AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-02-05
Türkiye gene belirsizlikler ülkesi oldu. Bir yanda tarım dışı işsizlik şu anda yüzde 13, hatta daha da çok yükselir diyenler, diğer taraftan bütçe açığı verilerek reel üretim ve istihdamın toparlanması önerisine, 'Olmaz faiz dışı fazla düşmemeli, bütçe açığı verilmemeli!' diye karşı çıkıyorlar. Vatandaş da ne söyleyeceğini, ne düşüneceğini şaşırıyor. Tabii ki biz de Türkiye'nin hem sigorta poliçesi olarak hem de gerekirse finansman kaynağı olarak, bir an evvel IMF ile anlaşmasını istiyoruz. Tabii de siyasetçi biraz para harcamadan da edemez!
Bu ortamda galiba en etkin çalışan da, gariptir, en çok eleştirilen Merkez Bankamız. Merkez Bankası bu hafta ilan edilen Ocak 2009 enflasyonu verileri ile enerjik faiz indirimlerine fırsat veren enflasyon düşüş trendinin 2009 Ocak ayında, hızı azalarak da olsa devam ettiğini gördü, eminim 50 baz puan faiz indirimi gelebilir.
Ocak ayında TÜFE % 0.29 artışla piyasanın tahminlerine yakın gerçekleşti. ÜFE'deki aylık da % 0.23 artış ile piyasa beklentilerine yakın oluştu. Sonuçta ÜFE, 0.2 puan gerileyip % 7.9 olurken, TÜFE de 0.6 puan düşerek % 9.5 düzeyine geriledi.
Bilindiği gibi biz enflasyonu aylık yüzde artışlara bakarak değil, bir yandan endeksteki pay çarpı yüzde artış demek olan 'enflasyona katkı' olarak izlerken, diğer taraftan katkıları trendleri daha iyi görebilmek için son 12 ay olarak hesaplanan yıllık enflasyona katkılar olarak izlemekteyiz. Aşağıdaki tablo yıllık katkıları özetliyor.
Son dönemde enflasyon düşüşünde önemli katkısı olan ve endekste yüzde 28 payı olan gıda enflasyonu 2009 Ocak ayında 3.4 katkıdan 3.2 katkıya yani 0.2 puan düştü. Endekste yüzde 16 payı olan ve konut kirası ve konut yakıtını içeren ve kısa adı konut olan sektörün enflasyonu da 3.8 katkıdan 3.5 katkıya inerek enflasyonu 0.3 puan aşağıya çekti. Konut enflasyonu kısmen kira düşüşünü kısmen de enerji fiyatlarındaki düşüşü aksettiriyor.
Özetle TÜFE enflasyonunun toplam yüzde 0.6 puan düşüşünün 0.5 puanı gıda ve konut sektörlerinden kaynaklanıyor.
Endekste payı yüzde 10 olan ulaştırma grubu enflasyonu (büyük çapta enerji fiyatlarını aksettiriyor ) 0.1 puan düştü. Endeks payı yüzde 7 olan otel, lokanta ve kafe grubu enflasyonu ise ocak ayında 0.1 puan geriledi. Endeks payı yüzde 7 olan ev eşyası grubu enflasyonu da 0.1 puan düşük katkı yaparken, endeks payı yüzde 3 olan sağlık grubu enflasyonu da 0.1 daha az katkı yaptı. Bu adı geçen sektörler enflasyonu düşen sektörler.
Diğer taraftan enflasyona katkıları düşük oranda da olsa yükselen sektörler de var. Endeks payı yüzde 8 olan giyim ve ayakkabı sektörü enflasyona yüzde 1 artırıcı katkı yaptı. Endeks payı yüzde 5 olan iletişim ve haberleşme ve endeks payı yüzde 4 olan kültür ve eğlence de enflasyona 0.1 puan yükseltici katkı yaptılar.
Son Para Politikası Kurulu toplantısında Merkez Bankası son derece cesur 200 baz puanlık faiz indirimine giderken, önümüzdeki aylarda yapılması öngörülen faiz indirimlerinin büyük bir kısmını erkene aldığına işaret etmişti. Son 'Enflasyon Raporu'nda da ana senaryosunda 'yılın ilk aylarında faiz indirimlerinin yavaşlayarak sürdüğünü' varsaymıştı. Bu açıklamalar bundan sonra faiz indiriminin sınırlı gerçekleşmesinin olası olduğuna işaret etmekte idi. Enflasyondaki gidişat enflasyondaki düşüşün devam ettiğini, bu nedenle şubat PPK toplantısında 50 baz puanlık faiz indirimi gerçekleşebileceğini sinyalliyor.