar ve geçer. Özellikle muhalefetin hassas olması gereken konu budur.
Her cihetten kimi siyasiler yeterli sorumluluk göstermiyor olabilir.
Biz gazeteciler, kimi siyasilerin sorumsuzluğunu değil; mesleğin gerektirdiği ve aklın talep ettiği kamu sorumluluğunu göstermek zorundayız.
Çünkü aşırı politizasyon, gerçek politizasyon değildir.
Siyasal alanın nesnesi olmaması gereken konuların, siyaset zeminine taşınmasına ve orada kullanılmasına olanak veren vasatın adıdır.